Tasarım Hakkı İhlali: Hukuki Süreç ve Dava Rehberi

Tasarım hakkı ihlali nedeniyle ortaya çıkan hukuki süreci ve tasarım sahibinin haklarını anlatan bilgilendirici görsel
Tasarım Hakkı İhlali ve Dava Rehberi 2026

Tescilli veya tescilsiz bir tasarımın izinsiz üretilmesi, satılması, kataloğa/web sitesine eklenmesi ya da ithal edilmesi tasarım hakkına tecavüz oluşturur (SMK m. 81). Ancak her benzerlik ihlal değildir: ihlalden söz edebilmek için üç şartın birlikte gerçekleşmesi ve altı istisnadan hiçbirinin bulunmaması gerekir. İhlali fark ettiğinizde hızlı hareket etmek — delillerin korunması ve tazminatın doğru hesaplanması açısından — belirleyicidir.

  • İhlalin 3 şartı: Koruma kapsamında tasarım + izinsiz kullanım + genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek benzerlik
  • 6 istisna: Yenilik yokluğu, teknik zorunluluk, bağımsız tasarım, kanuni istisnalar, 3 yıllık onarım parçası, önceki kullanım hakkı
  • Yenilik kriteri: Davaların çoğu burada kazanılır/kaybedilir — kamuya sunum "dünyanın herhangi bir yerinde" araştırılır
  • Tescilli vs. tescilsiz: Tescilli 25 yıla kadar + kasıt aranmaz; tescilsiz 3 yıl + bilinçli kopyalamanın ispatı gerekir
  • Yol haritası: Delil tespiti → ihtiyati tedbir → tecavüz davası → cezai şikâyet (hepsi aynı anda yürütülebilir)
  • Tazminat: Fiili zarar, yoksun kalınan kazanç (lisans bedeli emsali — en sık) veya ihlalcinin kazancı (SMK m. 151)
  • Yetkili mahkeme: Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi; tasarım tecavüzü aynı zamanda TTK kapsamında haksız rekabet suçudur
📋 İçindekiler

Tasarım hakkı ihlali; tescilli veya korunabilir bir tasarımın izinsiz kullanılması, kopyalanması ya da taklit edilmesi durumunda ortaya çıkar. Bu rehberde, hangi eylemlerin tasarım hakkı ihlali oluşturduğu, hangi durumların ihlal kapsamında değerlendirilmediği ve tasarımınızın kopyalanması halinde başvurabileceğiniz hukuki yollar detaylı olarak açıklanmaktadır. Ayrıca hem hak sahipleri hem de hakkında ihlal iddiası bulunan kişiler için izlenmesi gereken süreçler adım adım ele alınmıştır. İçerik, Aylar Patent’in avukat ve marka/patent vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır.

Tasarım Hakkı İhlali Nedir?

Tasarım hakkı ihlali, tescilli bir tasarımın hak sahibinin izni olmaksızın üretilmesi, satışa sunulması, ithal edilmesi veya ticari amaçla kullanılmasıdır (SMK m. 59/1). Bu fiilleri gerçekleştiren kişi tasarım hakkına tecavüz etmiş sayılır. Bu durum, ihlali gerçekleştiren taraf için hem hukuki hem de cezai yaptırımları beraberinde getirir.

Tasarım koruması için ihlal edilen tasarımın endüstriyel tasarım koruması kapsamında olması gerekir. Endüstriyel tasarımlar, hukukumuzda tescilli veya tescilsiz tasarım olarak iki farklı şekilde korunur.

Tescil edilmeyen tasarımlar ilk kamuya sunulduğu tarihten itibaren üç yıl boyunca korunmaktadır. Buna karşın tescilli tasarımlar, 5'er yıllık periyotlarla yenilenmek şartıyla 25 yıla kadar koruma sağlayabilir.

Ancak ortada koruma kapsamında bir tasarımın bulunması tek başına yeterli değildir. İhlalden söz edebilmek için öncelikle ihlal edilen tasarımın yeni olması gerekir.

Bununla birlikte, kullanımın hak sahibinin izni olmaksızın yapılması ve sonuçta ortaya çıkan ürünün, aynısı veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzeri olması şarttır. Bu üç şart birlikte gerçekleşmediği sürece, görünüşte benzeyen iki ürün de hukuken ihlal sayılmaz.

Tasarım Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller (SMK m. 81)

SMK m. 81/1, tasarım hakkına tecavüz sayılan fiilleri tek tek sayar. Bir fiilin bu maddedeki tanımlardan birine girmesi, ihlalin varlığı için ilk şarttır — yani önce "yapılan şey kanunda sayılan fiillerden biri mi?" sorusunu sormak gerekir.

  • Üretmek: koruma kapsamındaki tasarımın aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmektir.
  • Piyasaya sunmak: ürünü satışa çıkarmak, sergilemek, kataloğa veya web sitesine eklemektir.
  • Satmak: fiilen satış gerçekleştirmektir.
  • Sözleşme yapmak için öneride bulunmak: henüz satış olmasa da teklif sunmaktır.
  • Ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla elde bulundurmak: depoda stoklamak dahi yeterli olabilir.
  • Başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak: tanıtım, reklam, fuar sergilemesidir.
  • İthal işlemine tabi tutmak: yurt dışından getirmektir.

📌 Bu listeden çıkan en önemli pratik sonuç: ihlal için fiili satışın gerçekleşmesi şart değildir. Bir ürünü kataloğa eklemek, web sitesinde listelemek ya da fuarda sergilemek — hiçbiri satış olmasa da — tek başına tecavüz oluşturabilir. Bu hususu ileride Yargıtay kararları bölümünde somut örneklerle göreceksiniz.

Tasarım İhlalinin Varlığı İçin Hangi Şartlar Birlikte Gerçekleşmeli?

SMK m. 81'deki bir fiilin gerçekleşmiş olması yeterli değildir. İhlalden söz edebilmek için üç şartın aynı anda var olması gerekir. Bu üçünden biri eksikse, ortada görünüşte bir benzerlik olsa da hukuken tecavüz yoktur.

Şart 1: Koruma Kapsamında Bir Tasarımın Varlığı

Ortada SMK kapsamında koruma gören bir tasarım olmalıdır — bu, tescilli bir tasarım (SMK m. 55/4) ya da Türkiye'de kamuya ilk sunulmuş tescilsiz bir tasarım olabilir. Koruma kapsamında bir tasarım yoksa, geri kalan iki şartın hiçbir önemi kalmaz.

Şart 2: Hak Sahibinin İzni Olmaksızın Kullanım

SMK m. 59/1 açıktır: üçüncü kişiler tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarımı kullanamaz. Lisans sözleşmesi, devir veya başka bir yetkilendirme varsa kullanım izinlidir ve ihlal oluşmaz.

Şart 3: Aynılık veya Genel İzlenim İtibarıyla Ayırt Edilemeyecek Benzerlik

Bu, davaların en çok tartışılan kısmıdır. Kanun, birebir aynı kopyalamayı değil; bilgilenmiş kullanıcı üzerinde aynı genel izlenimi bırakan benzerliği de tecavüz kapsamına alır (SMK m. 59/2). Burada ölçü, bir tasarım uzmanının gözü değil, o ürünü kullanmış, ürün hakkında temel düzeyde bilgi sahibi olan ama uzman olmayan "bilgilenmiş kullanıcı"nın algısıdır.

✅ Pratik test şu üç soruyu sırayla sormaktır: (1) Koruma kapsamında bir tasarım var mı? (2) Kullanım izinsiz mi? (3) Genel izlenim aynı mı? Üçüne de evet diyebiliyorsanız, ihlal güçlü bir ihtimaldir. Birine bile hayır diyorsanız, dava açmadan önce bu noktayı netleştirmeniz gerekir.

Hangi Durumlarda İhlal Olmaz?

Yukarıdaki üç şart birlikte gerçekleşmiş gibi görünse de, kanun bazı durumları açıkça koruma kapsamı dışında tutar. Bu durumlardan biri söz konusuysa, görünüşteki benzerlik ne kadar güçlü olursa olsun hukuken tecavüzden bahsedilemez.

1. Tasarım Yeni Değilse

SMK m. 56/4 uyarınca bir tasarımın aynısı, başvuru ya da kamuya sunum tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuşsa o tasarım yeni sayılmaz. Yeni olmayan bir tasarımın ihlalinden bahsedilemez — çünkü korunacak bir hak baştan yoktur. Bu konuyu aşağıda ayrı bir başlıkta derinlemesine ele alıyoruz, çünkü davaların kaderini çoğunlukla bu nokta belirliyor.

2. Teknik Zorunluluktan Kaynaklanan Form İse

SMK m. 58/4-b, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özelliklerini koruma kapsamı dışında tutar. Bir vidanın diş yapısı, bir menteşenin dönme mekanizması, bir prizin giriş şekli — bunlar tasarımcının seçenek özgürlüğü olmadan zorunlu olarak ortaya çıkan formlardır ve tescilli olsalar bile bu yönleriyle korunmazlar.

3. Bağımsız Olarak Yapılan Tasarımsa (Tescilsiz Tasarımda)

SMK m. 59/2'nin ikinci cümlesi önemli bir istisna getirir: korunan tasarımın kendisinden önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarım, kopyalanmış sayılmaz. Yani iki kişi birbirinden habersiz aynı sonuca ulaşmışsa, tescilsiz tasarım rejiminde bu durum ihlal oluşturmaz.

4. Kanunda Sayılan Özel İstisnalar Kapsamındaysa (SMK m. 59/3)

Kanun, bazı fiilleri açıkça tasarım hakkının kapsamı dışında tutar. Bu fiiller gerçekleşse bile ihlalden söz edilemez:

  • Özel amaçla sınırlı, ticari amaç taşımayan fiiller — örneğin kişisel kullanım için bir ürünü kopyalamak
  • Deneme amaçlı fiiller — bir tasarımı test etmek, incelemek
  • Eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar — ticari dürüstlük kuralına uygun, tasarımın normal kullanımını tehlikeye sokmayan ve kaynak gösterilen kullanımlar
  • Yabancı ülkede kayıtlı, geçici olarak Türkiye'de bulunan deniz/hava taşıtlarındaki ekipman ve onarım amaçlı yedek parça/aksesuar kullanımı

5. Üç Yıllık Onarım Amaçlı Parça Kullanımıysa

SMK m. 59/4 özel bir istisna daha getirir: birleşik ürünün görünümüne bağımlı parçaların, ürüne orijinal görünümünü yeniden kazandırmak amacıyla ve kaynağı konusunda yanıltıcı olmamak şartıyla, tasarımın piyasaya ilk sürüldüğü tarihten üç yıl sonra kullanılması ihlal sayılmaz. Bu, özellikle yedek parça sektöründe önemli bir istisnadır.

6. Önceki Kullanımdan Doğan Hak Varsa

SMK m. 60 uyarınca, başvuru tarihinden önce aynı tasarımı bağımsız olarak geliştirip iyi niyetle ticari amaçla kullanmakta olan veya bu yönde ciddi hazırlık yapmış olan kişiye, bu kullanımını makul ölçüde sürdürme hakkı tanınır. Bu kişiye karşı sonradan tescil edilen tasarım ileri sürülemez.

⚠️ Bu altı durumdan biri söz konusuysa, görünüşte ne kadar benzer olursa olsun hukuken tecavüz yoktur. Dava açmadan önce kendi durumunuzu bu altı başlığa karşı tek tek test etmeniz, gereksiz bir dava sürecine girmenizi önler.

Yenilik Kriteri: Davaların Çoğu Burada Kazanılır veya Kaybedilir

Bilirkişi raporlarında karşılaştığım en belirleyici aşama hep aynıdır: davaya konu tasarım gerçekten yeni miydi? Bu soruya olumsuz yanıt verilirse, geri kalan her şey — ne kadar benzer olduğu, ne kadar kötü niyetli kopyalandığı — önemini kaybeder. Yeni olmayan bir tasarımın ihlalinden söz edilemez.

SMK m. 56/4 yeniliği şöyle tanımlar: bir tasarımın aynısı, başvuru (ya da tescilsiz tasarımda kamuya sunum) tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamışsa o tasarım yenidir. Buradaki "dünyanın herhangi bir yerinde" ifadesi kritik — yenilik araştırması sadece Türkiye ile sınırlı değildir. Bilirkişiler bu nedenle YouTube, Instagram, yabancı e-ticaret siteleri ve yurt dışı tasarım veri tabanlarında tarihli arama yapar.

⚠️ Bir davada hak sahibi olduğunu düşünen taraf, kendi tasarımını ilk kez 27.10.2024'te paylaştığını iddia etmiş; ancak bilirkişi internet üzerinde yaptığı tarihsel ve şekilsel arama sonucunda aynı tasarımın aslında daha önce, 23.09.2024 tarihinde bir YouTube videosunda kamuya sunulduğunu tespit etmiştir. Bu örnek, kamuya sunum tarihini kendi beyanınıza güvenmeden bağımsız olarak doğrulamanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor — hatta kendi lehinize bir tarih bulduğunuzda bile.

Bilirkişi Yenilik İncelemesini Nasıl Yapar?

Bilirkişi, davacının iddia ettiği kamuya sunum tarihini tek başına kabul etmez. Genellikle şu adımları izler:

  • Davacının ve davalının ilgili sosyal medya hesaplarındaki paylaşım tarihlerini birebir tespit eder — ekran görüntüsü yerine canlı sayfa ziyaretiyle doğrulama yapar
  • İddia edilen kamuya sunum tarihinden önce aynı veya çok benzer bir tasarımın başka bir kaynakta (video paylaşım siteleri, yabancı siteler, fuar kayıtları) yer alıp almadığını ters görsel arama ve tarihsel sorgulamayla kontrol eder
  • Davacı ile davalı tarafın paylaşım tarihlerini kronolojik bir tabloya döker; hangi tarafın hangi görseli daha önce paylaştığını tek tek karşılaştırır
  • Sektördeki yaygın/harcıâlem kullanımları ayrıca değerlendirir — bir form sektörde zaten yaygınsa o forma yenilik atfedilemez

📌 Yenilik incelemesi yalnızca "birebir aynı mı" sorusuyla sınırlı değildir. SMK m. 56/4 son cümlesi açıktır: tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Yani küçük bir renk değişikliği veya ölçü farkı, davalı tarafın "ben farklı bir tasarım yaptım" savunmasını kurtarmaz.

Tescilli ve Tescilsiz Tasarımda Koruma — Farklar ve Süreler

Tasarım hukukunda iki ayrı koruma rejimi vardır ve bunları birbirine karıştırmamak gerekir: tescilli tasarım ve tescilsiz tasarım. İkisi de SMK kapsamında korunur, ama koşulları, süreleri ve hak sahibine verdiği gücü birbirinden oldukça farklıdır.

Tescilli tasarımda koruma, TÜRKPATENT'e başvuru yapılıp tescil belgesi alınmasıyla başlar. Tescilsiz tasarımda ise herhangi bir başvuruya gerek yoktur; koruma, tasarımın Türkiye'de ilk kez kamuya sunulduğu tarihten itibaren kendiliğinden doğar (SMK m. 55/4). Bu, özellikle hızlı tüketilen sektörlerde — etkinlik organizasyonu, moda, mevsimlik ürün tasarımı gibi — pratik bir avantajdır; çünkü tescil sürecini beklemeden koruma anında başlar.

ÖzellikTescilli TasarımTescilsiz Tasarım
Koruma süresi5 yıl, 5'er yıllık dönemlerle yenilenerek toplam 25 yıla kadar (SMK m. 69/1)3 yıl, kamuya ilk sunum tarihinden itibaren; yenilenemez (SMK m. 69/2)
Korumanın başlangıcıTÜRKPATENT başvuru tarihiTürkiye'de kamuya ilk sunum tarihi (sosyal medya paylaşımı dahil)
İspat yüküTescil belgesi ispat yükünü hafifletir; aynı/benzer kullanım tek başına yeterlidirHem önce kamuya sunulduğunu hem bilinçli kopyalandığını ispat etmek gerekir
Bağımsız tasarıma karşı korumaVar — kasıt aranmaz, benzerlik yeterlidirYok — yalnızca bilinçli kopyalamaya karşı korur (SMK m. 59/2)

Pratikte en sık karşılaşılan tasarım ihlali davalarının önemli bir kısmı tescilsiz tasarım üzerinden yürütülmektedir; çünkü taraflardan biri henüz tescil başvurusu yapmamış olabilir ya da başvuru hâlâ TÜRKPATENT incelemesinde bekliyor olabilir. Bu durumda dava, tescilsiz tasarım hükümleri çerçevesinde görülür ve mahkeme kamuya sunum tarihlerinin karşılaştırmasına özel bir önem verir.

✅ Tescilli tasarım sahipleri ihlali fark ettikten sonra doğrudan tecavüzün tespiti ve men'i davası açabilir; kopyalamayı ayrıca ispat etmek zorunda değildir. Tescil belgesi bu ispat yükünü ortadan kaldırır. Bu fark, başvuru maliyetinin neden bu kadar küçük bir yatırım olduğunu açıkça gösterir.

İhlali Fark Ettiğinizde Ne Yapmalısınız? 5 Adımlı Yol Haritası

Yukarıdaki şartları kendi durumunuza uyguladınız ve önünüzde gerçek bir ihlal olduğu sonucuna vardınız. Şimdi sırada hareket etmek var. Tasarımınızın kopyalandığını fark ettiğiniz anda saatin işlemeye başladığını unutmayın — delillerin kaybolması, ihlalin yaygınlaşması ve zamanaşımı süreleri vakit kaybetmeden hareket etmeyi zorunlu kılar.

AdımYapılacak İşlemAçıklamaSüre / Yer
1Delil tespitiKopya ürün fotoğraf, fatura, ekran görüntüsü — noter tespitiDerhal
2İhtiyati tedbirMahkemeden acil satış durdurma kararı (SMK m. 164)1–3 gün
3Tecavüz davası (SMK m. 143)Men, imha, tazminat — Fikri ve Sınai Haklar HMDavanın açılmasıyla
4Cezai şikâyetHapis + adli para cezası — Cumhuriyet Savcılığı2 yıl içinde

📌 Bu adımların tamamı aynı anda yürütülebilir. İhtiyati tedbir talebi beklerken ihtarname göndermek ya da delil tespiti yaptırırken cezai şikâyette bulunmak mümkündür. Strateji ihlalin kapsamına ve karşı tarafın profiline göre kişiselleştirilmelidir.

1

Delil Tespiti — En Kritik ve En Çok Atlanan Aşama

Müşterilerime hep şunu söylerim: davayı kazandıran şey çoğu zaman hukuki argümanın inceliği değil, elinizdeki delildir. Tasarım ihlaline karşı açacağınız her hukuki yolun temeli buradadır. İhlalin varlığını ispat edemiyorsanız davayı açmadan kaybetmiş sayılırsınız. Bu yüzden kopya ürünü fark ettiğiniz an, delil toplama sürecini hemen başlatmanız gerekir.

Toplanması gereken deliller:

  • Kopya ürünün fotoğrafları: birden fazla açıdan, tescilli tasarımınızla karşılaştırmalı olarak, tarih damgalı
  • Satış belgesi veya fatura: mümkünse kopya üründen satın alım yaparak fatura temin edin — hem delil hem satın alma kaydıdır
  • E-ticaret platformu ekran görüntüleri: ürün sayfası, fiyat, satıcı bilgisi ve tarih görünür biçimde
  • Sosyal medya paylaşımları: URL ve tarih bilgisini içeren tam ekran görüntüsü
  • İhlalin yapıldığı fiziksel adres: mağaza, depo veya üretim yeri tespiti

Noter delil tespiti: Dijital deliller mahkemelerde tartışmaya açık olabilir. Bu riski ortadan kaldırmanın en güvenilir yolu noter aracılığıyla delil tespiti yaptırmaktır. Noter tespit anındaki dijital ortamı ve fiziksel ürünü resmi tutanakla kayıt altına alır; bu tutanak mahkemede kesin delil niteliği taşır.

⚠️ E-ticaret platformlarında ürün sayfaları çok hızlı kaldırılabilir. İhlali tespit ettiğiniz anda — aynı gün — ekran görüntüsü alın ve mümkünse noter tespiti yaptırın. Ertesi gün sayfanın kaldırılmış olması durumunda bu delil hayati önem kazanır.


2

İhtiyati Tedbir — Kopya Ürünü Derhal Durdurun

İhtiyati tedbir, dava sonucunu beklemeden ihlalin geçici olarak durdurulması amacıyla mahkemeden talep edilen bir koruma kararıdır. SMK m. 164 uyarınca tasarım hakkı sahibi, dava açmadan önce veya davayla birlikte ihtiyati tedbir talep edebilir.

Mahkemeden talep edilebilecek tedbirler (SMK m. 164):

  • Kopya ürünlerin üretiminin, satışının ve dağıtımının geçici olarak durdurulması
  • İhlal oluşturan ürünlerin piyasadan toplanması veya depolarda muhafaza altına alınması
  • Üretim araçlarına ve stoklara el konulması
  • E-ticaret platformlarında ürün sayfasının erişime kapatılması

İhtiyati tedbir kararı karşı tarafa tebliğ edilmeden önce verilebilir (SMK m. 164/3). Bu sayede ihlalin devam ettirilmesi ya da delillerin imha edilmesi önlenebilir. Tedbir kararı genellikle 1–3 gün içinde alınabilmektedir; ancak mahkemenin talep ettiği teminatın yatırılması gerekebilir.

📌 İhtiyati tedbir bir geçici koruma aracıdır; asıl dava sonucunda kalıcı karara dönüşebilir. Tedbir kararı alındıktan sonra belirlenen süre içinde (genellikle 2 hafta) esas dava açılmalıdır; aksi takdirde tedbir kendiliğinden kalkar.


3

Tecavüz Davası — SMK m. 143 Kapsamında Talepler

Tasarım hakkına tecavüz davası Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Bu mahkeme İstanbul, Ankara ve İzmir'de ihtisas mahkemesi olarak kurulmuştur; diğer yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu davaya bakar.

Davada ileri sürülebilecek talepler (SMK m. 143):

  • Tecavüzün tespiti: ihlalin fiilen gerçekleştiğinin mahkeme kararıyla teyit edilmesi
  • Tecavüzün men'i: ihlalin sona erdirilmesi ve tekrarlanmaması için mahkeme yasağı
  • Ürünlerin imhası (SMK m. 151/2): ihlalin konusu ürünler ile üretim araçlarının imhası
  • Maddi tazminat (SMK m. 151): fiili zarar, yoksun kalınan kazanç veya ihlalcinin elde ettiği kâr
  • Manevi tazminat (SMK m. 152): tasarımın tanınmışlığı ve kişilik haklarına verilen zarar
  • Kararın yayımlanması (SMK m. 153): mahkeme kararının gazete veya yayın araçlarında ilanı

Tazminat hesabı: üç farklı yöntem (SMK m. 151). Tasarım hakkına tecavüz davalarında tazminat miktarı, SMK m. 151 uyarınca üç farklı yöntemden biri veya birkaçı esas alınarak hesaplanır. Hangi yöntemin seçileceği davanın koşullarına, ihlalin kapsamına ve ispat imkânlarına göre belirlenir.

Tazminat YöntemiHesaplama Esası (SMK m. 151)Ne Zaman Tercih Edilir?
Fiili zarar (m. 151/1-a)Hak sahibinin gelir/pazar payı kaybı, itibar zararıİhlalin piyasa etkisi ölçülebiliyorsa
Yoksun kalınan kazanç / lisans bedeli (m. 151/1-b)İhlalci lisanslı olsaydı ödeyeceği mutat royalty × satış hacmiEn sık tercih — ispat görece kolay
İhlalcinin elde ettiği kazanç (m. 151/1-c)İhlalcinin satış hasılatı ve kâr marjına dayalı hesapİhlalcinin yüksek satış hacmi varsa
Manevi tazminat (m. 152)Kişilik ve itibar zararına dayalı takdiri bedelTasarımın tanınmışlığı yüksek, itibar ciddi hasar gördüyse

📌 Yargıtay uygulamasında en çok tercih edilen yöntem "yoksun kalınan kazanç — lisans bedeli emsal" yöntemidir. Bu yöntemde ihlalcinin hasılatı ile sektördeki mutat royalty oranı çarpılarak tazminat belirlenir. Mahkeme bu bedeli belirlemek için genellikle bilirkişi incelemesi yaptırır.

Tazminat miktarı çoğunlukla bilirkişi tarafından belirlenir. Bilirkişi; tasarımın piyasa değerini, ihlalcinin satış hacmini, sektördeki mutat lisans bedellerini ve ihlalin süresini değerlendirerek rapor düzenler. Dava hazırlık aşamasında kendi satış verilerinizi, lisans tekliflerinizi veya benzer lisans anlaşmalarınızı belgelemek tazminat miktarını doğrudan etkiler.


4

Tasarım Hakkına Tecavüz Haksız Rekabet Suçunu Oluşturur

Tasarım hakkına tecavüz, aynı zamanda haksız rekabet suçuna vücut vermektedir. TTK m. 55/1'e göre başkalarının iş ürünlerinden izinsiz yararlanmak, mallarını veya iş ürünlerini taklit etmek haksız rekabet fiilidir.

Karışıklığa yol açacak biçimde tanıtım yapmak da bu kapsamda değerlendirilir. Bu fiillerden birini kasten işleyenler, TTK m. 62 uyarınca şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir.

📋 Yargıtay 7. Ceza Dairesi — 2023/8776 E., 2024/10687 K. (03.12.2024) Tescilli tasarımın taklit edilerek üretilip satıldığı bir şikâyette, savcılık başlangıçta uyuşmazlığı hukuki nitelikte görüp kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay, bilirkişi raporunda tasarımların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmasının, eylemin TTK kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturma ihtimaline işaret ettiğini; bu ihtimalin değerlendirilmeden soruşturmanın kapatılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
📋 Yargıtay 7. Ceza Dairesi — 2023/13764 E., 2023/7045 K. (13.09.2023) Tescilli tasarımların sosyal medya üzerinden taklit edilerek satışa sunulduğu bir dosyada savcılık, SMK m. 30'da tescilli tasarıma tecavüzün suç olarak düzenlenmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Yargıtay, noter tespit tutanağı ve sosyal medya delillerinin TTK kapsamında haksız rekabet suçu yönünden yeterince araştırılmadığını belirterek soruşturmanın genişletilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Tasarımınız kopyalandıysa ya da size ihlal iddiasıyla bir ihtarname/dava ulaştıysa, vakit kaybetmeden Aylar Patent ekibiyle görüşün.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Ön Değerlendirme Delil tespitinden temyize tasarım ihlali davalarında avukat + marka/patent vekili ekibi · TÜRKPATENT Sicil No: 2890

E-Ticaret Platformlarında Tasarım İhlali — Özel Durum

Trendyol, Hepsiburada, Amazon ve benzeri platformlarda gerçekleşen ihlaller hızlı hareket gerektiren özel bir kategori oluşturur. Kopya ürün sayfaları çok sayıda satıcı tarafından aynı anda listelenebilmekte; birinde alınan tedbir diğerlerini otomatik olarak kapsamayabilmektedir.

  • Trendyol, Hepsiburada ve Amazon'un fikri mülkiyet ihlali bildirim sistemleri mevcuttur — tescil belgesi ve delillerle platform üzerinden ürün kaldırma talebi yapılabilir
  • Platform bildirimi dava açmaktan bağımsızdır ve çok daha hızlı sonuç verebilir
  • Ürün kaldırılsa bile platform kaydı delil niteliği taşır; ekran görüntüsü ve satıcı bilgilerini saklayın

⚠️ Platform bildirimi hukuki sürecin yerini tutmaz. Platform ürünü kaldırabilir ancak satıcıya tazminat ödettirme ya da üretimi durdurma yetkisi yoktur. Kalıcı çözüm için hukuki yol zorunludur.

Yargıtay Kararlarında Tasarım İhlali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin tasarım ihlali davalarındaki yerleşik içtihadı, hak sahipleri açısından belirleyici ilkeler ortaya koymaktadır. Aşağıdaki kararlar gerçek dava dosyalarından alınmıştır.

1. Katalog ve İnternet Sitesinde Tasarım Taklidi — Tasarım Tecavüzü + Eser Tecavüzü Bir Arada

📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2023/505 E., 2024/5788 K. (10.07.2024) Aydınlatma ürünleri üreticisi davacı, tescilli tasarımına konu aydınlatma direğinin davalı tarafından internet sitesinde ve ürün kataloğunda birebir taklit edilerek satışa sunulduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, davalı kataloğundaki tasarımla davacının tescilli tasarımı arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, bu kullanımın SMK m. 81 uyarınca tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu tespit etmiştir. Davacının ürün kataloğundaki teknik çizimlerin de FSEK m. 2/3 kapsamında ilim ve edebiyat eseri sayıldığı, bu çizimlerin davalı tarafından kopyalanmasının hem mali hem manevi haklara tecavüz teşkil ettiği ve aynı zamanda TTK m. 54-55 uyarınca haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiştir. Yargıtay, 83.662,68 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminata hükmeden kararı, küçük bir vekâlet ücreti düzeltmesiyle onamıştır.

Bu karardan çıkan en önemli ilke şudur: tasarım taklidi nadiren tek başına gerçekleşir. İhlalci genellikle hem tasarımı hem de o tasarımı tanıtan katalog sayfalarını, teknik çizimleri ve web sitesi görsellerini birlikte kopyalar. Bu durumda hak sahibi, SMK kapsamında tasarım tecavüzü davasının yanı sıra FSEK kapsamında eser sahipliğine tecavüz ve TTK kapsamında haksız rekabet taleplerini de aynı davada ileri sürebilir. Üç hukuki dayanağın bir arada kullanılması, hem tazminat miktarını hem de davanın gücünü artırır.

📌 SMK m. 149/1-ç açık biçimde tasarım hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin manevi tazminat isteyebileceğini düzenlemektedir. Bu davada mahkeme, davalının kusurlu davrandığını ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini açıkça vurgulamıştır — yalnızca maddi zarar değil, hak sahibinin itibarı ve ürün özgünlüğüne yönelik saldırı da tazminata konu olabilir.

2. İhtarname Meşru Kullanım Sınırı

📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2022/4743 E., 2023/4005 K. (06.06.2023) Tasarım hakkı sahibinin rakibine gönderdiği ihtarname rakibin müşterilerine de bildirilmiş; bu durum haksız rekabet iddiasına konu edilmiştir. Yargıtay, tasarım hakkı sahibinin hakkını koruma amacıyla ihtarname göndermesinin meşru kullanım sınırları içinde kaldığını; ancak ihtarnamenin gerçeklik payı taşımayan iddialar içermesi veya rakibin müşterilerine yönelik ticareti engelleyici biçimde kullanılması halinde haksız rekabet teşkil edebileceğini belirtmiştir.

İhtarname içeriğinin gerçeğe dayalı, orantılı ve hakkın korunması amacıyla sınırlı kalması gerekir. Aşırı veya orantısız biçimde yayılan ihtarnameler, gönderenin aleyhine haksız rekabet davası açılmasına zemin hazırlayabilir.

3. Tasarım Taklidi ile Haksız Rekabetin Birlikte Değerlendirilmesi

📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2024/2275 E., 2025/549 K. (04.02.2025) Davalının tescilli tasarımı taklit etmesinin yanı sıra tanıtım materyallerinde asıl ürüne ait görselleri izinsiz kullanması, hem SMK m. 81 kapsamında tasarım hakkı tecavüzü hem de TTK kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilmiştir. Yargıtay, her iki hukuki gerekçeye dayalı talepler açısından yerel mahkeme kararını onamıştır.

Bu karar, ilk kararda da görülen örüntüyü teyit etmektedir: tasarım ihlalleri çoğu zaman yalnızca görünüm kopyalamakla sınırlı kalmaz; ürün fotoğraflarının ve tanıtım materyallerinin izinsiz kullanımı da eşlik edebilir. Hak sahibinin bu çok yönlü ihlali tek davada birlikte ileri sürmesi tavsiye edilir.

4. Manevi Tazminatta Hakkaniyet Ölçütü ve Vekâlet Ücreti Usulü

2024/5788 sayılı kararda dikkat çeken bir diğer husus, manevi tazminatın 50.000 TL talep edilmesine karşın mahkemece 10.000 TL olarak hükmedilmesi ve bu farkın hakkaniyet ölçütüyle gerekçelendirilmesidir. Yargıtay bu takdir hakkına müdahale etmemiş; ancak reddedilen kısım için davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmemiş olmasını usul hatası olarak görüp kararı bu noktada düzeltmiştir.

⚠️ Manevi tazminat talebinde bulunurken gerçekçi bir miktar talep etmek stratejik önem taşır. Aşırı yüksek talepler reddedilen kısım için karşı taraf yararına vekâlet ücreti doğurur; bu da nihai olarak hak sahibinin maliyetini artırabilir.

Vaka İncelemesi: İki Gerçek Bilirkişi Raporundan Çıkan Dersler

Aşağıdaki iki örnek, Aylar Patent'in taraf olduğu gerçek dosyalardan — kimlik bilgileri hariç tutularak — derlenmiştir. İkisi de bu rehberde anlatılan ilkelerin pratikte nasıl işlediğini gösteriyor.

Vaka 1: Asma Tavan Paneli Tasarımı — Sosyal Medya Üzerinden Kamuya Sunum

Bir asma tavan paneli üreticisi, kendi tasarladığı bir panel modelinin rakip bir firma tarafından taklit edildiğini ve hem sosyal medyada hem e-ticaret platformlarında (Trendyol, Hepsiburada) satışa sunulduğunu ileri sürdü. Davacının tasarım tescil başvurusu yapılmıştı ama henüz TÜRKPATENT incelemesindeydi — bu yüzden bilirkişi inceleme yapılan tarihte değerlendirmeyi tescilsiz tasarım hükümleri üzerinden yürüttü.

Bilirkişi, davacının Instagram hesabındaki paylaşım tarihlerini tek tek doğruladı ve ilk kamuya sunumun 27.10.2024 olduğunu, ancak bağımsız bir YouTube taramasıyla aynı tasarımın gerçekte 23.09.2024'te paylaşılmış olduğunu tespit etti. Davalı tarafın paylaşımları ise bundan aylarca sonraya — Nisan 2025'e — tarihliydi. Bilirkişi, her iki tasarımın da "siyah zemin üzerine altın renkli karesel formlar" ile karakterize edildiğini, sektörde tasarımcının seçenek özgürlüğünün geniş olduğunu (yani bu formun teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığını) ve görsellerin genel izlenim itibarıyla birebir aynı olduğunu tespit ederek tescilsiz tasarım hakkına tecavüzün söz konusu olabileceği görüşüne ulaştı.

✅ Bu vakadan çıkan ders: kamuya sunum tarihini sadece kendi belleğinize veya beyanınıza dayandırmayın. Bilirkişi sizin lehinize bile olsa bağımsız doğrulama yapar; bu nedenle ilk paylaşım anından itibaren ekran görüntüsü ve link kaydı tutmak, dava sürecinde işinizi büyük ölçüde kolaylaştırır.

Vaka 2: Etkinlik Dekorasyonu Konsepti — "Sunum" Tasarımı Olarak Koruma

Bu vakada davacı, doğum günü ve özel gün organizasyonu hizmeti veren bir işletmeydi. Davacı, kendi geliştirdiği tematik dekorasyon konseptlerinin — balon enstalasyonları, karşılama panoları, fotoğraf çekim alanları — rakip bir firma tarafından adım adım kopyalandığını ileri sürdü. Bu vaka özellikle önemlidir, çünkü tasarım kapsamına genellikle "ürün" olarak bakılır; burada ise korunan şey tek bir ürün değil, birden çok nesnenin (balon, mobilya, aydınlatma, pano) bir araya getirilmesiyle oluşan bütünsel bir sunumdu.

SMK m. 55/2 "birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumları"nı da tasarım tanımına dahil eder; bilirkişi bu maddeye dayanarak etkinlik dekorasyon konseptinin tasarım korumasına konu olabileceğini kabul etti. İnceleme dokuz farklı paylaşım çifti üzerinden yürütüldü; her çift için davacı ve davalının kamuya sunum tarihleri ayrı ayrı tespit edildi. Sonuçta davacının tüm görsellerinin davalıdan önce paylaşıldığı; balon renklerinden yerleşim düzenine, kullanılan figürlere kadar konseptin "aynı mantık ve temel tasarım ilkeleriyle" oluşturulduğu belirlendi.

Bilirkişi raporunda bilgilenmiş kullanıcı tanımına da yer verildi — Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/14393 E., 2018/5421 K. sayılı kararına atıfla, bilgilenmiş kullanıcının bir tasarım uzmanı değil, ürünü kullanarak bilgi sahibi olmuş, ortalamadan biraz daha dikkatli bir kullanıcı olduğu hatırlatıldı. Sonuç olarak bilirkişi, görsellerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve farklı bir izlenim oluşturmadığı görüşüne ulaştı.

📌 Bu vaka, tasarım korumasının yalnızca somut bir ürünle sınırlı olmadığını gösteriyor. Bir mekânın, bir etkinliğin ya da bir kompozisyonun bütünsel görünümü de SMK m. 55/2 kapsamında korunabilir. Dekorasyon, etkinlik organizasyonu, vitrin tasarımı gibi "hizmet ağırlıklı" sektörlerde bu, gözden kaçırılan ama güçlü bir koruma imkânıdır.

Bana Tasarım İhlali İddiasıyla Geldilerse Ne Yapmalıyım?

Bu rehberin geri kalanı hak sahibinin bakış açısıyla yazıldı; ama madalyonun öbür yüzü de var. Bir ihtarname aldınız, ürününüzü piyasadan çekmeniz istendi ya da doğrudan dava açıldı — bu durumda panik yapmadan, ama hızlı hareket etmeniz gerekir. Savunma tarafında olmak, otomatik olarak haksız olduğunuz anlamına gelmez. Yukarıdaki "hangi durumlarda ihlal olmaz" başlığına dönüp kendi durumunuzu tekrar değerlendirmeniz, savunmanızın ilk adımı olmalı.

İhtarname Aldıysanız

Önce ihtarnameyi dikkatlice okuyun. Hangi tescil numarasına, hangi görsele, hangi tarihe dayandığını not edin. Çoğu zaman ihtarnameyi gönderen taraf abartılı bir kapsam talep eder; gerçek koruma kapsamı tescil belgesindeki görsellerle sınırlıdır, ihtarnamedeki iddiayla değil. TÜRKPATENT sicilinden ilgili tasarımın tescil tarihini, görsellerini ve koruma kapsamını bizzat kontrol edin.

İhtarnameye süresi içinde yanıt vermemek dava açıldığında aleyhinize yorumlanabilir; ama aynı şekilde aceleyle her şeyi kabul eden bir yanıt da kendi elinizle delil üretmeniz anlamına gelebilir. Yanıt vermeden önce bir avukatla görüşmeniz, hem yanıtın tonu hem içeriği açısından belirleyicidir.

Savunmada İleri Sürebileceğiniz Argümanlar

  • Yenilik veya ayırt edicilik eksikliği: karşı tarafın tasarımı zaten sektörde yaygınsa veya sizden önce başka bir kaynakta kamuya sunulmuşsa, tescilin hükümsüzlüğü dava içinde savunma olarak ileri sürülebilir
  • Bağımsız tasarım savunması: aynı sonuca kendi tasarım sürecinizle ulaştığınızı, kopyalamadığınızı gösteren tarihli kayıtlarınız varsa — özellikle tescilsiz tasarım iddialarında bu kritik bir savunmadır
  • Koruma kapsamının dar yorumlanması gerektiği: ürününüz görsel olarak benziyor görünse de tescil belgesindeki görsellerle birebir örtüşmüyorsa farklılıkları somut biçimde ortaya koymak gerekir
  • Teknik zorunluluk istisnası (SMK m. 58/4-b): ihlal iddiasına konu form, ürünün işlevinden kaynaklanan zorunlu bir şekilse koruma kapsamı dışında kalır
  • Önceki kullanımdan doğan hak (SMK m. 60): karşı tarafın başvuru tarihinden önce aynı tasarımı iyi niyetle ticari amaçla kullanıyorsanız, bu kullanımı sürdürme hakkınız olabilir

⚠️ Tescil belgesinin varlığı, o tasarımın her durumda geçerli ve hükümsüzlükten muaf olduğu anlamına gelmez. TÜRKPATENT şekli inceleme yapar; yenilik ve ayırt edicilik konusunda kapsamlı bir araştırma yapmamış olabilir. Karşı tarafın tescili zayıfsa, hükümsüzlük davası veya savunması güçlü bir karşı hamle olabilir.

Dava Açıldıysa

Tecavüz davasında karşı taraf olarak cevap dilekçeniz süre tutar; bu süreyi kaçırmamak öncelikli işinizdir. Cevap dilekçesinde hem esasa ilişkin savunmaları hem de varsa karşı dava (hükümsüzlük davası) talebini birlikte değerlendirmek gerekir. İhtiyati tedbir talebiyle karşılaştıysanız buna karşı itiraz hakkınız bulunduğunu ve bu itirazın hızlı şekilde yapılması gerektiğini unutmayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Rakibimin ürünü benimkine çok benziyor, bu otomatik olarak ihlal mi sayılır?
Hayır. Benzerlik tek başına yeterli değildir; yukarıda anlatılan üç şartın (koruma kapsamında bir tasarım, izinsiz kullanım, genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek benzerlik) birlikte gerçekleşmesi ve altı istisna durumdan (yenilik yokluğu, teknik zorunluluk, bağımsız tasarım, kanuni istisnalar, üç yıllık parça kullanımı, önceki kullanım hakkı) hiçbirinin söz konusu olmaması gerekir.
Tasarımım kopyalandı, ilk ne yapmalıyım?
İlk adım delil toplamaktır. Kopya ürünün fotoğraflarını, satış sayfasının ekran görüntülerini ve varsa satış faturasını derhal kayıt altına alın. E-ticaret sayfaları çok hızlı kaldırılabildiğinden aynı gün noter tespiti yaptırmanız önerilir. Ardından bir avukat ile görüşerek ihtiyati tedbir ve ihtarname sürecini başlatabilirsiniz.
İhtiyati tedbir ne kadar sürede alınır?
Acil durumlarda Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ihtiyati tedbir talebini 1 ay içinde karara bağlayabilir. Mahkeme karşı tarafı dinlemeden, yani tek taraflı olarak tedbir kararı verebilir. Bu durumlarda 1-2 gün içinde karar verilir. Ancak genelde mahkemeler karşı tarafı cevap hakkı tanımadan bu davalarda ihtiyati tedbir karar vermez.
Dava kazanırsam ne kadar tazminat alabilirim?
Tazminat miktarı ihlalin kapsamına, ihlalcinin satış hacmine ve seçilen hesaplama yöntemine göre değişir. Ancak en sık tercih edilen tazminat türü karşı tarafın o tasarımdan elde ettiği kardır. Yani o ürünü satarak ne kadar kar elde ettiyse o kadar tazminata hükmedilebilir.
Katalog veya sosyal medyada listelediler, satmadılar — yine de dava açabilir miyim?
Evet. Yargıtay 11. HD, ticari amaçlı katalog kullanımı ve web sitesinde listelemenin 'piyasaya sunma' ve 'ticari amaçla elde bulundurma' fiillerini oluşturduğunu kabul etmektedir. Satışın gerçekleşmemiş olması tecavüzü ortadan kaldırmaz.
E-ticaret platformu ürünü kaldırdı, başka bir şey yapmam gerekiyor mu?
Evet. Platform bildirimi yalnızca geçici çözümdür. Aynı satıcı başka isimle veya başka platformda satışa devam edebilir. Kalıcı çözüm için hukuki yol — ihtiyati tedbir ve tecavüz davası — zorunludur.
Tasarım hakkını ihlal suç mudur?
Evet. Tasarım hakkına ihlal haksız rekabet suçunun konusunu oluşturmaktadır.

Sonuç

Tasarım hakkı ihlali, sadece ekonomik bir kayıp değildir. Rakibinizin sizin yıllarca üzerinde çalıştığınız bir tasarımdan bedavaya yararlanması, müşterilerinizin gözünde markanızın özgünlüğünü zayıflatması anlamına gelir — ve bu hasarın bir kısmı dava kazanılsa da geri alınamaz.

Ama her benzerlik bir ihlal değildir. Bu rehberin başında anlattığım üç şartı ve altı istisna durumu kendi vakanıza uyguladıktan sonra gerçekten bir ihlalle karşı karşıya olduğunuza karar verdiyseniz, elinizde gerçekten işe yarayan araçlar var: delil tespiti, ihtiyati tedbir, ihtarname, tecavüz davası, cezai şikâyet. Bunları ayrı ayrı düşünmeyin; pek çoğu aynı anda yürütülebilir ve birbirini güçlendirir.

İhlali fark ettiğiniz anda harekete geçmek, delillerin korunması ve tazminat miktarının doğru hesaplanması açısından belirleyicidir. Aylar Patent olarak tasarım ihlali davalarında delil tespitinden temyiz aşamasına kadar süreci birlikte yürütüyoruz. Tüm süreç için 0541 723 85 52 numaralı hattımızdan ya da bilgi@aylarpatent.com adresiyle iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka Vekili Av. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim 0541 723 85 52
✅ Mail bilgi@aylarpatent.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir