Yıllardır kullandığınız ya da emek verdiğiniz bir markayı başka biri kötü niyetle kendi adına tescil ettirdiyse, bu tescil hukuken korunmaz. 6769 sayılı SMK m. 6/9 uyarınca kötüniyetle yapılan başvurular itiraz üzerine reddedilir; Yargıtay'a göre kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir.
Tanım: Markadan haksız yararlanma, kullanmadan yedekleme, marka ticareti veya şantaj amaçlı tesciller kötü niyetlidir (Yargıtay 11. HD)
İtiraz: Marka bültende yayımlandıktan itibaren 2 ay içinde SMK m. 6/9'a dayalı itiraz
Hükümsüzlük: Tescil edilmişse FSHHM'de hükümsüzlük davası (SMK m. 25)
Süre avantajı: Sessiz kalma yoluyla hak kaybındaki 5 yıllık süre (SMK m. 25/6), kötü niyette uygulanmaz
Bayi/distribütör gaspı: Ticari vekil veya temsilcinin izinsiz tescili SMK m. 6/2 ile reddedilir, devri istenebilir
İspat: Önceki kullanım, ticari ilişki, tanınmışlık ve kullanmama/yedekleme emareleri kötü niyeti gösterir
Bir gün marka sorgulamasında ya da elinize geçen bir ihtarnameyle, yıllardır kullandığınız markanın başkası adına tescilli olduğunu öğrenmek sarsıcıdır. Çoğu işletme sahibi bu noktada çaresiz hisseder; oysa hukuk, marka korumasını gerçek hak sahibinden çalmak için kullananı korumaz. Bu rehber, kötü niyetli marka tesciline karşı haklarınızı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadı ışığında açıklamaktadır. Tüm içerik Aylar Patent avukat ve marka vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır.
Kötü Niyetli Marka Tescili Nedir?
Marka tescili, bir işareti gerçekten kullanan ya da kullanma niyetinde olan kişiye koruma sağlamak için vardır. Bu korumayı, başkasının emeğinden yararlanmak veya hak sahibini engellemek için bir araç olarak kullanan tesciller kötü niyetlidir. SMK m. 6/9 bu durumu açık bir itiraz (nispi ret) sebebi olarak düzenler: "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."
Yargıtay'ın yerleşik içtihadı kötü niyetli tescili yalnızca itiraz sebebi olarak görmekle kalmaz; onu başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olarak kabul eder.
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2015/13241 E., 2017/1472 K. (13.03.2017)
Kararda kötü niyetli tescilin başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olduğu vurgulanmıştır. Daireye göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak; ya da markayı gerçekte kullanmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak veya şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli kabul edilir. Kötü niyetin varlığı her somut olayın özelliğine göre değerlendirilir.
📌 Temel ayrım: Aynı markayı bağımsız olarak, birbirinden habersiz iki kişinin seçmesi mümkündür ve bu tek başına kötü niyet değildir. Kötü niyetten söz edebilmek için, tescil ettirenin sizin markanızı bildiği ve tescili dürüstlük kuralına aykırı bir amaçla yaptığı ortaya konmalıdır.
Hangi Durumlar Kötü Niyet Sayılır?
Yargıtay içtihadında ve uygulamada en sık karşılaşılan kötü niyetli tescil türleri şunlardır:
🔁 Yedekleme Amaçlı Tescil
Markayı kullanma niyeti olmadan, yalnızca başkalarını engellemek veya ileride satmak için stoklamak.
💰 Marka Ticareti / Şantaj
Markayı tescil edip gerçek hak sahibine yüksek bedelle satmaya veya devir için baskı yapmaya çalışmak.
🏷️ Tanınmış Markayı Taklit
Tanınmış ya da bilinen bir markanın itibarından ve müşteri çevresinden haksız yararlanmak.
🤝 Bayi / Distribütör Gaspı
Ticari vekil veya temsilcinin, temsil ettiği markayı izinsiz kendi adına tescil ettirmesi (SMK m. 6/2).
🧩 Önceki Kullanımı Bilerek Tescil
Aynı sektörde faaliyet gösteren birinin, rakibinin fiilen kullandığı markayı bilerek tescil ettirmesi.
📦 Kullanmama Cezasından Kaçış
Kullanılmadığı için iptal riski taşıyan markayı korumak amacıyla aynı markayı yeniden tescil ettirmek.
⚠️ Özellikle bayi, distribütör, lisans alan veya tedarikçi gibi ticari ilişki içinde olduğunuz tarafların markanızı kendi adına tescil ettirmesi, kötü niyetin en net görüldüğü hâllerdendir. Böyle bir durumda SMK m. 6/2, izinsiz tescile karşı özel bir koruma getirir.
Güncel Yargıtay Kararları: Kötü Niyete Doğrudan Örnekler
Kötü niyetin hangi hâllerde bulunduğu kanunda sayılmamıştır; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarihli, 2020/11-699 E., 2022/1093 K. sayılı kararında belirtildiği üzere kötü niyet, her somut olayın özelliğine göre ve Türk Medeni Kanunu m. 2 (dürüstlük kuralı) ışığında değerlendirilir. Aşağıdaki güncel kararlar, kötü niyetin uygulamada hangi somut olgularla ortaya konduğunu gösteren doğrudan örneklerdir.
📋 1) Tanınmış logonun birebir kopyalanması — Yargıtay 11. HD, 2022/7488 E., 2024/4919 K. (11.06.2024)
Davacıyla aynı sektörde faaliyet gösteren davalı, davacının yıllardır kullandığı ve yurt dışında tescilli, anlam içermeyen fantezi "B" logosunun birebir aynısını haklı bir sebep olmaksızın kendi adına tescil ettirmiştir. Daire, bu tescilin davacı markasının tanınmışlığından haksız yararlanma amacı taşıdığını ve kötü niyetli olduğunu kabul ederek aksi yöndeki kararı bozmuştur.
📋 2) Markayı bilerek tescil — Yargıtay 11. HD, 2022/1283 E., 2023/4948 K. (13.09.2023)
Tıp alanında faaliyet gösteren ve kendi internet sitesinde bu alanda hizmet verdiği görülen davalı, yüksek ayırt ediciliği olan "USMLE" ibaresini içeren "USMLENET" markasını tescil ettirmiştir. Daire, böyle özgün bir ibarenin tesadüfen seçilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının markanın davacıya ait olduğunu bildiğini belirterek SMK m. 6/9 anlamında kötü niyeti kabul etmiş; kötü niyetin tescilin tamamını kapsadığını ve bölünemeyeceğini vurgulamıştır.
📋 3) İthalatçının/mümessilin markayı sahiplenmesi — Yargıtay 11. HD, 2021/5165 E., 2023/2569 K. (02.05.2023)
Yabancı bir firmanın ürün markasını (ENOANT) Türkiye'ye ithal ederek satan davalı, markanın asıl sahibine ait olduğunu bildiği hâlde, ibareyi hem Latin hem Kiril alfabesindeki yazımıyla kendi adına tescil ettirmiştir. Daire, markayı yedekleme ve gerçek sahibinin Türkiye'de ticaret yapmasını engelleme amacını kötü niyet saymış; kötü niyet hâlinde sessiz kalma yoluyla hak kaybının uygulanmayacağını ve kötü niyetin bölünemeyeceğini belirtmiştir.
📋 4) Engelleme markası — Yargıtay 11. HD, 2018/5244 E., 2018/7659 K. (05.12.2018)
Davalı, davacının markalarının Türkiye'deki tescillerini engelleme gayesiyle aynı gün içinde ayırt edilemeyecek kadar benzer çok sayıda marka başvurusu yapmıştır. Daire, salt rakibi engellemeye yönelik bu "engelleme markası" başvurusunun kötü niyetli olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne dair kararı onamıştır.
📋 5) Sahte belgeye dayalı tescil — Yargıtay 11. HD, 2016/9128 E., 2018/1704 K. (06.03.2018)
Davalının tescile dayanak gösterdiği protokolün sahteliği ceza mahkemesi kararıyla sabit olmuştur. Daire, tescilde kötü niyetin varlığını kabul etmiş; kötü niyetli marka sahibinin yalnızca hükümsüzlükle değil, bu davranışından doğan zararı tazminle de yükümlü olduğunu vurgulamıştır.
📋 6) Kullanmama cezasından kaçış amaçlı yeniden tescil — Yargıtay 11. HD, 2015/9230 E., 2016/3765 K. (06.04.2016)
Davalı, önceki markasını hukuka uygun biçimde kullanmadığı için kullanmama nedeniyle iptal riskiyle karşı karşıyaydı. Daire, aynı markayı bu iptal sonucundan kurtulmak amacıyla yeniden başvuruya konu etmesini —seri marka oluşturma amacı bulunmadığından— kötü niyetli tescil olarak değerlendirmiştir.
📋 7) Çok sayıda markada kötü niyet — Yargıtay 11. HD, 2019/2725 E., 2021/445 K. (26.01.2021)
Davalının birden çok marka yönünden kötü niyetli başvuruda bulunduğu tespit edilmiştir. Daire, kötü niyetli marka başvurusunda korumanın bölünemeyeceğini; başvurunun kapsadığı tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini belirtmiştir.
📌 Bu kararların ortak çizgisi nettir: kötü niyet, çoğu zaman "tescil ettirenin markayı önceden bilmesi" ve "dürüstlük kuralına aykırı bir amaç" (engelleme, yedekleme, haksız yararlanma, şantaj) ile birlikte ortaya konur. Somut olgular ne kadar güçlü belgelenirse, kötü niyet o kadar kolay kabul edilir.
Kötü Niyet Süre Sınırı Tanımaz: Sessiz Kalma İstisnası
Marka hükümsüzlüğü davalarında kural olarak sessiz kalma yoluyla hak kaybı işler: Marka sahibi, sonraki bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, artık hükümsüzlük talep edemez (SMK m. 25/6). Bu süre, iyi niyetle markasına yatırım yapmış sonraki marka sahibini korumayı amaçlar.
Ancak bu kuralın kritik bir istisnası vardır: tescil kötü niyetle yapılmışsa, beş yıllık süre ve sessiz kalma savunması uygulanmaz. Kötü niyetle hareket eden kişi, dürüstlük kuralına dayanan bu korumadan yararlanamaz.
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2014/18305 E., 2015/3743 K. (18.03.2015)
Davalının, davacının markasını tescilden önce bildiği hâlde aynı ibareyi taşıyan markayı kendi adına tescil ettirmesinin, Türk Medeni Kanunu m. 2 anlamında iyi niyetli bir davranış olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Davalının kötü niyeti karşısında, davacının markanın tescilinden haberdar olduğunun kabulü de mümkün görülmediğinden, hak düşürücü süre ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı savunmasına itibar edilmemiş; markaların kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
✅ Pratik sonuç: "Aradan yıllar geçti, artık bir şey yapılamaz" düşüncesi kötü niyetli tescillerde geçerli değildir. Tescilin kötü niyetle yapıldığını ortaya koyabilirseniz, beş yıllık süre dolmuş olsa dahi hükümsüzlük davası açabilirsiniz.
İtiraz mı, Hükümsüzlük Davası mı? Hangi Aşamadasınız?
Atılacak adım, kötü niyetli markanın hangi aşamada olduğuna göre değişir.
Marka Henüz Tescil Edilmemiş, Bültende Yayımlanmışsa
Bu durumda en hızlı ve ekonomik yol, TÜRKPATENT'e SMK m. 6/9 (ve varsa m. 6/2) uyarınca itiraz etmektir. İtiraz, markanın Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanmasından itibaren 2 ay içinde yapılmalıdır. Bu süre kesindir ve uzatılamaz. İtiraz dilekçesinde kötü niyet yanında benzerlik temelli gerekçeler de birlikte ileri sürülebilir; itiraz sürecinin işleyişi için benzer marka itirazı rehberimiz yol gösterici olur.
Marka Zaten Tescil Edilmişse
Marka tescil edilmiş ve itiraz süresi geçmişse, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde hükümsüzlük davası açmanız gerekir (SMK m. 25). Kötü niyetli tescilde, hükümsüzlük davaları için öngörülen sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin beş yıllık süre uygulanmadığından, dava açma imkânınız bu süreyle sınırlı kalmaz.
Adım
Yapılacak İşlem
Dayanak
Süre
1
Önceki hak ve kötü niyet delillerini toplama
Kullanım kayıtları, ticari ilişki, yazışmalar, tanınmışlık
Derhal
2
Markanın durumunu belirleme
Bültende yayım aşaması mı, tescilli mi?
Yayımdan 2 ay / tescil sonrası
3
İtiraz veya hükümsüzlük davası
SMK m. 6/9 ve m. 6/2 (itiraz) · SMK m. 25 (dava)
İtiraz: 2 ay / Dava: kötü niyette süre sınırı yok
4
Devir veya terkin talebi
Ticari vekil/temsilci gaspında devir (m. 6/2); aksi hâlde sicilden terkin
Dilekçe hazırlığında
Kötü Niyeti Nasıl İspatlarsınız?
Kötü niyet, her somut olayın kendi koşullarına göre değerlendirilir; tek bir delil değil, bir bütün olarak tablo önemlidir. İtiraz veya dava dilekçenizi güçlendirecek başlıca deliller şunlardır:
Önceki kullanım delilleri: faturalar, reklamlar, sosyal medya ve web kayıtları, ambalaj ve katalog örnekleri — markayı tescilden önce kullandığınızı gösterir
Tescil sahibinin bilgisi: aranızdaki ticari ilişki (bayilik, tedarik, lisans), yazışmalar, e-postalar veya sözleşmeler — karşı tarafın markanızı bildiğini ortaya koyar
Aynı sektörde faaliyet: tarafların aynı pazarda olması, markanın bilinmeme ihtimalini zayıflatır
Tanınmışlık: markanızın bilinirliğine ilişkin deliller, haksız yararlanma amacını destekler
Kullanmama / yedekleme emareleri: tescil sahibinin markayı hiç kullanmaması, çok sayıda benzer markayı stoklaması veya devir/şantaj girişimleri
💡 Kötü niyetli tescil iddiası, doğru maddelere dayandırılmış güçlü bir delil bütünü gerektirir. Eksik delille açılan dava, haklı olunsa bile reddedilebilir; bu nedenle dilekçe öncesi delil stratejisi büyük önem taşır.
Markanız kötü niyetle başkası adına tescil edildiyse, itiraz veya hükümsüzlük sürecini birlikte değerlendirelim. Süre kötü niyette esnese de, delil toplamak için erken başlamak avantaj sağlar.
Kötü niyetli marka tescili; marka korumasının amacına aykırı biçimde, başkasının markasından haksız yararlanmak, markayı kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti yapmak ya da şantaj amacıyla yapılan başvuru ve tescillerdir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir ve SMK m. 6/9 uyarınca itiraz üzerine reddedilir.
Markamı başkası kötü niyetle tescil ettirdi, dava açmak için süre sınırı var mı?
Hükümsüzlük davalarında kural olarak sessiz kalma yoluyla hak kaybı için beş yıllık süre uygulanır (SMK m. 25/6). Ancak tescilin kötü niyetle yapıldığını ispatlarsanız bu beş yıllık süre uygulanmaz. Yargıtay, markanızı tescilden önce bilen kişinin Medeni Kanun m. 2 anlamında iyi niyetli sayılamayacağını ve sessiz kalma savunmasından yararlanamayacağını kabul etmektedir.
Kötü niyetli tescile karşı itiraz mı etmeliyim, dava mı açmalıyım?
Marka henüz tescil edilmemiş, bültende yayımlanmışsa yayımdan itibaren 2 ay içinde TÜRKPATENT'e SMK m. 6/9'a dayalı itiraz edebilirsiniz. Marka zaten tescil edilmişse Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde hükümsüzlük davası açmanız gerekir. Kötü niyet, hem itiraz hem hükümsüzlük davası için geçerli bir dayanaktır.
Kötü niyeti nasıl ispatlarım?
Kötü niyet her somut olayın özelliğine göre değerlendirilir. Tescil sahibinin markanızı tescilden önce bildiğini gösteren deliller (önceki ticari ilişki, yazışmalar, aynı sektörde faaliyet, markanın tanınmışlığı) ile markanın hiç kullanılmayıp yedeklendiği, devredilmek veya şantaj için tutulduğu yönündeki emareler kötü niyeti destekler.
Bayim veya distribütörüm markamı kendi adına tescil ettirdi, ne yapabilirim?
Ticari vekiliniz veya temsilciniz markanızı izniniz olmadan kendi adına tescil ettirmişse, SMK m. 6/2 uyarınca itiraz üzerine başvuru reddedilir; tescil edilmişse hükümsüzlüğünü ve markanın adınıza devrini talep edebilirsiniz. Bu durum kötü niyetli tescilin tipik örneklerinden biridir.
İlgili Rehberler
Kötü niyetli tescil çoğu zaman taklit, marka hakkı ihlali ve devir sorunlarıyla iç içedir. Konuyla doğrudan ilgili rehberlerimiz:
Markanızı baştan güvenceye almak için doğru sınıflarda başvuru kritik önemdedir; sektörünüze uygun seçim için marka sınıfları rehberimizi inceleyebilir, ardından marka tescili hizmetimizden yararlanabilirsiniz.
Sonuç
Marka tescili, gerçek hak sahibini korumak için vardır; bu korumayı başkasının emeğini ele geçirmek için kullanan tescil hukuken ayakta kalmaz. SMK m. 6/9 kötüniyetli başvuruları itiraz üzerine reddeder, Yargıtay'ın yerleşik içtihadı ise kötü niyetli tescili başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olarak kabul eder. Üstelik kötü niyetin ispatı, sessiz kalma yoluyla hak kaybındaki beş yıllık süreyi de bertaraf eder.
Bu nedenle "geç kaldım" düşüncesiyle hakkınızdan vazgeçmeyin, ancak kötü niyet iddiası titiz bir delil bütünü ve doğru hukuki dayanak gerektirdiğinden, vakit kaybetmeden bir marka vekili veya avukatla görüşmeniz kritik önemdedir. İtiraz ve hükümsüzlük sürecinizde destek almak için Aylar Patent ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. Tüm süreç için 0541 723 85 52 numaralı hattımızdan ya da bilgi@aylarpatent.com adresiyle bize ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.
Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR
✅ Avukat Marka Vekili
Av. Atakan AYLAR Marka Vekilliği Sicil No: 2890 Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
Ticaret Unvanımı Başkası Marka Tescil Ettirdi: Ne Yapmalı?
Yıllardır kullandığınız ticaret unvanınızı bir başkası marka olarak tescil ettirdiyse çaresiz değilsiniz. 6769 sayılı SMK m. 6/6, başkasına ait bir ticaret unvanını içeren marka başvurusuna karşı, unvan sahibine itiraz ve tescil edilmişse hükümsüzlük talep etme hakkı verir.
Dayanak: SMK m. 6/6 — başkasına ait ticaret unvanını (veya işletme adını) içeren marka başvurusuna, hak sahibi itiraz edebilir
İspat kolaylığı: Esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları kapsamında fiili kullanım ispatı aranmaz (Yargıtay 11. HD)
Sınır: Koruma, esas sözleşme + eylemli kullanım alanınızla sınırlıdır; rakip marka tamamen farklı bir sınıftaysa öncelik doğmaz
İtiraz süresi: Marka bültende yayımlandıktan itibaren 2 ay (kesin, uzatılamaz)
Hükümsüzlük süresi: Tescilden itibaren 5 yıl içinde FSHHM'de dava (kötü niyette süre yok)
Önkoşul: Ticaret unvanınızın tescil tarihi, rakip markanın başvuru tarihinden önce olmalıdır
Yıllardır kullandığınız ticaret unvanınızı bir gün marka sorgulamasında ya da bir ihtarname aldığınızda başka birinin marka olarak tescil ettirdiğini fark etmek, çoğu işletme sahibinin aklına gelmeyen ama gerçekte sık karşılaşılan bir durumdur. İyi haber: bu durumda elinizde güçlü bir hukuki dayanak var — SMK m. 6/6. Bu rehber, hakkınızı nasıl kullanacağınızı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin güncel içtihadı ışığında açıklamaktadır. Tüm içerik Aylar Patent avukat ve marka vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır.
Ticaret Unvanım Marka Olarak Tescil Edildi: Bu Mümkün mü?
SMK m. 6/6 uyarınca, tescili istenen markanın başkasına ait bir ticaret unvanını içermesi hâlinde, hak sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. Bu hüküm; ticaret unvanı yanında kişi ismi, fotoğraf, telif hakkı ve diğer sınai mülkiyet haklarını da kapsar. Yani sadece tescilli markanız varsa değil; ticaret unvanınız üzerinden de bir başkasının marka başvurusuna itiraz edebilir veya tescil edilmişse hükümsüzlüğünü talep edebilirsiniz.
📌 Temel kavram: Ticaret unvanı, ticaret siciline tescil edilen resmi şirket adınızdır. Marka ise mal ve hizmetlerinizi ayırt eden işarettir. SMK m. 6/6, bu iki dünyayı birbirine bağlar: ticaret sicilindeki önceki hakkınız, sonraki bir marka başvurusunu engelleyebilir.
Markasal Kullanımı İspat Etmem Gerekir mi?
Bu sorunun yanıtı, çoğu işletme sahibinin rahatlayacağı niteliktedir: hayır, gerekmez — en azından esas sözleşmenizde yer alan faaliyet konuları kapsamında. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı, ticaret unvanına dayalı önceki hak iddiasının, fiili/markasal kullanım ispatı aranmadan, esas sözleşme kapsamı itibarıyla ileri sürülebileceğini açıkça kabul etmektedir.
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2016/4942 E., 2017/6938 K. (06.12.2017)
Davacı şirket, 1997 yılından itibaren kullandığı ticaret unvanına dayanarak, kendisinden sonra aynı ibareyi marka olarak tescil ettiren davalıya karşı hükümsüzlük davası açmıştır. Mahkeme, davalı şirketin esas sözleşmesinde inşaat ve taşımacılık hizmetlerinin yer aldığını, bu nedenle bu hizmetler bakımından ticaret unvanı açısından öncelik hakkı bulunduğunu tespit etmiştir. Karardaki en kritik tespit şudur: davacı şirketin, fiili kullanımı aranmadan, esas sözleşme kapsamı itibarıyla davalı markasının aynı veya aynı tür benzer hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü talep edebileceği kabul edilmiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır.
✅ Pratik sonuç: İtiraz veya dava dilekçenizde, ticaret unvanınızı fiilen kullandığınızı kanıtlayan fatura, reklam, sosyal medya kaydı gibi delilleri toplamak zorunda değilsiniz — en azından esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları kapsamında. Ticaret sicil tasdiknameniz ve esas sözleşmeniz, başlı başına önceki hak iddianızın temelini oluşturur.
Kuralın Sınırı: Eylemli Kullanım Alanı Dışını Korumaz
Yukarıdaki kuralı doğru anlamak için bir dengeyi de görmek gerekir. Esas sözleşme kapsamı sizi fiili kullanım ispatından muaf tutar, ama bu, ticaret unvanınızın sınırsız bir koruma alanı olduğu anlamına gelmez. Yargıtay'ın daha güncel bir kararı, bu korumanın sınırlarını netleştirmektedir.
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2024/5499 E., 2025/3519 K. (20.05.2025)
Davacı şirket, ticaret unvanının ayırt edici kısmına dayanarak, kendisinden sonraki bir marka başvurusunun hükümsüzlüğünü talep etmiştir. Mahkeme, davacı şirketin ticaret unvanını "giyim ürünlerinin üretim, satış ve pazarlaması" hizmetlerinde eylemli biçimde kullandığını, ancak dava konusu marka başvurusunun farklı bir sınıftaki (23. sınıf iplik) mallar için yapıldığını tespit etmiştir. Unvanın eylemli kullanıldığı alan ile dava konusu markanın kapsadığı alan farklı olduğundan, SMK m. 6/6 kapsamında üstün ve öncelikli bir hak bulunmadığına karar verilmiş ve dava reddedilmiştir.
⚠️ İki kararı birlikte okuduğunuzda net bir çerçeve çıkıyor: esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları, itiraz hakkınızın kapsamını belirler ve bu kapsamda kullanım ispatına gerek yoktur. Ancak rakip markanın kapsadığı mal/hizmet sınıfı, sizin esas sözleşmenizdeki faaliyet alanınızın tamamen dışındaysa, ticaret unvanınız o alanda size öncelik hakkı vermez.
İtiraz mı, Hükümsüzlük Davası mı? Hangi Aşamadasınız?
Atılacak adım, rakip markanın hangi aşamada olduğuna göre değişir.
Marka Henüz Tescil Edilmemiş, Bültende Yayımlanmışsa
Bu durumda en hızlı ve ekonomik yol, TÜRKPATENT'e SMK m. 6/6 uyarınca itiraz etmektir. İtiraz, markanın Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanmasından itibaren 2 ay içinde yapılmalıdır. Bu süre kesindir ve uzatılamaz.
Marka Zaten Tescil Edilmişse
Marka tescil edilmiş ve itiraz süresi geçmişse, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde hükümsüzlük davası açmanız gerekir. Bu dava, markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır; bu süre, hükümsüzlük davaları için kanunda öngörülen genel süredir (kötü niyetli tescillerde bu süre uygulanmaz).
Adım
Yapılacak İşlem
Açıklama
Süre
1
Sicil kaydı ve tarih tespiti
Ticaret sicil tasdiknamenizdeki tescil tarihini ve esas sözleşmenizdeki faaliyet konularını çıkarın
Derhal
2
Marka başvurusunun durumu
Marka henüz yayım aşamasındaysa itiraz, tescil edilmişse hükümsüzlük davası yolu açıktır
Yayımdan 2 ay / tescilden 5 yıl
3
İtiraz veya dava dilekçesi
SMK m. 6/6'ya dayalı olarak TÜRKPATENT'e itiraz veya FSHHM'de hükümsüzlük davası
İtiraz: 2 ay / Dava: 5 yıl içinde
4
Esas sözleşme kapsamı savunması
Fiili kullanım ispatına gerek olmadan, esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları kapsamında öncelik iddia edin
Dilekçe hazırlığında
Dilekçenizde Hangi Belgeleri Kullanmalısınız?
Yukarıdaki içtihat ışığında, itiraz veya dava dilekçenizi hazırlarken aşağıdaki belgeleri bir araya getirmeniz, davanızı güçlendirir:
Ticaret sicil tasdiknamesi: ticaret unvanınızın tescil tarihini gösterir — bu tarih, rakip markanın başvuru tarihinden önce olmalıdır
Esas sözleşmeniz: özellikle "şirketin amaç ve konusu" başlığı altındaki faaliyet alanlarının listesi — rakip markanın kapsadığı mal/hizmet sınıflarıyla örtüşüp örtüşmediğini gösterir
Mümkünse fiili kullanım delilleri: zorunlu olmasa da faturalar, reklamlar, sosyal medya kayıtları gibi belgeler dilekçenizi güçlendirir — özellikle eylemli kullanım alanınızı netleştirmek için
Rakip marka başvurusunun veya tescilinin detayları: başvuru/tescil tarihi, kapsadığı mal ve hizmet sınıfları
Ticaret unvanınız başkası tarafından marka tescil edildiyse, itiraz veya hükümsüzlük sürecini birlikte değerlendirelim. Süre kısa ve kesin — vakit kaybetmeyin.
Ticaret unvanımı hiç markasal olarak kullanmadım, yine de itiraz edebilir miyim?
Evet, esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları kapsamında itiraz edebilirsiniz. Yargıtay 2016/4942 sayılı kararında bu açıkça kabul edilmiştir: fiili kullanım ispatı aranmadan, esas sözleşme kapsamı itibarıyla önceki hak iddia edilebilir. Ancak fiili kullanım delillerinizin de bulunması, itirazınızı daha güçlü hale getirir.
Rakip marka benim faaliyet alanımın dışında bir sınıfta tescil edilmiş, yine de itiraz edebilir miyim?
Bu durum daha zorludur. Yargıtay'ın 2024/5499 sayılı kararı, ticaret unvanına dayalı korumanın eylemli kullanım alanıyla sınırlı olduğunu göstermektedir. Esas sözleşmenizde o faaliyet alanı da yer alıyorsa itiraz hakkınız vardır; sözleşmenizde hiç yer almıyorsa, itirazınızın başarı şansı azalır.
İtiraz süresini kaçırdım, başka bir yolum var mı?
Evet. İtiraz süresi (yayımdan itibaren 2 ay) geçse de, marka tescil edildikten sonra 5 yıl içinde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde hükümsüzlük davası açabilirsiniz. Rakip tarafın kötü niyetli olduğunu ispat edebilirseniz, bu 5 yıllık süre de uygulanmaz.
Ticaret unvanımın tescil tarihi rakip markanın başvuru tarihinden sonraysa ne olur?
Bu durumda SMK m. 6/6 kapsamında öncelik hakkından söz edilemez; çünkü hüküm, markanın başvuru tarihinden önce kullanılan veya tescil edilen işaretleri korur. Ticaret unvanınızın tescil tarihi, rakip marka başvurusundan önce olmalıdır.
İlgili Rehberler
Markanızı baştan koruma altına almak ve benzer ihtilafları önlemek için marka tescili hizmetimizi inceleyebilirsiniz. Marka başvurunuz reddedildiyse atılacak adımlar için Markam Reddedildi: Ne Yapmalı? rehberimiz de faydalı olacaktır.
Sonuç
Ticaret unvanınız, sadece şirketinizin resmi kimliği değil; aynı zamanda SMK m. 6/6 kapsamında size sonraki marka başvurularına karşı itiraz ve hükümsüzlük hakkı veren bir sınai mülkiyet varlığıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı, bu hakkı kullanırken fiili kullanım ispatına gerek olmadığını, esas sözleşmenizdeki faaliyet konularının yeterli olduğunu açıkça kabul etmektedir.
Bununla birlikte bu koruma sınırsız değildir; rakip markanın kapsadığı alan, sizin esas sözleşmenizdeki ve eylemli faaliyet alanınızla örtüşmelidir. Bu dengeyi doğru kurgulamak, itirazınızın veya davanızın başarı şansını doğrudan belirler. SMK m. 6/6 kapsamındaki süreçler kesin süreler ve titiz bir esas sözleşme yorumu gerektirdiğinden, vakit kaybetmeden bir marka vekili veya avukatla görüşmeniz önemlidir.
İtiraz ve hükümsüzlük sürecinizde destek almak için Aylar Patent ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. Tüm süreç için 0541 723 85 52 numaralı hattımızdan ya da bilgi@aylarpatent.com adresiyle bize ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.
Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR
✅ Avukat Marka Vekili
Av. Atakan AYLAR Marka Vekilliği Sicil No: 2890 Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
“Bir tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamışsa o tasarım yenidir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.”
Bu tanım kısa görünüyor ama uygulamada en çok yanlış anlaşılan kriter burada. “Benim tasarımım farklı, çünkü rengi veya boyutu değişik” diyen çoğu başvuru sahibi, TÜRKPATENT’in “küçük ayrıntı” değerlendirmesiyle karşılaşıp ret kararı alıyor. Aşağıda altı gerçek karar üzerinden bu sınırın nerede çizildiğini gösteriyoruz.
Yenilik, bir tasarımın tescil edilebilmesi için sağlaması gereken iki temel şarttan biridir; diğeri ayırt ediciliktir. SMK m. 56/4 uyarınca bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamışsa o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
Bu tanım kısa görünse de, uygulamada başvuru sahiplerinin en çok zorlandığı ve en çok yanlış anladığı kriterdir. “Benim tasarımım farklı, çünkü rengi, malzemesi veya boyutu değişik” diyen pek çok başvuru sahibi, TÜRKPATENT’in “küçük ayrıntı” değerlendirmesiyle karşılaşıp ret kararı alır. Bu yazıda, TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu’nda yer alan gerçek ret ve kabul kararlarını görsellerle birlikte inceleyerek, yenilik kriterinin pratikte nasıl uygulandığını göstereceğiz.
Yenilik tanımındaki en kritik kavram “küçük ayrıntı”dır, çünkü iki tasarım birebir aynı olmasa da, aralarındaki fark küçük ayrıntı seviyesinde kalıyorsa kanun onları aynı kabul eder. TÜRKPATENT’in kılavuzunda bu sınır şöyle netleştirilir: aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli değildir, çünkü bu özellikler tasarımın görünüm özellikleri açısından aslî unsuru oluşturmaz.
✅ Pratik sonuç: tasarımınız önceki bir tasarımla birebir aynıysa, sadece renk, malzeme veya boyut değiştirerek ek tasarım başvurusu yapmanıza gerek yoktur — bu başvuru zaten reddedilecektir. Yenilik, görünümün asli unsurlarında aranır.
TÜRKPATENT’in Gerçek Ret Kararlarından Örnekler
Aşağıdaki altı örnek, TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) gerçek kararlarından alınmıştır. İlk dördü yenilik kriterini karşılamadığı için reddedilmiş başvurulardır; son ikisi ise ilk aşamada reddedilmiş ama itiraz üzerine YİDK tarafından tescil edilmiştir.
1. Kedi Barınağı — Köşedeki Delik Yeterli Farklılık Sayılmadı
Şekil 164-165: Kedi barınağı — köşedeki delik farkı yenilik için yeterli görülmedi (TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu 2026)
❌ TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı
İki kedi barınağı tasarımı karşılaştırıldığında, başvuruya konu tasarımın köşesindeki deliğin önceki tasarımda bulunmaması, TÜRKPATENT tarafından sadece “ayrıntıda farklılık” olarak değerlendirilmiş ve başvuru reddedilmiştir.
2. Sehpa — Genel Form Aynıysa Eğim ve Yükseklik Farkı Yetmiyor
Şekil 166-167: Sehpa — genel form ve çapraz bağlantı kuşağı aynı olduğu için başvuru reddedildi
❌ TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı
Sehpa tasarımında üst tablanın dairesel kenar eğimi ve ayak bağlantı kuşağının yerden yüksekliği farklı olsa da, her iki tasarımın üst tablasının yuvarlak olması ve ayaklarında çapraz bağlantı kuşağının bulunması, tasarımları TÜRKPATENT nezdinde aynı kılmıştır.
3. Oyuncak Yazı Tahtası — Beş Ayrı Unsurun Aynı Olması Reddi Doğurdu
Şekil 168-169: Oyuncak yazı tahtası — beş tasarımsal unsurun örtüşmesi yenilik kriterini ortadan kaldırdı
❌ TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı
Bu örnek, TÜRKPATENT’in karşılaştırmayı ne kadar ayrıntılı yaptığını gösterir. Dikdörtgen yazı alanı, çevresindeki yeşil-kavuniçi çerçeve, çerçevenin sol-alt tarafındaki üçgen/dairesel/kalp düğmeler, sağ taraftaki ipli kalem ve üstteki tutma sapı — bu beş unsurun birlikte aynı olması, iki ayrı üreticinin ürünü olsa da tasarımları aynı kategoriye sokmuştur.
Şekil 170-171: Desen — dökülen yaprak ve nota detayı küçük ayrıntı sayıldı, başvuru reddedildi
❌ TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı
İki desen tasarımı da papatya, müzik portesi ve yatay çizgilerden oluşuyor. Başvuruya konu tasarımda dökülen papatya yaprakları ve farklı nota dizilimi gibi ufak farklılıklar bulunsa da, TÜRKPATENT bu farklılıkları küçük ayrıntı olarak değerlendirmiş ve başvuruyu reddetmiştir.
İtiraz Üzerine Kabul Edilen Örnekler: Sınır Nerede?
Aşağıdaki iki örnek, ilk aşamada Tasarımlar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedilmiş, ancak başvuru sahiplerinin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’na yaptığı itirazlar sonucunda YİDK tarafından tescil edilmiştir. Bu örnekler, “küçük ayrıntı” ile “belirgin farklılık” arasındaki sınırın nerede çizildiğini gösterir.
5. Koltuk — Kolçak Biçimi ve Çıta Döşemesi Belirgin Farklılık Sayıldı
Şekil 172-173: Koltuk — kolçak biçimi, açı ve çıta döşemesi farkı YİDK tarafından belirgin farklılık sayıldı
✅ Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)
YİDK, her iki koltuk tasarımındaki kolçakların biçimlerini ve açılarını, oturma yerlerinin alın kısımlarını ve yaslanma yerlerindeki çıtaların bitişik veya ayrı döşenmesini birlikte değerlendirmiş ve bunları belirgin farklılıklar olarak kabul ederek tasarımı tescil etmiştir.
6. Avize — Jut Halat ve Görünür Ampul Duyu Tescili Kurtardı
Şekil 174-175: Avize — jut halat detayı ve görünür ampul duyu YİDK tarafından belirgin farklılık sayıldı
✅ Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)
Ahşap uç kısımlarına jut bitkisinden halat sarılı olması ve ampul duylarının dışarıda, görünür durumda bulunması, YİDK tarafından önceki tasarımdan belirgin biçimde farklı olarak değerlendirilmiş ve tasarımın tesciline karar verilmiştir.
💡 Koltuk ve avize örnekleri ile kedi barınağı, sehpa, oyuncak yazı tahtası örnekleri arasındaki fark şudur: ilk aşamada reddedilen dört örnekte fark tek bir küçük detaya (delik, eğim, yükseklik, yaprak deseni) dayanıyordu. İtiraz üzerine kabul edilen örneklerde ise birden fazla unsurun (kolçak biçimi + açı + çıta döşemesi; jut halat + görünür duy) birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan kümülatif farklılık belirleyici olmuştur.
Yenilik Değerlendirmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar
Her Tasarım Ayrı Ayrı Kıyaslanır
TÜRKPATENT’in yenilik incelemesinde önemli bir usul kuralı vardır: birden fazla önceki tasarımın özellikleri birleştirilerek tek bir karşılaştırma yapılamaz; her bir önceki tasarım ayrı ayrı kıyaslanır. Bu kural Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Karen Millen Fashions vs Dunnes Stores kararına (C-345/13, 19.06.2014) dayanmaktadır.
Sadece Sunulan Görünüm Açısı Kıyaslanır
Başvuruda sadece ön perspektiften görünüm verilmişse, önceki tasarımların da yalnızca bu açıdan görünümüyle kıyaslama yapılır; önceki tasarımın diğer açılardan görünümleri dikkate alınmaz. Bu, görsel anlatımın neden bu kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterir — yetersiz görünüm sunmak hem koruma kapsamını hem de yenilik değerlendirmesini etkiler.
Bilinen Bir Tasarımı Farklı Ürüne Uygulamak Yeniliği Sağlamaz
Tasarımın uygulandığı ürünün adı veya sınıfı koruma kapsamını etkilemez (SMK m. 61/3). Bilinen bir tasarım farklı bir ürüne uygulanırsa yenilik kriteri sağlanmaz — örneğin bilinen bir oyuncak araba tasarımının yaş pastaya uygulanması, AB Adalet Divanı’nın Easy Sanitary Solutions vs Group Nivelles kararına (C-361/15 P, 21.09.2017) göre yenilik kriterini karşılamaz.
12 Aylık Hoşgörü Süresi: Kendi Paylaşımınız Aleyhinize Sayılmaz
Yenilik kriterinin en pratik istisnası hoşgörü süresidir (grace period). Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru veya rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi tarafından kamuya sunulmuşsa, bu açıklama tasarımın yeniliğini etkilemez (SMK m. 57/2).
Bu düzenlemenin amacı açıktır: tasarımcıya, tasarımını piyasada test etme ve ekonomik getirisini ölçme fırsatı vermek. Bir fuarda sergilenen, sosyal medyada paylaşılan veya kataloğa eklenen bir tasarım, paylaşım tarihinden itibaren 12 ay içinde başvuru yapılırsa yenilik kaybına uğramaz.
⚠️ Hoşgörü süresi yalnızca tasarımcının kendi paylaşımı için geçerlidir. Üçüncü bir kişi aynı veya benzer tasarımı bu 12 aylık süre içinde bağımsız olarak (kötü niyetli kopyalama olmadan) kamuya sunarsa, bu açıklama sizin başvurunuzun yeniliğini etkiler. En güvenli strateji, kamuya sunmadan önce başvuru yapmaktır.
Tasarımınızın yenilik kriterini karşılayıp karşılamadığına ilişkin ön araştırma için Av. Atakan AYLAR’dan destek alın.
Tasarımım rengi dışında her şeyiyle aynı, tescil edilir mi?
Büyük olasılıkla hayır. TÜRKPATENT’in kılavuzunda açıkça belirtildiği üzere, renk farklılığı çoğu zaman küçük ayrıntı olarak değerlendirilir ve yenilik kriterini karşılamaz. Tasarımın asli unsurlarında (form, oran, yerleşim) fark olmadan sadece renk değişikliğiyle yapılan başvurular reddedilme riski taşır.
Tasarımımı fuarda sergiledim, hâlâ başvuru yapabilir miyim?
Evet, 12 aylık hoşgörü süresi içindeyseniz başvuru yapabilirsiniz (SMK m. 57/2). Ancak bu süre geçtikten sonra kendi paylaşımınız bile yeniliği ortadan kaldırır. En güvenli yol, kamuya sunmadan önce başvuru yapmaktır.
Tasarımım reddedildi, itiraz etmeye değer mi?
Bu yazıdaki koltuk ve avize örnekleri gösteriyor ki, ilk aşamada reddedilen başvurular itiraz üzerine tescil edilebiliyor. Özellikle birden fazla unsurda (form, oran, malzeme detayı, görünür parça) birlikte farklılık varsa, bu kümülatif farklılığı YİDK’ya somut biçimde sunan bir itiraz başarılı olabilir.
Aynı tasarımı farklı bir ürün için kullanırsam yenilik kazanır mı?
Hayır. SMK m. 61/3 uyarınca ürün adı ve sınıfı koruma kapsamını etkilemez; bilinen bir tasarımın farklı bir ürüne uygulanması yenilik kriterini karşılamaz.
Sonuç
Yenilik kriteri, görünüşte basit bir kural — “aynısı önceden kamuya sunulmamış olmalı” — gibi dursa da, uygulamada TÜRKPATENT’in “küçük ayrıntı” değerlendirmesi pek çok başvuruyu zorlu bir sınavdan geçirir. Yukarıdaki altı gerçek örnek gösteriyor ki, tek bir unsurdaki fark (bir delik, bir eğim, bir yaprak deseni) genellikle yetersizdir; birden fazla unsurun birlikte farklılaşması ise belirgin bir izlenim yaratabilir.
Başvuru öncesi kapsamlı bir ön araştırma yapmak, hangi unsurların asli ve hangilerinin küçük ayrıntı sayılacağını önceden tahmin etmek, hem ret riskini azaltır hem de gerekirse güçlü bir itiraz stratejisi kurmanızı sağlar.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Görseller TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu 2026’dan alınmıştır. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.
Tescilli bir tasarımın taklit edilerek üretilmesi ve satılması cezasız kalmıyor. 6769 sayılı SMK‘da tasarım hakkına tecavüze ilişkin müstakil bir ceza hükmü yok; ama bu fiil 6102 sayılı TTK kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturuyor.
TTK Madde 55/1 ve 62 — Haksız Rekabet
“Başkalarının iş ürünlerinden izinsiz yararlanmak, mallarını veya iş ürünlerini taklit etmek ve karışıklığa yol açacak biçimde tanıtım yapmak haksız rekabet fiilidir; bu fiillerden birini kasten işleyenler şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir.”
Uygulamada bu çoğu zaman gözden kaçıyor. Hak sahibi savcılığa şikâyette bulunduğunda, savcılık “SMK’da bu fiil suç olarak düzenlenmemiştir” diyerek dosyayı kapatabiliyor. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu yaklaşımı birden fazla kararında düzeltti: doğru soru “SMK’da suç var mı” değil, “aynı fiil TTK kapsamında haksız rekabet suçu oluşturuyor mu” sorusu.
Tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabet suçunu oluşturur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu‘nda tasarım hakkına tecavüze ilişkin müstakil bir ceza hükmü bulunmasa da, bu durum ihlalin cezasız kaldığı anlamına gelmiyor. Tescilli bir tasarımın taklit edilerek üretilmesi ve satılması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturur ve hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir. Yani tasarım taklidi cezası, çoğu kişinin sandığının tersine, mevcuttur — sadece kanun referansı farklıdır.
Bu gerçek uygulamada çoğu zaman gözden kaçıyor. Tasarımı taklit edilen hak sahibi, taklit ürün şikayeti için savcılığa başvurduğunda, savcılıklar “SMK’da bu fiil suç olarak düzenlenmemiştir, uyuşmazlık hukuki niteliktedir” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verebiliyor. Bu hatalı bir değerlendirme — çünkü aynı fiil başka bir kanun kapsamında suç oluşturuyor.
⚠️ Savcılığın yalnızca SMK’ya bakıp orada suç bulamaması, soruşturmanın sonu olmamalı. Aynı fiil TTK kapsamında ayrıca değerlendirilmeyi gerektiriyor.
TTK m. 55/1: Hangi Fiiller Haksız Rekabet Sayılır?
Tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabet suçunu vücuda getiriyor. TTK m. 55/1‘e göre başkalarının iş ürünlerinden izinsiz yararlanmak, mallarını veya iş ürünlerini taklit etmek ve karışıklığa yol açacak biçimde tanıtım yapmak haksız rekabet fiili sayılıyor; bu fiillerden birini kasten işleyenler TTK m. 62 uyarınca şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabiliyor.
Yani savcılığın bakması gereken soru “SMK’da suç var mı” değil, “aynı fiil TTK kapsamında haksız rekabet suçu oluşturuyor mu” sorusu. Bir tasarımın taklit edilerek üretilip satılması, tipik olarak TTK m. 55/1-(b) (taklit) ve (d) (karıştırılmaya yol açan tanıtım) bentlerine giriyor. Savcılığın bu değerlendirmeyi yapmadan dosyayı kapatması, eksik soruşturma anlamına geliyor.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin Güncel Kararları
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, savcılıkların bu hatalı uygulamasını birden fazla kararında düzeltti.
1. Bilirkişi Tespitine Rağmen Kapatılan Dosya
📋 Yargıtay 7. Ceza Dairesi — 2023/8776 E., 2024/10687 K. (03.12.2024)
Tescilli tasarımın taklit edilerek üretilip satıldığı bir şikâyette, savcılık başlangıçta uyuşmazlığı hukuki nitelikte görüp kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay, bilirkişi raporunda tasarımların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmasının, eylemin TTK kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturma ihtimaline işaret ettiğini; bu ihtimal değerlendirilmeden soruşturmanın kapatılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtti.
2. “SMK’da Suç Değil” Gerekçesiyle Kapatılan Dosya
📋 Yargıtay 7. Ceza Dairesi — 2023/13764 E., 2023/7045 K. (13.09.2023)
Tescilli tasarımların sosyal medya üzerinden taklit edilerek satışa sunulduğu bir dosyada savcılık, SMK m. 30’da tescilli tasarıma tecavüzün suç olarak düzenlenmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Yargıtay, noter tespit tutanağı ve sosyal medya delillerinin TTK kapsamında haksız rekabet suçu yönünden yeterince araştırılmadığını belirterek soruşturmanın genişletilmesi gerektiğine hükmetti.
İki kararın ortak noktası dikkat çekici: savcılıklar tek bir kanuna (SMK) bakıp orada suç bulamayınca dosyayı kapatıyor; oysa aynı fiil başka bir kanun (TTK) kapsamında değerlendirilmeyi gerektiriyor. Yargıtay, bu dar bakış açısını her iki kararda da açıkça eleştirdi.
Şikâyet Dilekçesi Hazırlarken Yapılması Gereken
Bu içtihat ışığında, tasarım hakkı ihlaline ilişkin bir ceza şikâyeti hazırlarken yalnızca SMK hükümlerine atıf yapmak yeterli değil. Dilekçenin TTK m. 55 ve m. 62‘ye açıkça dayandırılması, savcılığın “SMK’da suç yok” gerekçesiyle dosyayı kapatma ihtimalini önemli ölçüde azaltıyor.
Dosyaya konulacak deliller de sadece tasarımın benzerliğini değil, taklidin müşteri nezdinde karışıklığa yol açtığını ve haksız bir ticari avantaj sağladığını göstermeli. Bu, TTK m. 55/1’in unsurlarını doğrudan karşılıyor.
📄 Noter Tespit Tutanağı
İnternet veya sosyal medya üzerindeki taklit satışların zaman damgalı tespiti.
🔍 Bilirkişi Raporu
Tasarımların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun teknik tespiti.
📦 Ürün Karşılaştırması
Orijinal ve taklit ürünlerin yan yana fiziksel/görsel karşılaştırması.
🛒 E-Ticaret ve Sosyal Medya Kayıtları
Taklidin satışa sunulduğu platform, fiyat ve tanıtım içerikleri.
⚠️ Savcılıktan “SMK’da bu suç düzenlenmemiştir” gerekçesiyle takipsizlik kararı almışsanız, bu karar tek başına dosyanın sonu değildir. İtiraz dilekçesinde Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin yukarıdaki içtihadına dayanarak TTK m. 55 ve m. 62 kapsamında değerlendirme yapılmadığını vurgulamak, itirazın kabul edilme ihtimalini artırır.
Tasarım hakkı ihlaline uğradıysanız veya savcılıktan hatalı bir takipsizlik kararı aldıysanız, Av. Atakan AYLAR’dan destek alın.
Tasarım hakkına tecavüz SMK’da suç olarak düzenlenmiş midir?
Hayır, 6769 sayılı SMK’da tasarım hakkına tecavüze ilişkin müstakil bir ceza hükmü bulunmamaktadır. Ancak bu, ihlalin cezasız kaldığı anlamına gelmez; aynı fiil 6102 sayılı TTK kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturabilir.
Savcılık “SMK’da suç yok” diyerek takipsizlik kararı verirse ne yapılmalı?
Bu karar tek başına dosyanın sonu değildir. İtiraz dilekçesinde Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin içtihadına dayanarak TTK m. 55 ve m. 62 kapsamında değerlendirme yapılmadığı vurgulanmalıdır; bu, itirazın kabul edilme ihtimalini artırır.
Tasarım taklidinde hangi deliller toplanmalıdır?
Noter tespit tutanağı, bilirkişi raporu, ürün karşılaştırması, sosyal medya ve e-ticaret kayıtları toplanmalıdır. Bu deliller sadece tasarımın benzerliğini değil, taklidin müşteri nezdinde karışıklığa yol açtığını ve haksız ticari avantaj sağladığını da göstermelidir.
Tasarım hakkına tecavüzde ceza ne kadardır?
TTK m. 62 uyarınca haksız rekabet fiilini kasten işleyenler, şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir.
Sonuç
Tasarım hakkına tecavüz suçtur — ama bu suç SMK’da değil, TTK’da düzenlenmiştir. Tescilli bir tasarımın taklit edilerek üretilip satılması, taklit ve karıştırılma unsurları üzerinden TTK m. 55 ve m. 62 kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturur ve hapis veya adli para cezası doğurabilir. Tasarım tescili kopyalama suç mu sorusunun yanıtı bu yüzden net: evet, ama doğru kanun referansıyla ilerlemek gerekiyor. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin güncel kararları, savcılıkların salt SMK’ya bakarak verdiği takipsizlik kararlarının hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
SMK m. 5/1-ç, başvurusu yapılan markanın önceki bir markayla aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olması halinde uygulanan mutlak ret nedenidir.
6769 Sayılı SMK — Madde 5/1-ç (Tam Metin)
“Marka tescilinde mutlak ret nedenleri
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.”
Marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler, TÜRKPATENT ve Yargıtay tarafından farklı anlaşılmaktadır. Kurum ayırt edilemeyecek kadar benzerlikte çok katı bir tutum sergilerken Yargıtay daha esnek kararlar vermektedir.
Markanın SMK 5/1-ç gerekçesiyle reddi durumunda emsal Yargıtay kararları ile birlikte güçlü bir itiraz dilekçesi hazırlanmalıdır.
SMK 5/1-ç Maddesi Nedir? Markanız Neden Reddedildi?
SMK m. 5/1-ç, tescil başvurusu yapılan bir markanın, daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olması durumunda mutlak ret nedeni oluşturduğunu düzenler. Bu, marka hukukundaki en sık uygulanan ve en çok itiraza konu olan ret gerekçelerinden biridir.
TÜRKPATENT’ten “markanız 5/1-ç maddesi uyarınca reddedildi” bildirimi alan başvuru sahiplerinin çoğu, kendi markalarının önceki markadan görsel olarak farklı olduğunu düşünür — bir logo eklemiş, bir harf koymuş, farklı bir yazı tipi kullanmıştır. Bu sezgi çoğu zaman doğrudur; ama TÜRKPATENT’in 5/1-ç maddesini uyguladığı pratik, bu sezgiyle her zaman örtüşmez.
Bu rehberde, Kurumun “ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” incelemesinde nasıl bir yorum benimsediğini, Yargıtay’ın bu yorumu nasıl düzelttiğini ve markanız reddedildiğinde itiraz dilekçenizi nasıl güçlendirebileceğinizi gerçek kararlarla göstereceğiz.
Kanunun Aradığı Eşik: “Araştırma Gerektirmeyecek Kadar Açık Ayniyet”
SMK m. 5/1-ç — Uygulama Eşiği
SMK m. 5/1-ç maddesinin uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin, iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir. Bu eşik, kanunun bilinçli bir tercihidir: 5/1-ç maddesi yalnızca başvuru anında, derinlemesine bir karşılaştırma yapılmadan dahi açıkça görülebilen ayniyet durumları için tasarlanmıştır.
Markalar arasında belirli düzeyde bir benzerlik bulunması, hatta tüketicide bir bağlantı kurulma ihtimalinin doğması bile, tek başına 5/1-ç maddesinin uygulanması için yeterli değildir. Bu tür “orta düzey benzerlik” durumları, SMK m. 6/1 kapsamındaki nispi ret sebebi değerlendirmesine girer — ki bu, başvuru aşamasında değil, itiraz üzerine daha kapsamlı bir incelemeyi gerektirir.
💡 Pratik fark şudur: 5/1-ç maddesi “bu markalar tıpatıp aynı mı, yoksa ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzer mi?” sorusuna yanıt arar. Eğer yanıt “hayır, ama yine de benziyorlar” ise, doğru değerlendirme zemini 5/1-ç değil, m. 6/1’dir.
Eleştiri: Kurum’un Uygulaması Neden Çok Katı?
Bir avukat olarak yıllardır bu tür itiraz dosyalarıyla çalışırken gördüğüm örüntü şudur: TÜRKPATENT’in ilk inceleme aşamasındaki 5/1-ç değerlendirmesi, kanunun aradığı yüksek eşiği çoğu zaman karşılamıyor. Kurum, ortak bir kelime unsuru gördüğünde — markaların logosu, renk düzeni, ek harfleri ne kadar farklı olursa olsun — genellikle ayniyet tespiti yapma eğilimindedir.
Bu yaklaşımın sorunu açıktır: 5/1-ç maddesi “derin inceleme gerektirmeyecek kadar açık” bir ayniyeti aramaktadır; oysa Kurum’un pratikte yaptığı şey çoğu zaman tam da bu derin incelemenin kendisidir — sadece sonucu, başvuru sahibinin aleyhine ilk aşamada ve itiraz hakkı sınırlı biçimde veriliyor. Bu, hem başvuru sahipleri için öngörülemezlik yaratıyor hem de itiraz ve dava sürecini gereksiz yere uzatıyor.
⚠️ Bu katı yorumun bedelini ödeyen taraf nihai olarak başvuru sahibidir: aylarca süren itiraz süreci, dava masrafları ve bu süre boyunca markasını tescilsiz kullanmanın getirdiği hukuki risk. Aşağıdaki beş karar, Yargıtay’ın ve istinaf mahkemelerinin bu katı yorumu sistematik biçimde düzelttiğini gösteriyor — bu da Kurum’un ilk aşama değerlendirmesinin sorgulanması gerektiğine işaret ediyor.
Yargıtay’ın Düzeltici İçtihadı: 5 Gerçek Karar
Aşağıdaki beş karar, TÜRKPATENT’in (veya YİDK’in) 5/1-ç maddesi uyarınca verdiği ret kararlarının, Yargıtay ve istinaf mahkemeleri tarafından iptal edildiği gerçek dosyalardır. Her birinde ortak nokta aynıdır: Kurum ayniyet tespit etmiş, yargı ise markalar arasında 5/1-ç eşiğini aşan bir benzerlik bulunmadığına hükmetmiştir.
Başvuru konusu marka (solda, R logolu Rota Hidrolik) ve redde mesnet marka (sağda, pusula logolu Rota Hidrolik)
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2024/6557 E., 2025/4048 K. (04.06.2025)
TÜRKPATENT YİDK, “Rota Hidrolik” kelime unsurunu ortak içeren iki markanın ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğuna karar vererek yeni başvuruyu reddetmiştir. Yargıtay bu kararı onayan istinaf kararını incelemiş ve markaların kelime unsuru aynı olsa da şekil unsurlarının belirgin şekilde farklılaştığını, bu farkın markalara asgari düzeyde ayırt edicilik kattığını tespit etmiştir. Tüketicide bir bağlantı kurulma ihtimali doğsa dahi bunun SMK m. 6/1 kapsamında nispi ret sebebi olabileceğini, markalar arasındaki benzerlik düzeyinin SMK m. 5/1-ç anlamında mutlak ret gerekçesini karşılamadığını belirterek Kurum kararının iptaline hükmetmiştir.
2. Adamo Kararı: Logo ve Ek Kelime Ayniyeti Kaldırır
Başvuru konusu marka (solda, A logolu “Adamo Cafe”) ve redde mesnet marka (sağda, yalın “ADAMO” kelime markası)
📋 Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi — 2023/1298 E., 2025/1539 K. (11.09.2025)
Mahkeme, SMK m. 5/1-ç maddesinin uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiğini vurgulamıştır. “CAFE + şekil” ibareli başvuru ile redde mesnet markanın şekil unsuru ve “cafe” ibaresinden kaynaklanan farkın ilk bakışta göze çarptığını belirterek, başvuru markasının redde mesnet marka ile aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunun söylenemeyeceğine hükmetmiş ve markanın yayımlanmasına karar vermiştir.
3. Genesis Kararı: Özgün Kompozisyon Ayniyeti Önler
Başvuru konusu marka (solda, kanat logolu Genesis) ve redde mesnet marka (sağda, yalın serif “GENESİS” kelime markası)
📋 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — 2021/932 E., 2022/1588 K. (24.11.2022)
Özel Daire, redde mesnet markanın asıl unsuru olan ibarenin başvuru markasına birebir aktarıldığını, şekil unsuru belirgin olsa da markaya ayırt edici karakteri kelime unsurunun verdiğini belirterek ayniyet tespiti yapmıştı. Hukuk Genel Kurulu ise başvuru markasında kullanılan ibarelerin özgün bir kompozisyon oluşturacak şekilde bir araya getirildiğini, bu kullanılış biçiminin başvuru markasını redde mesnet markadan ayniyeti ortadan kaldıracak düzeyde farklılaştırdığını, bu farklılığın hedef kullanıcı kitlesi nezdinde fark edilebilir nitelikte olduğunu tespit ederek markalar arasında ayniyet ölçüsünde bir benzerlik bulunmadığına karar vermiştir.
✅ Bu karar özellikle önemlidir, çünkü Hukuk Genel Kurulu kararıdır — Yargıtay’ın en yüksek içtihat birleştirme organının kararı. Ortak kelime unsuru birebir aynı olsa bile, logonun ve kompozisyonun markaya kattığı özgün karakterin ayniyeti ortadan kaldırabileceğini netleştirmektedir.
Başvuru konusu marka (solda, Arapça yazılı çember + AURA) ve redde mesnet marka (sağda, teal/lacivert renkli AURA)
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2024/5703 E., 2025/3613 K. (22.05.2025)
Mahkeme, başvuru kapsamında reddolunan hizmetlerin bir kısmı için taraf markalarının aynı veya aynı tür hizmetleri kapsadığını, ancak markalar arasında bütünsel algılar ve özellikle görsel unsurlar açısından oluşan farklılığın, işaretlerin 5/1-ç maddesi kapsamında aranılan kriterler çerçevesinde değerlendirilmesinin önüne geçtiğini belirtmiştir. İşaretlerin aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduklarından bahsedilemeyeceğine hükmetmiştir.
5. Artı 1 Kararı: Yazım Biçimi ve Logo Farkı Yeterlidir
Başvuru konusu marka (solda, alışveriş arabası logolu “Artı 1 Süpermarket”) ve redde mesnet marka (sağda, sade yazılı “arti1”)
📋 Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi — 2023/1363 E., 2025/1853 K. (10.10.2025)
Mahkeme, marka başvurusunun SMK m. 5/1-ç maddesi uyarınca mutlak sebeple reddi için markalara konu işaretlerin ya tamamen aynı ya da ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde yüksek benzerliğe sahip olması gerektiğini vurgulamıştır. Redde gerekçe markalar ile dava konusu marka arasında görsel ve ek unsurlar açısından mevcut farklılığın, işaretlerin 5/1-ç maddesi kapsamında aranılan kriterler çerçevesinde değerlendirilmesinin önüne geçtiğini belirterek, işaretlerin aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduklarından bahsedilemeyeceğine karar vermiştir.
Bu Beş Karardan Çıkan Ortak İlkeler
Yukarıdaki kararları tek tek incelediğinizde, Yargıtay ve istinaf mahkemelerinin tutarlı biçimde vurguladığı birkaç ilke ortaya çıkıyor:
1
Şekil/logo unsuru her zaman “göz ardı edilebilir süsleme” değildir — markaya asgari düzeyde de olsa ayırt edicilik katabilir (Rota Hidrolik)
2
Ek bir kelime veya ibare (örneğin “cafe”, “süpermarket”) ilk bakışta göze çarpan bir fark yaratıyorsa, ayniyet değerlendirmesini değiştirir (Adamo)
3
Ortak kelime unsuru birebir aynı olsa bile, bu unsurun özgün bir kompozisyon içinde kullanılması ayniyeti ortadan kaldırabilir (Genesis)
4
Renk, biçim ve genel görsel algıdaki farklılıklar, kelime benzerliğinden bağımsız olarak değerlendirmeyi etkiler (Aura)
5
Yazım biçimi, büyük/küçük harf kullanımı ve logo varlığı, “ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde yüksek benzerlik” eşiğini düşürebilir (Artı 1)
✅ Tüm kararların ortak vurgusu: 5/1-ç maddesi istisnai ve dar yorumlanması gereken bir hükümdür. Markanız arasında “bir bağlantı kurulma ihtimali” olması, otomatik olarak 5/1-ç kapsamına girdiği anlamına gelmez — bu, daha kapsamlı bir incelemeyi gerektiren m. 6/1 nispi ret sebebi alanına girer.
Markanız Reddedildiğinde: İtiraz Dilekçenizi Nasıl Güçlendirirsiniz?
SMK 5/1-ç maddesi uyarınca ret kararı aldıysanız, itiraz dilekçenizde aşağıdaki unsurları sistemli biçimde ele almanız, itirazın kabul edilme ihtimalini önemli ölçüde artırır.
👁️ 1. Görsel (Vizüel) Karşılaştırma
Markanızdaki ek harf, logo, renk veya kompozisyon unsurlarının redde mesnet markada bulunmadığını somut biçimde gösterin. İki markayı yan yana görsel olarak karşılaştıran bir tablo, kararı veren uzmanın işini kolaylaştırır.
🔊 2. İşitsel (Fonetik) Karşılaştırma
Markanız telaffuz edildiğinde redde mesnet markadan farklı bir ses uyumu, hece sayısı veya vurgu yaratıyorsa, bunu açıkça belirtin. Ek bir ön ses veya harf, kulakta farklı bir tını oluşturabilir.
💭 3. Kavramsal (Anlamsal) Karşılaştırma
Markanızdaki ek unsurun, tüketici nezdinde farklı bir aidiyet, alt marka algısı veya anlamsal çağrışım yarattığını gösterin. Bu, özellikle markanızın bir coğrafi isim veya yaygın kelimeyle ilişkili olduğu durumlarda önemlidir.
⚖️ 4. İçtihat Desteği
Yukarıdaki beş karardan durumunuza en yakın olanı (veya birden fazlasını) itiraz dilekçenize ekleyin. Kurum’un kendi içtihadıyla çelişen bir ret kararı verdiğini somut emsallerle göstermek, itirazın gücünü artırır.
💡 İtiraz dilekçesi hazırlarken kullanılabilecek pratik bir yöntem: markanız ile redde mesnet markayı görsel, işitsel, kavramsal ve içtihat uyumu olmak üzere dört başlıkta karşılaştıran bir tablo hazırlamak. Bu, Kurumun değerlendirmesini yapılandırılmış ve somut bir çerçeveye oturtur.
SMK 5/1-ç maddesi gerekçesiyle ret kararı aldıysanız, itiraz dilekçenizi güçlendirmek için Av. Atakan AYLAR’dan destek alın.
Markamda redde mesnet markanın kelimesi birebir geçiyor, kesin reddedilir mi?
Hayır, otomatik olarak değil. Genesis kararı gibi emsaller gösteriyor ki, ortak kelime unsuru birebir aynı olsa bile, bu unsurun özgün bir kompozisyon, logo veya ek unsurla birlikte kullanılması ayniyeti ortadan kaldırabilir. Değerlendirme bütünsel yapılır, sadece kelime unsuruna bakılmaz.
5/1-ç maddesinden ret aldım, itiraz etmeye değer mi?
Bu rehberdeki beş karar, Kurum’un ilk aşama 5/1-ç değerlendirmesinin yargı tarafından sıklıkla düzeltildiğini gösteriyor. Markanızda logo, ek kelime, renk veya kompozisyon farkı varsa itiraz etmeye değer bir zemin olabilir; durumunuzu bu beş emsalle karşılaştırmanız faydalı olur.
5/1-ç ile 6/1 maddesi arasındaki fark nedir?
5/1-ç, markaların aynı veya derin inceleme gerektirmeyecek kadar açık biçimde ayırt edilemez olduğu durumlar için mutlak ret nedenidir ve başvuru aşamasında resen uygulanır. 6/1 ise daha düşük yoğunluktaki benzerlik ve karıştırılma ihtimali durumları için nispi ret nedenidir ve üçüncü kişilerin itirazı üzerine değerlendirilir. Yargıtay kararları, Kurum’un çoğu zaman 6/1 kapsamına giren durumları hatalı biçimde 5/1-ç olarak değerlendirdiğini göstermektedir.
İtiraz reddedilirse hangi yollar kalır?
YİDK’in itirazınızı da reddetmesi halinde, bu karara karşı Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde dava açabilirsiniz. Yukarıdaki kararların büyük kısmı zaten bu dava sürecinin sonunda elde edilmiştir — yani YİDK ret kararının dava yoluyla iptal ettirilmesi sık görülen ve başarı şansı olan bir yoldur.
Sonuç
SMK m. 5/1-ç maddesi, kanunun lafzında dar ve istisnai bir mutlak ret nedeni olarak tasarlanmıştır: yalnızca markaların aynı veya derin inceleme gerektirmeyecek kadar açık biçimde ayırt edilemez olduğu durumlar için. Ancak TÜRKPATENT’in ilk aşama uygulamasında bu eşik sıklıkla daha düşük tutulmakta, ortak bir kelime unsuru görüldüğünde logodaki, renkteki veya kompozisyondaki farklar yeterince ağırlık görmemektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan istinaf mahkemelerine kadar yargı içtihadı, bu katı yorumu sistematik biçimde düzeltmektedir. Markanız 5/1-ç maddesi gerekçesiyle reddedildiyse, bu beş karar size hem hukuki dayanak hem de moral destek sağlayabilir: Kurum’un ilk değerlendirmesi son söz değildir, ve görsel/işitsel/kavramsal farklılıklarınızı doğru biçimde ortaya koyduğunuzda itirazınızın kabul edilme ihtimali güçlüdür.
Marka tescil sürecinin genel işleyişi ve itiraz yolları hakkında daha fazla bilgi almak veya ret kararınıza karşı itiraz dilekçenizi hazırlatmak için Aylar Patent ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR
✅ Avukat Marka Vekili
Av. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
Tescilli veya tescilsiz bir tasarımın izinsiz üretilmesi, satılması, kataloğa/web sitesine eklenmesi ya da ithal edilmesi tasarım hakkına tecavüz oluşturur (SMK m. 81). Ancak her benzerlik ihlal değildir: ihlalden söz edebilmek için üç şartın birlikte gerçekleşmesi ve altı istisnadan hiçbirinin bulunmaması gerekir. İhlali fark ettiğinizde hızlı hareket etmek — delillerin korunması ve tazminatın doğru hesaplanması açısından — belirleyicidir.
İhlalin 3 şartı: Koruma kapsamında tasarım + izinsiz kullanım + genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek benzerlik
6 istisna: Yenilik yokluğu, teknik zorunluluk, bağımsız tasarım, kanuni istisnalar, 3 yıllık onarım parçası, önceki kullanım hakkı
Yenilik kriteri: Davaların çoğu burada kazanılır/kaybedilir — kamuya sunum "dünyanın herhangi bir yerinde" araştırılır
Tescilli vs. tescilsiz: Tescilli 25 yıla kadar + kasıt aranmaz; tescilsiz 3 yıl + bilinçli kopyalamanın ispatı gerekir
Yol haritası: Delil tespiti → ihtiyati tedbir → tecavüz davası → cezai şikâyet (hepsi aynı anda yürütülebilir)
Tazminat: Fiili zarar, yoksun kalınan kazanç (lisans bedeli emsali — en sık) veya ihlalcinin kazancı (SMK m. 151)
Yetkili mahkeme: Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi; tasarım tecavüzü aynı zamanda TTK kapsamında haksız rekabet suçudur
Tasarım hakkı ihlali; tescilli veya korunabilir bir tasarımın izinsiz kullanılması, kopyalanması ya da taklit edilmesi durumunda ortaya çıkar. Bu rehberde, hangi eylemlerin tasarım hakkı ihlali oluşturduğu, hangi durumların ihlal kapsamında değerlendirilmediği ve tasarımınızın kopyalanması halinde başvurabileceğiniz hukuki yollar detaylı olarak açıklanmaktadır. Ayrıca hem hak sahipleri hem de hakkında ihlal iddiası bulunan kişiler için izlenmesi gereken süreçler adım adım ele alınmıştır. İçerik, Aylar Patent’in avukat ve marka/patent vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır.
Tasarım Hakkı İhlali Nedir?
Tasarım hakkı ihlali, tescilli bir tasarımın hak sahibinin izni olmaksızın üretilmesi, satışa sunulması, ithal edilmesi veya ticari amaçla kullanılmasıdır (SMK m. 59/1). Bu fiilleri gerçekleştiren kişi tasarım hakkına tecavüz etmiş sayılır. Bu durum, ihlali gerçekleştiren taraf için hem hukuki hem de cezai yaptırımları beraberinde getirir.
Tasarım koruması için ihlal edilen tasarımın endüstriyel tasarım koruması kapsamında olması gerekir. Endüstriyel tasarımlar, hukukumuzda tescilli veya tescilsiz tasarım olarak iki farklı şekilde korunur.
Tescil edilmeyen tasarımlar ilk kamuya sunulduğu tarihten itibaren üç yıl boyunca korunmaktadır. Buna karşın tescilli tasarımlar, 5'er yıllık periyotlarla yenilenmek şartıyla 25 yıla kadar koruma sağlayabilir.
Ancak ortada koruma kapsamında bir tasarımın bulunması tek başına yeterli değildir. İhlalden söz edebilmek için öncelikle ihlal edilen tasarımın yeni olması gerekir.
Bununla birlikte, kullanımın hak sahibinin izni olmaksızın yapılması ve sonuçta ortaya çıkan ürünün, aynısı veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzeri olması şarttır. Bu üç şart birlikte gerçekleşmediği sürece, görünüşte benzeyen iki ürün de hukuken ihlal sayılmaz.
Tasarım Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller (SMK m. 81)
SMK m. 81/1, tasarım hakkına tecavüz sayılan fiilleri tek tek sayar. Bir fiilin bu maddedeki tanımlardan birine girmesi, ihlalin varlığı için ilk şarttır — yani önce "yapılan şey kanunda sayılan fiillerden biri mi?" sorusunu sormak gerekir.
Üretmek: koruma kapsamındaki tasarımın aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmektir.
Piyasaya sunmak: ürünü satışa çıkarmak, sergilemek, kataloğa veya web sitesine eklemektir.
Satmak: fiilen satış gerçekleştirmektir.
Sözleşme yapmak için öneride bulunmak: henüz satış olmasa da teklif sunmaktır.
Ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla elde bulundurmak: depoda stoklamak dahi yeterli olabilir.
Başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak: tanıtım, reklam, fuar sergilemesidir.
İthal işlemine tabi tutmak: yurt dışından getirmektir.
📌 Bu listeden çıkan en önemli pratik sonuç: ihlal için fiili satışın gerçekleşmesi şart değildir. Bir ürünü kataloğa eklemek, web sitesinde listelemek ya da fuarda sergilemek — hiçbiri satış olmasa da — tek başına tecavüz oluşturabilir. Bu hususu ileride Yargıtay kararları bölümünde somut örneklerle göreceksiniz.
Tasarım İhlalinin Varlığı İçin Hangi Şartlar Birlikte Gerçekleşmeli?
SMK m. 81'deki bir fiilin gerçekleşmiş olması yeterli değildir. İhlalden söz edebilmek için üç şartın aynı anda var olması gerekir. Bu üçünden biri eksikse, ortada görünüşte bir benzerlik olsa da hukuken tecavüz yoktur.
Şart 1: Koruma Kapsamında Bir Tasarımın Varlığı
Ortada SMK kapsamında koruma gören bir tasarım olmalıdır — bu, tescilli bir tasarım (SMK m. 55/4) ya da Türkiye'de kamuya ilk sunulmuş tescilsiz bir tasarım olabilir. Koruma kapsamında bir tasarım yoksa, geri kalan iki şartın hiçbir önemi kalmaz.
Şart 2: Hak Sahibinin İzni Olmaksızın Kullanım
SMK m. 59/1 açıktır: üçüncü kişiler tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarımı kullanamaz. Lisans sözleşmesi, devir veya başka bir yetkilendirme varsa kullanım izinlidir ve ihlal oluşmaz.
Şart 3: Aynılık veya Genel İzlenim İtibarıyla Ayırt Edilemeyecek Benzerlik
Bu, davaların en çok tartışılan kısmıdır. Kanun, birebir aynı kopyalamayı değil; bilgilenmiş kullanıcı üzerinde aynı genel izlenimi bırakan benzerliği de tecavüz kapsamına alır (SMK m. 59/2). Burada ölçü, bir tasarım uzmanının gözü değil, o ürünü kullanmış, ürün hakkında temel düzeyde bilgi sahibi olan ama uzman olmayan "bilgilenmiş kullanıcı"nın algısıdır.
✅ Pratik test şu üç soruyu sırayla sormaktır: (1) Koruma kapsamında bir tasarım var mı? (2) Kullanım izinsiz mi? (3) Genel izlenim aynı mı? Üçüne de evet diyebiliyorsanız, ihlal güçlü bir ihtimaldir. Birine bile hayır diyorsanız, dava açmadan önce bu noktayı netleştirmeniz gerekir.
Hangi Durumlarda İhlal Olmaz?
Yukarıdaki üç şart birlikte gerçekleşmiş gibi görünse de, kanun bazı durumları açıkça koruma kapsamı dışında tutar. Bu durumlardan biri söz konusuysa, görünüşteki benzerlik ne kadar güçlü olursa olsun hukuken tecavüzden bahsedilemez.
1. Tasarım Yeni Değilse
SMK m. 56/4 uyarınca bir tasarımın aynısı, başvuru ya da kamuya sunum tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuşsa o tasarım yeni sayılmaz. Yeni olmayan bir tasarımın ihlalinden bahsedilemez — çünkü korunacak bir hak baştan yoktur. Bu konuyu aşağıda ayrı bir başlıkta derinlemesine ele alıyoruz, çünkü davaların kaderini çoğunlukla bu nokta belirliyor.
2. Teknik Zorunluluktan Kaynaklanan Form İse
SMK m. 58/4-b, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özelliklerini koruma kapsamı dışında tutar. Bir vidanın diş yapısı, bir menteşenin dönme mekanizması, bir prizin giriş şekli — bunlar tasarımcının seçenek özgürlüğü olmadan zorunlu olarak ortaya çıkan formlardır ve tescilli olsalar bile bu yönleriyle korunmazlar.
3. Bağımsız Olarak Yapılan Tasarımsa (Tescilsiz Tasarımda)
SMK m. 59/2'nin ikinci cümlesi önemli bir istisna getirir: korunan tasarımın kendisinden önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarım, kopyalanmış sayılmaz. Yani iki kişi birbirinden habersiz aynı sonuca ulaşmışsa, tescilsiz tasarım rejiminde bu durum ihlal oluşturmaz.
4. Kanunda Sayılan Özel İstisnalar Kapsamındaysa (SMK m. 59/3)
Kanun, bazı fiilleri açıkça tasarım hakkının kapsamı dışında tutar. Bu fiiller gerçekleşse bile ihlalden söz edilemez:
Özel amaçla sınırlı, ticari amaç taşımayan fiiller — örneğin kişisel kullanım için bir ürünü kopyalamak
Deneme amaçlı fiiller — bir tasarımı test etmek, incelemek
Eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar — ticari dürüstlük kuralına uygun, tasarımın normal kullanımını tehlikeye sokmayan ve kaynak gösterilen kullanımlar
Yabancı ülkede kayıtlı, geçici olarak Türkiye'de bulunan deniz/hava taşıtlarındaki ekipman ve onarım amaçlı yedek parça/aksesuar kullanımı
5. Üç Yıllık Onarım Amaçlı Parça Kullanımıysa
SMK m. 59/4 özel bir istisna daha getirir: birleşik ürünün görünümüne bağımlı parçaların, ürüne orijinal görünümünü yeniden kazandırmak amacıyla ve kaynağı konusunda yanıltıcı olmamak şartıyla, tasarımın piyasaya ilk sürüldüğü tarihten üç yıl sonra kullanılması ihlal sayılmaz. Bu, özellikle yedek parça sektöründe önemli bir istisnadır.
6. Önceki Kullanımdan Doğan Hak Varsa
SMK m. 60 uyarınca, başvuru tarihinden önce aynı tasarımı bağımsız olarak geliştirip iyi niyetle ticari amaçla kullanmakta olan veya bu yönde ciddi hazırlık yapmış olan kişiye, bu kullanımını makul ölçüde sürdürme hakkı tanınır. Bu kişiye karşı sonradan tescil edilen tasarım ileri sürülemez.
⚠️ Bu altı durumdan biri söz konusuysa, görünüşte ne kadar benzer olursa olsun hukuken tecavüz yoktur. Dava açmadan önce kendi durumunuzu bu altı başlığa karşı tek tek test etmeniz, gereksiz bir dava sürecine girmenizi önler.
Yenilik Kriteri: Davaların Çoğu Burada Kazanılır veya Kaybedilir
Bilirkişi raporlarında karşılaştığım en belirleyici aşama hep aynıdır: davaya konu tasarım gerçekten yeni miydi? Bu soruya olumsuz yanıt verilirse, geri kalan her şey — ne kadar benzer olduğu, ne kadar kötü niyetli kopyalandığı — önemini kaybeder. Yeni olmayan bir tasarımın ihlalinden söz edilemez.
SMK m. 56/4 yeniliği şöyle tanımlar: bir tasarımın aynısı, başvuru (ya da tescilsiz tasarımda kamuya sunum) tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamışsa o tasarım yenidir. Buradaki "dünyanın herhangi bir yerinde" ifadesi kritik — yenilik araştırması sadece Türkiye ile sınırlı değildir. Bilirkişiler bu nedenle YouTube, Instagram, yabancı e-ticaret siteleri ve yurt dışı tasarım veri tabanlarında tarihli arama yapar.
⚠️ Bir davada hak sahibi olduğunu düşünen taraf, kendi tasarımını ilk kez 27.10.2024'te paylaştığını iddia etmiş; ancak bilirkişi internet üzerinde yaptığı tarihsel ve şekilsel arama sonucunda aynı tasarımın aslında daha önce, 23.09.2024 tarihinde bir YouTube videosunda kamuya sunulduğunu tespit etmiştir. Bu örnek, kamuya sunum tarihini kendi beyanınıza güvenmeden bağımsız olarak doğrulamanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor — hatta kendi lehinize bir tarih bulduğunuzda bile.
Bilirkişi Yenilik İncelemesini Nasıl Yapar?
Bilirkişi, davacının iddia ettiği kamuya sunum tarihini tek başına kabul etmez. Genellikle şu adımları izler:
Davacının ve davalının ilgili sosyal medya hesaplarındaki paylaşım tarihlerini birebir tespit eder — ekran görüntüsü yerine canlı sayfa ziyaretiyle doğrulama yapar
İddia edilen kamuya sunum tarihinden önce aynı veya çok benzer bir tasarımın başka bir kaynakta (video paylaşım siteleri, yabancı siteler, fuar kayıtları) yer alıp almadığını ters görsel arama ve tarihsel sorgulamayla kontrol eder
Davacı ile davalı tarafın paylaşım tarihlerini kronolojik bir tabloya döker; hangi tarafın hangi görseli daha önce paylaştığını tek tek karşılaştırır
Sektördeki yaygın/harcıâlem kullanımları ayrıca değerlendirir — bir form sektörde zaten yaygınsa o forma yenilik atfedilemez
📌 Yenilik incelemesi yalnızca "birebir aynı mı" sorusuyla sınırlı değildir. SMK m. 56/4 son cümlesi açıktır: tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Yani küçük bir renk değişikliği veya ölçü farkı, davalı tarafın "ben farklı bir tasarım yaptım" savunmasını kurtarmaz.
Tescilli ve Tescilsiz Tasarımda Koruma — Farklar ve Süreler
Tasarım hukukunda iki ayrı koruma rejimi vardır ve bunları birbirine karıştırmamak gerekir: tescilli tasarım ve tescilsiz tasarım. İkisi de SMK kapsamında korunur, ama koşulları, süreleri ve hak sahibine verdiği gücü birbirinden oldukça farklıdır.
Tescilli tasarımda koruma, TÜRKPATENT'e başvuru yapılıp tescil belgesi alınmasıyla başlar. Tescilsiz tasarımda ise herhangi bir başvuruya gerek yoktur; koruma, tasarımın Türkiye'de ilk kez kamuya sunulduğu tarihten itibaren kendiliğinden doğar (SMK m. 55/4). Bu, özellikle hızlı tüketilen sektörlerde — etkinlik organizasyonu, moda, mevsimlik ürün tasarımı gibi — pratik bir avantajdır; çünkü tescil sürecini beklemeden koruma anında başlar.
Özellik
Tescilli Tasarım
Tescilsiz Tasarım
Koruma süresi
5 yıl, 5'er yıllık dönemlerle yenilenerek toplam 25 yıla kadar (SMK m. 69/1)
3 yıl, kamuya ilk sunum tarihinden itibaren; yenilenemez (SMK m. 69/2)
Korumanın başlangıcı
TÜRKPATENT başvuru tarihi
Türkiye'de kamuya ilk sunum tarihi (sosyal medya paylaşımı dahil)
İspat yükü
Tescil belgesi ispat yükünü hafifletir; aynı/benzer kullanım tek başına yeterlidir
Hem önce kamuya sunulduğunu hem bilinçli kopyalandığını ispat etmek gerekir
Bağımsız tasarıma karşı koruma
Var — kasıt aranmaz, benzerlik yeterlidir
Yok — yalnızca bilinçli kopyalamaya karşı korur (SMK m. 59/2)
Pratikte en sık karşılaşılan tasarım ihlali davalarının önemli bir kısmı tescilsiz tasarım üzerinden yürütülmektedir; çünkü taraflardan biri henüz tescil başvurusu yapmamış olabilir ya da başvuru hâlâ TÜRKPATENT incelemesinde bekliyor olabilir. Bu durumda dava, tescilsiz tasarım hükümleri çerçevesinde görülür ve mahkeme kamuya sunum tarihlerinin karşılaştırmasına özel bir önem verir.
✅ Tescilli tasarım sahipleri ihlali fark ettikten sonra doğrudan tecavüzün tespiti ve men'i davası açabilir; kopyalamayı ayrıca ispat etmek zorunda değildir. Tescil belgesi bu ispat yükünü ortadan kaldırır. Bu fark, başvuru maliyetinin neden bu kadar küçük bir yatırım olduğunu açıkça gösterir.
İhlali Fark Ettiğinizde Ne Yapmalısınız? 5 Adımlı Yol Haritası
Yukarıdaki şartları kendi durumunuza uyguladınız ve önünüzde gerçek bir ihlal olduğu sonucuna vardınız. Şimdi sırada hareket etmek var. Tasarımınızın kopyalandığını fark ettiğiniz anda saatin işlemeye başladığını unutmayın — delillerin kaybolması, ihlalin yaygınlaşması ve zamanaşımı süreleri vakit kaybetmeden hareket etmeyi zorunlu kılar.
Adım
Yapılacak İşlem
Açıklama
Süre / Yer
1
Delil tespiti
Kopya ürün fotoğraf, fatura, ekran görüntüsü — noter tespiti
Derhal
2
İhtiyati tedbir
Mahkemeden acil satış durdurma kararı (SMK m. 164)
1–3 gün
3
Tecavüz davası (SMK m. 143)
Men, imha, tazminat — Fikri ve Sınai Haklar HM
Davanın açılmasıyla
4
Cezai şikâyet
Hapis + adli para cezası — Cumhuriyet Savcılığı
2 yıl içinde
📌 Bu adımların tamamı aynı anda yürütülebilir. İhtiyati tedbir talebi beklerken ihtarname göndermek ya da delil tespiti yaptırırken cezai şikâyette bulunmak mümkündür. Strateji ihlalin kapsamına ve karşı tarafın profiline göre kişiselleştirilmelidir.
1
Delil Tespiti — En Kritik ve En Çok Atlanan Aşama
Müşterilerime hep şunu söylerim: davayı kazandıran şey çoğu zaman hukuki argümanın inceliği değil, elinizdeki delildir. Tasarım ihlaline karşı açacağınız her hukuki yolun temeli buradadır. İhlalin varlığını ispat edemiyorsanız davayı açmadan kaybetmiş sayılırsınız. Bu yüzden kopya ürünü fark ettiğiniz an, delil toplama sürecini hemen başlatmanız gerekir.
Toplanması gereken deliller:
Kopya ürünün fotoğrafları: birden fazla açıdan, tescilli tasarımınızla karşılaştırmalı olarak, tarih damgalı
Satış belgesi veya fatura: mümkünse kopya üründen satın alım yaparak fatura temin edin — hem delil hem satın alma kaydıdır
E-ticaret platformu ekran görüntüleri: ürün sayfası, fiyat, satıcı bilgisi ve tarih görünür biçimde
Sosyal medya paylaşımları: URL ve tarih bilgisini içeren tam ekran görüntüsü
İhlalin yapıldığı fiziksel adres: mağaza, depo veya üretim yeri tespiti
Noter delil tespiti: Dijital deliller mahkemelerde tartışmaya açık olabilir. Bu riski ortadan kaldırmanın en güvenilir yolu noter aracılığıyla delil tespiti yaptırmaktır. Noter tespit anındaki dijital ortamı ve fiziksel ürünü resmi tutanakla kayıt altına alır; bu tutanak mahkemede kesin delil niteliği taşır.
⚠️ E-ticaret platformlarında ürün sayfaları çok hızlı kaldırılabilir. İhlali tespit ettiğiniz anda — aynı gün — ekran görüntüsü alın ve mümkünse noter tespiti yaptırın. Ertesi gün sayfanın kaldırılmış olması durumunda bu delil hayati önem kazanır.
2
İhtiyati Tedbir — Kopya Ürünü Derhal Durdurun
İhtiyati tedbir, dava sonucunu beklemeden ihlalin geçici olarak durdurulması amacıyla mahkemeden talep edilen bir koruma kararıdır. SMK m. 164 uyarınca tasarım hakkı sahibi, dava açmadan önce veya davayla birlikte ihtiyati tedbir talep edebilir.
Mahkemeden talep edilebilecek tedbirler (SMK m. 164):
Kopya ürünlerin üretiminin, satışının ve dağıtımının geçici olarak durdurulması
İhlal oluşturan ürünlerin piyasadan toplanması veya depolarda muhafaza altına alınması
Üretim araçlarına ve stoklara el konulması
E-ticaret platformlarında ürün sayfasının erişime kapatılması
İhtiyati tedbir kararı karşı tarafa tebliğ edilmeden önce verilebilir (SMK m. 164/3). Bu sayede ihlalin devam ettirilmesi ya da delillerin imha edilmesi önlenebilir. Tedbir kararı genellikle 1–3 gün içinde alınabilmektedir; ancak mahkemenin talep ettiği teminatın yatırılması gerekebilir.
📌 İhtiyati tedbir bir geçici koruma aracıdır; asıl dava sonucunda kalıcı karara dönüşebilir. Tedbir kararı alındıktan sonra belirlenen süre içinde (genellikle 2 hafta) esas dava açılmalıdır; aksi takdirde tedbir kendiliğinden kalkar.
3
Tecavüz Davası — SMK m. 143 Kapsamında Talepler
Tasarım hakkına tecavüz davası Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Bu mahkeme İstanbul, Ankara ve İzmir'de ihtisas mahkemesi olarak kurulmuştur; diğer yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu davaya bakar.
Davada ileri sürülebilecek talepler (SMK m. 143):
Tecavüzün tespiti: ihlalin fiilen gerçekleştiğinin mahkeme kararıyla teyit edilmesi
Tecavüzün men'i: ihlalin sona erdirilmesi ve tekrarlanmaması için mahkeme yasağı
Ürünlerin imhası (SMK m. 151/2): ihlalin konusu ürünler ile üretim araçlarının imhası
Maddi tazminat (SMK m. 151): fiili zarar, yoksun kalınan kazanç veya ihlalcinin elde ettiği kâr
Manevi tazminat (SMK m. 152): tasarımın tanınmışlığı ve kişilik haklarına verilen zarar
Kararın yayımlanması (SMK m. 153): mahkeme kararının gazete veya yayın araçlarında ilanı
Tazminat hesabı: üç farklı yöntem (SMK m. 151). Tasarım hakkına tecavüz davalarında tazminat miktarı, SMK m. 151 uyarınca üç farklı yöntemden biri veya birkaçı esas alınarak hesaplanır. Hangi yöntemin seçileceği davanın koşullarına, ihlalin kapsamına ve ispat imkânlarına göre belirlenir.
Tazminat Yöntemi
Hesaplama Esası (SMK m. 151)
Ne Zaman Tercih Edilir?
Fiili zarar (m. 151/1-a)
Hak sahibinin gelir/pazar payı kaybı, itibar zararı
İhlalin piyasa etkisi ölçülebiliyorsa
Yoksun kalınan kazanç / lisans bedeli (m. 151/1-b)
İhlalci lisanslı olsaydı ödeyeceği mutat royalty × satış hacmi
En sık tercih — ispat görece kolay
İhlalcinin elde ettiği kazanç (m. 151/1-c)
İhlalcinin satış hasılatı ve kâr marjına dayalı hesap
İhlalcinin yüksek satış hacmi varsa
Manevi tazminat (m. 152)
Kişilik ve itibar zararına dayalı takdiri bedel
Tasarımın tanınmışlığı yüksek, itibar ciddi hasar gördüyse
📌 Yargıtay uygulamasında en çok tercih edilen yöntem "yoksun kalınan kazanç — lisans bedeli emsal" yöntemidir. Bu yöntemde ihlalcinin hasılatı ile sektördeki mutat royalty oranı çarpılarak tazminat belirlenir. Mahkeme bu bedeli belirlemek için genellikle bilirkişi incelemesi yaptırır.
Tazminat miktarı çoğunlukla bilirkişi tarafından belirlenir. Bilirkişi; tasarımın piyasa değerini, ihlalcinin satış hacmini, sektördeki mutat lisans bedellerini ve ihlalin süresini değerlendirerek rapor düzenler. Dava hazırlık aşamasında kendi satış verilerinizi, lisans tekliflerinizi veya benzer lisans anlaşmalarınızı belgelemek tazminat miktarını doğrudan etkiler.
4
Tasarım Hakkına Tecavüz Haksız Rekabet Suçunu Oluşturur
Tasarım hakkına tecavüz, aynı zamanda haksız rekabet suçuna vücut vermektedir. TTK m. 55/1'e göre başkalarının iş ürünlerinden izinsiz yararlanmak, mallarını veya iş ürünlerini taklit etmek haksız rekabet fiilidir.
Karışıklığa yol açacak biçimde tanıtım yapmak da bu kapsamda değerlendirilir. Bu fiillerden birini kasten işleyenler, TTK m. 62 uyarınca şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir.
📋 Yargıtay 7. Ceza Dairesi — 2023/8776 E., 2024/10687 K. (03.12.2024)
Tescilli tasarımın taklit edilerek üretilip satıldığı bir şikâyette, savcılık başlangıçta uyuşmazlığı hukuki nitelikte görüp kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay, bilirkişi raporunda tasarımların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmasının, eylemin TTK kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturma ihtimaline işaret ettiğini; bu ihtimalin değerlendirilmeden soruşturmanın kapatılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
📋 Yargıtay 7. Ceza Dairesi — 2023/13764 E., 2023/7045 K. (13.09.2023)
Tescilli tasarımların sosyal medya üzerinden taklit edilerek satışa sunulduğu bir dosyada savcılık, SMK m. 30'da tescilli tasarıma tecavüzün suç olarak düzenlenmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Yargıtay, noter tespit tutanağı ve sosyal medya delillerinin TTK kapsamında haksız rekabet suçu yönünden yeterince araştırılmadığını belirterek soruşturmanın genişletilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Tasarımınız kopyalandıysa ya da size ihlal iddiasıyla bir ihtarname/dava ulaştıysa, vakit kaybetmeden Aylar Patent ekibiyle görüşün.
E-Ticaret Platformlarında Tasarım İhlali — Özel Durum
Trendyol, Hepsiburada, Amazon ve benzeri platformlarda gerçekleşen ihlaller hızlı hareket gerektiren özel bir kategori oluşturur. Kopya ürün sayfaları çok sayıda satıcı tarafından aynı anda listelenebilmekte; birinde alınan tedbir diğerlerini otomatik olarak kapsamayabilmektedir.
Trendyol, Hepsiburada ve Amazon'un fikri mülkiyet ihlali bildirim sistemleri mevcuttur — tescil belgesi ve delillerle platform üzerinden ürün kaldırma talebi yapılabilir
Platform bildirimi dava açmaktan bağımsızdır ve çok daha hızlı sonuç verebilir
Ürün kaldırılsa bile platform kaydı delil niteliği taşır; ekran görüntüsü ve satıcı bilgilerini saklayın
⚠️ Platform bildirimi hukuki sürecin yerini tutmaz. Platform ürünü kaldırabilir ancak satıcıya tazminat ödettirme ya da üretimi durdurma yetkisi yoktur. Kalıcı çözüm için hukuki yol zorunludur.
Yargıtay Kararlarında Tasarım İhlali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin tasarım ihlali davalarındaki yerleşik içtihadı, hak sahipleri açısından belirleyici ilkeler ortaya koymaktadır. Aşağıdaki kararlar gerçek dava dosyalarından alınmıştır.
1. Katalog ve İnternet Sitesinde Tasarım Taklidi — Tasarım Tecavüzü + Eser Tecavüzü Bir Arada
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2023/505 E., 2024/5788 K. (10.07.2024)
Aydınlatma ürünleri üreticisi davacı, tescilli tasarımına konu aydınlatma direğinin davalı tarafından internet sitesinde ve ürün kataloğunda birebir taklit edilerek satışa sunulduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, davalı kataloğundaki tasarımla davacının tescilli tasarımı arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, bu kullanımın SMK m. 81 uyarınca tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu tespit etmiştir. Davacının ürün kataloğundaki teknik çizimlerin de FSEK m. 2/3 kapsamında ilim ve edebiyat eseri sayıldığı, bu çizimlerin davalı tarafından kopyalanmasının hem mali hem manevi haklara tecavüz teşkil ettiği ve aynı zamanda TTK m. 54-55 uyarınca haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiştir. Yargıtay, 83.662,68 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminata hükmeden kararı, küçük bir vekâlet ücreti düzeltmesiyle onamıştır.
Bu karardan çıkan en önemli ilke şudur: tasarım taklidi nadiren tek başına gerçekleşir. İhlalci genellikle hem tasarımı hem de o tasarımı tanıtan katalog sayfalarını, teknik çizimleri ve web sitesi görsellerini birlikte kopyalar. Bu durumda hak sahibi, SMK kapsamında tasarım tecavüzü davasının yanı sıra FSEK kapsamında eser sahipliğine tecavüz ve TTK kapsamında haksız rekabet taleplerini de aynı davada ileri sürebilir. Üç hukuki dayanağın bir arada kullanılması, hem tazminat miktarını hem de davanın gücünü artırır.
📌 SMK m. 149/1-ç açık biçimde tasarım hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin manevi tazminat isteyebileceğini düzenlemektedir. Bu davada mahkeme, davalının kusurlu davrandığını ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini açıkça vurgulamıştır — yalnızca maddi zarar değil, hak sahibinin itibarı ve ürün özgünlüğüne yönelik saldırı da tazminata konu olabilir.
2. İhtarname Meşru Kullanım Sınırı
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2022/4743 E., 2023/4005 K. (06.06.2023)
Tasarım hakkı sahibinin rakibine gönderdiği ihtarname rakibin müşterilerine de bildirilmiş; bu durum haksız rekabet iddiasına konu edilmiştir. Yargıtay, tasarım hakkı sahibinin hakkını koruma amacıyla ihtarname göndermesinin meşru kullanım sınırları içinde kaldığını; ancak ihtarnamenin gerçeklik payı taşımayan iddialar içermesi veya rakibin müşterilerine yönelik ticareti engelleyici biçimde kullanılması halinde haksız rekabet teşkil edebileceğini belirtmiştir.
İhtarname içeriğinin gerçeğe dayalı, orantılı ve hakkın korunması amacıyla sınırlı kalması gerekir. Aşırı veya orantısız biçimde yayılan ihtarnameler, gönderenin aleyhine haksız rekabet davası açılmasına zemin hazırlayabilir.
3. Tasarım Taklidi ile Haksız Rekabetin Birlikte Değerlendirilmesi
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2024/2275 E., 2025/549 K. (04.02.2025)
Davalının tescilli tasarımı taklit etmesinin yanı sıra tanıtım materyallerinde asıl ürüne ait görselleri izinsiz kullanması, hem SMK m. 81 kapsamında tasarım hakkı tecavüzü hem de TTK kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilmiştir. Yargıtay, her iki hukuki gerekçeye dayalı talepler açısından yerel mahkeme kararını onamıştır.
Bu karar, ilk kararda da görülen örüntüyü teyit etmektedir: tasarım ihlalleri çoğu zaman yalnızca görünüm kopyalamakla sınırlı kalmaz; ürün fotoğraflarının ve tanıtım materyallerinin izinsiz kullanımı da eşlik edebilir. Hak sahibinin bu çok yönlü ihlali tek davada birlikte ileri sürmesi tavsiye edilir.
4. Manevi Tazminatta Hakkaniyet Ölçütü ve Vekâlet Ücreti Usulü
2024/5788 sayılı kararda dikkat çeken bir diğer husus, manevi tazminatın 50.000 TL talep edilmesine karşın mahkemece 10.000 TL olarak hükmedilmesi ve bu farkın hakkaniyet ölçütüyle gerekçelendirilmesidir. Yargıtay bu takdir hakkına müdahale etmemiş; ancak reddedilen kısım için davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmemiş olmasını usul hatası olarak görüp kararı bu noktada düzeltmiştir.
⚠️ Manevi tazminat talebinde bulunurken gerçekçi bir miktar talep etmek stratejik önem taşır. Aşırı yüksek talepler reddedilen kısım için karşı taraf yararına vekâlet ücreti doğurur; bu da nihai olarak hak sahibinin maliyetini artırabilir.
Vaka İncelemesi: İki Gerçek Bilirkişi Raporundan Çıkan Dersler
Aşağıdaki iki örnek, Aylar Patent'in taraf olduğu gerçek dosyalardan — kimlik bilgileri hariç tutularak — derlenmiştir. İkisi de bu rehberde anlatılan ilkelerin pratikte nasıl işlediğini gösteriyor.
Vaka 1: Asma Tavan Paneli Tasarımı — Sosyal Medya Üzerinden Kamuya Sunum
Bir asma tavan paneli üreticisi, kendi tasarladığı bir panel modelinin rakip bir firma tarafından taklit edildiğini ve hem sosyal medyada hem e-ticaret platformlarında (Trendyol, Hepsiburada) satışa sunulduğunu ileri sürdü. Davacının tasarım tescil başvurusu yapılmıştı ama henüz TÜRKPATENT incelemesindeydi — bu yüzden bilirkişi inceleme yapılan tarihte değerlendirmeyi tescilsiz tasarım hükümleri üzerinden yürüttü.
Bilirkişi, davacının Instagram hesabındaki paylaşım tarihlerini tek tek doğruladı ve ilk kamuya sunumun 27.10.2024 olduğunu, ancak bağımsız bir YouTube taramasıyla aynı tasarımın gerçekte 23.09.2024'te paylaşılmış olduğunu tespit etti. Davalı tarafın paylaşımları ise bundan aylarca sonraya — Nisan 2025'e — tarihliydi. Bilirkişi, her iki tasarımın da "siyah zemin üzerine altın renkli karesel formlar" ile karakterize edildiğini, sektörde tasarımcının seçenek özgürlüğünün geniş olduğunu (yani bu formun teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığını) ve görsellerin genel izlenim itibarıyla birebir aynı olduğunu tespit ederek tescilsiz tasarım hakkına tecavüzün söz konusu olabileceği görüşüne ulaştı.
✅ Bu vakadan çıkan ders: kamuya sunum tarihini sadece kendi belleğinize veya beyanınıza dayandırmayın. Bilirkişi sizin lehinize bile olsa bağımsız doğrulama yapar; bu nedenle ilk paylaşım anından itibaren ekran görüntüsü ve link kaydı tutmak, dava sürecinde işinizi büyük ölçüde kolaylaştırır.
Vaka 2: Etkinlik Dekorasyonu Konsepti — "Sunum" Tasarımı Olarak Koruma
Bu vakada davacı, doğum günü ve özel gün organizasyonu hizmeti veren bir işletmeydi. Davacı, kendi geliştirdiği tematik dekorasyon konseptlerinin — balon enstalasyonları, karşılama panoları, fotoğraf çekim alanları — rakip bir firma tarafından adım adım kopyalandığını ileri sürdü. Bu vaka özellikle önemlidir, çünkü tasarım kapsamına genellikle "ürün" olarak bakılır; burada ise korunan şey tek bir ürün değil, birden çok nesnenin (balon, mobilya, aydınlatma, pano) bir araya getirilmesiyle oluşan bütünsel bir sunumdu.
SMK m. 55/2 "birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumları"nı da tasarım tanımına dahil eder; bilirkişi bu maddeye dayanarak etkinlik dekorasyon konseptinin tasarım korumasına konu olabileceğini kabul etti. İnceleme dokuz farklı paylaşım çifti üzerinden yürütüldü; her çift için davacı ve davalının kamuya sunum tarihleri ayrı ayrı tespit edildi. Sonuçta davacının tüm görsellerinin davalıdan önce paylaşıldığı; balon renklerinden yerleşim düzenine, kullanılan figürlere kadar konseptin "aynı mantık ve temel tasarım ilkeleriyle" oluşturulduğu belirlendi.
Bilirkişi raporunda bilgilenmiş kullanıcı tanımına da yer verildi — Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/14393 E., 2018/5421 K. sayılı kararına atıfla, bilgilenmiş kullanıcının bir tasarım uzmanı değil, ürünü kullanarak bilgi sahibi olmuş, ortalamadan biraz daha dikkatli bir kullanıcı olduğu hatırlatıldı. Sonuç olarak bilirkişi, görsellerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve farklı bir izlenim oluşturmadığı görüşüne ulaştı.
📌 Bu vaka, tasarım korumasının yalnızca somut bir ürünle sınırlı olmadığını gösteriyor. Bir mekânın, bir etkinliğin ya da bir kompozisyonun bütünsel görünümü de SMK m. 55/2 kapsamında korunabilir. Dekorasyon, etkinlik organizasyonu, vitrin tasarımı gibi "hizmet ağırlıklı" sektörlerde bu, gözden kaçırılan ama güçlü bir koruma imkânıdır.
Bana Tasarım İhlali İddiasıyla Geldilerse Ne Yapmalıyım?
Bu rehberin geri kalanı hak sahibinin bakış açısıyla yazıldı; ama madalyonun öbür yüzü de var. Bir ihtarname aldınız, ürününüzü piyasadan çekmeniz istendi ya da doğrudan dava açıldı — bu durumda panik yapmadan, ama hızlı hareket etmeniz gerekir. Savunma tarafında olmak, otomatik olarak haksız olduğunuz anlamına gelmez. Yukarıdaki "hangi durumlarda ihlal olmaz" başlığına dönüp kendi durumunuzu tekrar değerlendirmeniz, savunmanızın ilk adımı olmalı.
İhtarname Aldıysanız
Önce ihtarnameyi dikkatlice okuyun. Hangi tescil numarasına, hangi görsele, hangi tarihe dayandığını not edin. Çoğu zaman ihtarnameyi gönderen taraf abartılı bir kapsam talep eder; gerçek koruma kapsamı tescil belgesindeki görsellerle sınırlıdır, ihtarnamedeki iddiayla değil. TÜRKPATENT sicilinden ilgili tasarımın tescil tarihini, görsellerini ve koruma kapsamını bizzat kontrol edin.
İhtarnameye süresi içinde yanıt vermemek dava açıldığında aleyhinize yorumlanabilir; ama aynı şekilde aceleyle her şeyi kabul eden bir yanıt da kendi elinizle delil üretmeniz anlamına gelebilir. Yanıt vermeden önce bir avukatla görüşmeniz, hem yanıtın tonu hem içeriği açısından belirleyicidir.
Savunmada İleri Sürebileceğiniz Argümanlar
Yenilik veya ayırt edicilik eksikliği: karşı tarafın tasarımı zaten sektörde yaygınsa veya sizden önce başka bir kaynakta kamuya sunulmuşsa, tescilin hükümsüzlüğü dava içinde savunma olarak ileri sürülebilir
Bağımsız tasarım savunması: aynı sonuca kendi tasarım sürecinizle ulaştığınızı, kopyalamadığınızı gösteren tarihli kayıtlarınız varsa — özellikle tescilsiz tasarım iddialarında bu kritik bir savunmadır
Koruma kapsamının dar yorumlanması gerektiği: ürününüz görsel olarak benziyor görünse de tescil belgesindeki görsellerle birebir örtüşmüyorsa farklılıkları somut biçimde ortaya koymak gerekir
Teknik zorunluluk istisnası (SMK m. 58/4-b): ihlal iddiasına konu form, ürünün işlevinden kaynaklanan zorunlu bir şekilse koruma kapsamı dışında kalır
Önceki kullanımdan doğan hak (SMK m. 60): karşı tarafın başvuru tarihinden önce aynı tasarımı iyi niyetle ticari amaçla kullanıyorsanız, bu kullanımı sürdürme hakkınız olabilir
⚠️ Tescil belgesinin varlığı, o tasarımın her durumda geçerli ve hükümsüzlükten muaf olduğu anlamına gelmez. TÜRKPATENT şekli inceleme yapar; yenilik ve ayırt edicilik konusunda kapsamlı bir araştırma yapmamış olabilir. Karşı tarafın tescili zayıfsa, hükümsüzlük davası veya savunması güçlü bir karşı hamle olabilir.
Dava Açıldıysa
Tecavüz davasında karşı taraf olarak cevap dilekçeniz süre tutar; bu süreyi kaçırmamak öncelikli işinizdir. Cevap dilekçesinde hem esasa ilişkin savunmaları hem de varsa karşı dava (hükümsüzlük davası) talebini birlikte değerlendirmek gerekir. İhtiyati tedbir talebiyle karşılaştıysanız buna karşı itiraz hakkınız bulunduğunu ve bu itirazın hızlı şekilde yapılması gerektiğini unutmayın.
Sıkça Sorulan Sorular
Rakibimin ürünü benimkine çok benziyor, bu otomatik olarak ihlal mi sayılır?
Hayır. Benzerlik tek başına yeterli değildir; yukarıda anlatılan üç şartın (koruma kapsamında bir tasarım, izinsiz kullanım, genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek benzerlik) birlikte gerçekleşmesi ve altı istisna durumdan (yenilik yokluğu, teknik zorunluluk, bağımsız tasarım, kanuni istisnalar, üç yıllık parça kullanımı, önceki kullanım hakkı) hiçbirinin söz konusu olmaması gerekir.
Tasarımım kopyalandı, ilk ne yapmalıyım?
İlk adım delil toplamaktır. Kopya ürünün fotoğraflarını, satış sayfasının ekran görüntülerini ve varsa satış faturasını derhal kayıt altına alın. E-ticaret sayfaları çok hızlı kaldırılabildiğinden aynı gün noter tespiti yaptırmanız önerilir. Ardından bir avukat ile görüşerek ihtiyati tedbir ve ihtarname sürecini başlatabilirsiniz.
İhtiyati tedbir ne kadar sürede alınır?
Acil durumlarda Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ihtiyati tedbir talebini 1 ay içinde karara bağlayabilir. Mahkeme karşı tarafı dinlemeden, yani tek taraflı olarak tedbir kararı verebilir. Bu durumlarda 1-2 gün içinde karar verilir. Ancak genelde mahkemeler karşı tarafı cevap hakkı tanımadan bu davalarda ihtiyati tedbir karar vermez.
Dava kazanırsam ne kadar tazminat alabilirim?
Tazminat miktarı ihlalin kapsamına, ihlalcinin satış hacmine ve seçilen hesaplama yöntemine göre değişir. Ancak en sık tercih edilen tazminat türü karşı tarafın o tasarımdan elde ettiği kardır. Yani o ürünü satarak ne kadar kar elde ettiyse o kadar tazminata hükmedilebilir.
Katalog veya sosyal medyada listelediler, satmadılar — yine de dava açabilir miyim?
Evet. Yargıtay 11. HD, ticari amaçlı katalog kullanımı ve web sitesinde listelemenin 'piyasaya sunma' ve 'ticari amaçla elde bulundurma' fiillerini oluşturduğunu kabul etmektedir. Satışın gerçekleşmemiş olması tecavüzü ortadan kaldırmaz.
E-ticaret platformu ürünü kaldırdı, başka bir şey yapmam gerekiyor mu?
Evet. Platform bildirimi yalnızca geçici çözümdür. Aynı satıcı başka isimle veya başka platformda satışa devam edebilir. Kalıcı çözüm için hukuki yol — ihtiyati tedbir ve tecavüz davası — zorunludur.
Tasarım hakkını ihlal suç mudur?
Evet. Tasarım hakkına ihlal haksız rekabet suçunun konusunu oluşturmaktadır.
Sonuç
Tasarım hakkı ihlali, sadece ekonomik bir kayıp değildir. Rakibinizin sizin yıllarca üzerinde çalıştığınız bir tasarımdan bedavaya yararlanması, müşterilerinizin gözünde markanızın özgünlüğünü zayıflatması anlamına gelir — ve bu hasarın bir kısmı dava kazanılsa da geri alınamaz.
Ama her benzerlik bir ihlal değildir. Bu rehberin başında anlattığım üç şartı ve altı istisna durumu kendi vakanıza uyguladıktan sonra gerçekten bir ihlalle karşı karşıya olduğunuza karar verdiyseniz, elinizde gerçekten işe yarayan araçlar var: delil tespiti, ihtiyati tedbir, ihtarname, tecavüz davası, cezai şikâyet. Bunları ayrı ayrı düşünmeyin; pek çoğu aynı anda yürütülebilir ve birbirini güçlendirir.
İhlali fark ettiğiniz anda harekete geçmek, delillerin korunması ve tazminat miktarının doğru hesaplanması açısından belirleyicidir. Aylar Patent olarak tasarım ihlali davalarında delil tespitinden temyiz aşamasına kadar süreci birlikte yürütüyoruz. Tüm süreç için 0541 723 85 52 numaralı hattımızdan ya da bilgi@aylarpatent.com adresiyle iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.
Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR
✅ Avukat Marka Vekili
Av. Atakan AYLAR Marka Vekilliği Sicil No: 2890 Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
Diş kliniğinizin ismini ve logosunu yasal güvence altına almak için TÜRKPATENT'e marka tescili başvurusu yapılır. Sürecin en kritik adımı doğru sınıf seçimidir; "Dent", "Dental", "Diş" gibi ibareler tanımlayıcı kabul edildiğinden klinik adının özgün bir unsur içermesi ve eksik sınıf bırakılmaması şarttır.
44. Sınıf (Zorunlu): Diş hekimliği, ağız ve diş sağlığı hizmetleri — temel kalkan
35. Sınıf (Zorunlu): Klinik içi ürün satışı, e-ticaret ve franchise faaliyetleri
Diş kliniği marka tescili, isminizi ve logonuzu yasal güvence altına alan bir süreçtir. Tescil için Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) başvuru yapılması gerekir. Başvuru öncesinde markanın tescil için uygunluğu denetlenmeli ve sınıf seçimi eksiksiz yapılmalıdır.
Marka sınıfı, tescil ettirmek istediğiniz markanın hangi hizmet veya ürün kategorilerinde korunacağını belirleyen uluslararası sistemdir. Hatalı sınıf seçimi, o alanda korumanın hiç doğmamasına yol açar. Diş kliniği marka tescili açısından en önemli sınıf 44. sınıftır. Ancak klinik içinde ürün satışı, kendi markalı diş bakım ürünleri veya franchise modeli söz konusuysa 35. ve 5. sınıflar da başvuruya dahil edilmelidir. Bu sınıflar, 2026 yılında Türkiye'de en fazla başvuru yapılan kategoriler arasında yer almakta; bu da rekabet ve itiraz riskinin bu sınıflarda en yüksek olduğu anlamına gelmektedir.
Bu yazıda ağız ve diş sağlığı sektörü için önemli marka sınıfları ve marka tescili sürecine ilişkin detaylı bilgiler aktarılmaktadır. Tüm içerik, Aylar Patent avukat ve marka vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır.
Diş Kliniği Marka Tescilinde Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir?
Diş kliniği marka tescilinde ilk adım, seçtiğiniz isim veya logonun daha önce tescil edilip edilmediğinin araştırılmasıdır. Bu araştırma yapılmadan gerçekleştirilen başvurular, ilan aşamasında itirazla karşılaşma riskini önemli ölçüde artırır.
Diş kliniği isimlerinde özel bir risk söz konusudur: "Dent", "Dental", "Dento", "Ağız ve Diş Sağlığı", "Ortodonti" gibi ibareler TÜRKPATENT tarafından tanımlayıcı kabul edilmekte ve bu ibarelerin tek başına ayırt edicilik sağlamadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle klinik adının bu ibarelere ek olarak güçlü ve özgün bir unsur içermesi kritik önem taşımaktadır. Aylar Patent'in ücretsiz marka sorgulama aracı ön fikir edinmek için kullanılabilir; ancak fonetik benzerlik analizi için bir avukat veya marka vekiliyle çalışılması önerilir.
İkinci kritik adım sınıf seçimidir. Yalnızca 44. sınıfta tescil yaptırmak çoğu zaman yeterli değildir. Klinik içinde diş macunu, gargara veya beyazlatma ürünü satıyorsanız 35. sınıf; kendi markanızla bu ürünleri üretiyorsanız 3. veya 5. sınıf da başvuruya dahil edilmelidir.
Diş Kliniği için Uygun Marka Sınıfları Nelerdir?
44. Sınıf: Diş Kliniği Hizmetlerinin Temel Kalesi
44. sınıf, diş hekimliği ve ağız sağlığı hizmetlerinin birincil tescil sınıfıdır. Her diş kliniği, poliklinik veya ağız-diş sağlığı merkezi için marka tescili açısından 44. sınıf vazgeçilmezdir.
44. sınıf kapsamındaki başlıca diş hekimliği hizmetleri şunlardır:
Genel diş hekimliği hizmetleri (dolgu, çekim, kanal tedavisi)
Ortodonti, implant, protez hizmetleri
Diş beyazlatma (klinik uygulaması)
Periodontoloji, ağız cerrahisi hizmetleri
Diş hekimliği muayene ve danışmanlık hizmetleri
Ağız ve diş sağlığı taraması hizmetleri
⚠️ 44. sınıf yalnızca hizmetleri kapsar. Klinik içinde sattığınız diş macunu, gargara veya beyazlatma kiti gibi ürünlerin ayrıca 3. veya 5. sınıfta tescil edilmesi gerekir; aksi takdirde bu ürünler koruma dışında kalır.
35. Sınıf: Ürün Satışı, E-Ticaret ve Franchise
Klinik içinde ürün satışı yapıyor, online mağaza işletiyor ya da ileride klinik zincirine veya franchise modeline geçmeyi düşünüyorsanız 35. sınıf tescili zorunludur. Hizmet tescili (44. sınıf) ile satış ve ticari faaliyet tescili (35. sınıf) hukuken birbirinden bağımsız kategorilerdir. Özellikle marka sınıfları stratejisi açısından franchise büyümesi hedefliyorsanız 35. sınıf en kritik korumalardan birini sağlar.
5. Sınıf: Diş Hekimliği Preparatları ve Tıbbi Ürünler
Kendi markanızla diş hekimliği preparatı (antiseptik, ağız gargarası, florür jeli vb.) veya tıbbi nitelikte ürün üretiyorsanız ya da ürettiriyorsanız 5. sınıf tescili şarttır. 3. sınıf (kozmetik diş ürünleri) ile 5. sınıf (tıbbi diş ürünleri) arasındaki sınır ürünün tıbbi iddia taşıyıp taşımadığına göre belirlenir.
📌 Yargıtay 11. HD, 3. sınıftaki diş macunları ile 21. sınıftaki diş fırçaları arasında bağlantı ve benzerlik bulunduğunu kabul etmektedir. Bu durum, diş ürünleri üreten markaların hem 3. hem 21. sınıftaki rakip ibareleri araştırması gerektiği anlamına gelir.
3. Sınıf: Kozmetik Diş Bakım Ürünleri
Tıbbi iddia taşımayan diş macunu, ağız suyu veya diş beyazlatma ürünü üretiyorsanız 3. sınıf gereklidir. Bu ürünler kozmetik nitelikte olduğundan 5. sınıfa değil 3. sınıfa girmektedir. Aynı marka altında hem 3. sınıf hem 5. sınıf ürünleri varsa her iki sınıf da başvuruya dahil edilmelidir.
10. Sınıf: Diş Hekimliği Alet ve Cihazları
Kendi markanızla diş hekimliği aleti, cihazı veya mobilyası üretiyor ya da satıyorsanız 10. sınıf devreye girer. Yalnızca klinik hizmeti sunan veya hazır ürün satan diş hekimlerinin çoğunlukla ihtiyaç duymadığı bu sınıf, kendi markalı ürün gamı olan diş sağlığı şirketleri için stratejik önem taşır.
41. Sınıf: Diş Hekimliği Eğitimi
Asistan diş hekimi yetiştiriyor, sertifika programı düzenliyor veya online eğitim platformu işletiyorsanız 41. sınıf tescili gerekmektedir. Sadece hasta hizmeti sunan kliniklerin ihtiyaç duymadığı bu sınıf, eğitim faaliyeti olan diş sağlığı kurumları için vazgeçilmezdir.
Diş kliniğinizin markasını doğru sınıflarla (44., 35. ve gerekirse 5./3. sınıf) tescil ettirmek için Aylar Patent ekibiyle görüşün.
TÜRKPATENT'in resmi Mal/Hizmet Benzerlik Karşılaştırma Aracı'na göre 44. sınıftaki tıbbi ve güzellik hizmetleriyle ilişkili benzerlik verileri aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Bu tablo, farklı sınıflarda tescilli markaların birbirine itiraz edebileceği durumları göstermektedir.
Diş kliniği başvurularında dikkat çekici nokta şudur: güzellik bakım hizmetleri ile eczacılık hizmetleri 44. sınıfta yer alır; ancak bu alt grupların 5. sınıf (ilaçlar) ile ilişkisi farklılaşmaktadır. Bu nedenle başvuru öncesinde kapsamlı marka araştırması zorunludur.
Mal/Hizmet 1 (44. Sınıf)
Mal/Hizmet 2
Benzerlik
Pratik Sonuç
Göz doktorluğu hizmetleri (44)
Gözlükler (9. sınıf)
Benzer
9. sınıf marka sahibi itiraz edebilir
Güzellik bakım hizmetleri (44)
Geçici konaklama (43. sınıf)
Düşük benzer
Sınırlı risk — çok benzer işarette itiraz mümkün
Eczacılık hizmetleri (44)
İlaçlar (5. sınıf)
Düşük benzer
5. sınıf marka sahibi itiraz edebilir
Tıbbi hizmetler (44)
Gözlükler (9. sınıf)
Benzemez
İtiraz zemini yok
Tıbbi hizmetler (44)
İlaçlar (5. sınıf)
Benzemez
İtiraz zemini yok
Tıbbi hizmetler (44)
Tıbbi/ortopedik aletler (10. sınıf)
Benzemez
İtiraz zemini yok
Kaynak: TÜRKPATENT Mal/Hizmet Benzerlik Karşılaştırma Aracı (malhizmet.com), 10.06.2026 tarihli sorgu. Diş hekimliği hizmetleri (44. sınıf) ile diş bakım ürünleri (3. sınıf) ve diş hekimliği aletleri (10. sınıf) arasındaki benzerlik Yargıtay kararlarıyla da teyit edilmektedir.
Başvurudan Sonra Hemen Faaliyete Başlayabilir miyim?
Marka tescil başvurusu yapıldıktan sonra faaliyete geçmek hukuken mümkündür; zira başvuru tarihi, ileride tescil belgesi alınması durumunda koruma başlangıç tarihi olarak kabul edilir. Ancak diş kliniği açılışında iki önemli pratik engel öne çıkmaktadır.
Kurumsal Kimlik ve Tabela Sorunu
Grafik tasarım firmaları ve tabela üreticilerinin bir kısmı, marka tescil başvuru belgesi olmaksızın kurumsal kimlik çalışması yapmaktan kaçınmaktadır. Bunun yanı sıra bazı hastane zincirleri, sağlık grupları ve alışveriş merkezi yönetimleri kira sözleşmesi aşamasında marka tescil belgesi talep etmektedir.
Benzer Marka Riski — En Kötü Senaryo
Başvuru öncesinde benzer markalar araştırılmadan kliniğe yatırım yapılırsa şu senaryoyla karşılaşılabilir:
📌 Gerçek bir risk senaryosu
Bir diş kliniği "DENTASMİLE" ismiyle açılıyor: tabela bastırıyor, web sitesi kuruyor, cihaz alımı yapıyor. Altı ay sonra daha önce tescil edilmiş "DENTASMİLL" markası hükümsüzlük ve tecavüz davası açıyor. Yargıtay içtihadına göre tek harf farkı iltibas için yeterlidir. Hem yatırım hem marka kimliği heba oluyor; klinik ismini değiştirmek zorunda kalıyor.
Bu senaryo gerçekçidir. Yargıtay 11. HD, diş kliniği markalarında tek harf farkının iltibas için yeterli olduğunu açıkça kabul etmiştir. Bu nedenle başvuru öncesinde benzer markalar mutlaka bir uzman tarafından kapsamlı biçimde incelenmeli ve irdelenmelidir.
Yargıtay Kararlarında Diş Kliniği Marka Uyuşmazlıkları
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, diş kliniği marka uyuşmazlıklarında dikkat çekici ilkeler benimsemiştir. Bu kararlar, başvuru öncesinde dikkat edilmesi gereken riskleri somut biçimde ortaya koymaktadır.
1. DENTOPIA — DENTORİA: Tek Harf Farkı İltibas İçin Yeterlidir
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2020/6766 E., 2022/1106 K. (14.02.2022)
"ÖZEL DENTOPIA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ" başvurusu ile daha önce tescil edilmiş "DENTORİA Ağız ve Diş Sağlığı" markası arasında, asli unsurları olan "DENTOPIA" ve "DENTORİA" ibarelerinin yalnızca bir harf farkı taşıdığı; "DENT" ibaresinin zayıf olduğu kabul edilse dahi geri kalan harflerin benzerliğiyle iltibas tehlikesinin oluştuğu onaylanmıştır.
Bu karar diş kliniği sahipleri için en kritik Yargıtay içtihadıdır. "Özel", "Ağız ve Diş Sağlığı", "Polikliniği" gibi ibareler tanımlayıcı kabul edildiğinden ayırt ediciliği sağlayan tek unsur klinik adının özgün kısmıdır. O kısımda tek harf farkı bile iltibas için yeterlidir.
2. Ortodonti Markalarında Tanımlayıcı İbare ve Soy Adı Kullanımı
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2023/6928 E., 2024/8207 K. (21.11.2024)
Ortodonti hizmetleri için yapılan marka başvurusunda "ORTODONTİ" ibaresinin tanımlayıcı ve açıklayıcı nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay; kişinin kendi soy adını ticari teamüllere uygun ve dürüstçe kullanmasının hukuka aykırı olmadığını, ancak soy adı dışındaki asli unsurun karşılaştırmada belirleyici olduğunu teyit etmiştir.
Bu karar iki önemli ilke ortaya koymaktadır: (i) "Diş", "Dental", "Dent", "Ortodonti", "İmplant" gibi mesleki terimler tek başına tescil edilemez ve rakiplere karşı ileri sürülemez; (ii) diş hekiminin kendi adını klinik markasında kullanması dürüst kullanım kapsamında değerlendirilebilir.
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2023/4392 E., 2024/6190 K. (10.09.2024)
"Özel İskenderun Diş Dünyası Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği" başvurusu ile tescilli "Diş Dünyası" ve "Özel Diş Dünyası Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği" markaları karşılaştırılmış; "Özel", "Ağız ve Diş Sağlığı", "Polikliniği" ve "İskenderun" ibarelerinin tanımlayıcı/coğrafi nitelikte olduğu, asli unsur olan "Diş Dünyası" ibaresinde iltibas tehlikesinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Bu karar, şehir veya ilçe adı eklemenin markaları birbirinden yeterince farklılaştırmadığını açıkça ortaya koymaktadır. "İstanbul Diş Merkezi", "Ankara Dental Klinik" gibi coğrafi ibareli isimler rakip markaya karşı koruma sağlamaz.
4. Diş Bakım Ürünleri — 3. ve 21. Sınıf Benzerliği
📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2024/696 E., 2024/7245 K. (09.10.2024)
3. sınıftaki "diş macunları, diş parlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları" ile 21. sınıftaki "diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri" arasında ilişkili ve bağlantılı mallar olması nedeniyle iltibas koşulunun oluştuğuna hükmedilmiştir.
Bu karar, diş bakım ürünleri üreten veya satan markaların yalnızca 3. sınıfla yetinmemesi gerektiğini göstermektedir. 21. sınıftaki rakip ibarelerin de araştırılması, itiraz riskini önemli ölçüde azaltır.
Hatalı Sınıf Seçiminin Sonuçları
Diş kliniği marka tescilinde sınıf hatalarının pratik sonuçları ciddi olabilmektedir.
Yalnızca 44. Sınıf Tescilinin Yetmediği Durumlar
Klinik adınızı 44. sınıfta tescil ettirdiniz ancak klinik içinde sattığınız ürünleri koruma altına almadıysanız, aynı isimle piyasaya sürülen rakip bir ürün markasına karşı dava açma hakkınız olmayabilir. Üstelik ileride klinik zinciri veya franchise açmak isterseniz 35. sınıf tescili olmadan lisans sözleşmesi hukuken güçsüz kalır.
"Dent" Ön Ekiyle Kurulan İsimlerde Yüksek Risk
TÜRKPATENT ve Yargıtay, "Dent", "Dental", "Dento" ibarelerini diş hekimliği hizmetleri için zayıf ve tanımlayıcı kabul etmektedir. Bu nedenle DENTACARE, DENTASMART, DENTALIFE gibi isimler için başvuru öncesinde çok sayıda benzer ibarenin varlığı araştırılmalı; başvuruya özgün bir unsur eklenerek ayırt edicilik güçlendirilmelidir.
Geriye Dönük Sınıf Eklemenin İmkânsızlığı
Türk marka hukukunda mevcut bir tescile sınıf eklemek mümkün değildir. Eksik sınıf için yeniden başvuru yapılması gerekir; bu da koruma tarihini değiştirir. Başvuru aşamasında kapsamlı sınıf stratejisi belirlemek, ileride katlanarak büyüyecek maliyetleri önlemenin tek yoludur.
Özet: Diş Kliniği için Marka Sınıfı Rehberi
Sınıf
Kapsam
Kimin için
Öncelik
44. Sınıf
Diş hekimliği, ağız ve diş sağlığı hizmetleri
Tüm diş klinikleri ve poliklinikler
🔴 Zorunlu
35. Sınıf
Ürün satışı, e-ticaret, franchise hizmetleri
Klinik içi ürün satan, online satış yapanlar
🔴 Zorunlu
5. Sınıf
Diş hekimliği preparatları, ağız gargarası, ilaç
Kendi markalı ürün üretenler
🟡 Duruma göre
3. Sınıf
Diş macunu, ağız suyu (tıbbi olmayan), diş beyazlatma
Kozmetik diş ürünü üretenler/satanlar
🟡 Duruma göre
10. Sınıf
Diş hekimliği alet ve cihazları
Kendi markalı alet üretenler
🟢 Gerekirse
41. Sınıf
Diş hekimliği eğitimi, asistan kursu
Eğitim veren klinikler
🟢 Gerekirse
2026 Güncel Resmi Harçlar
Diş kliniği marka tescilinde TÜRKPATENT'e ödenen resmi harçlar 2026 yılı itibarıyla aşağıdaki gibidir. Bu tutarlara danışmanlık ve vekâlet ücretleri ayrıca eklenir.
Diş kliniği marka tescili için hangi sınıflar gereklidir?
Diş klinikleri için zorunlu temel sınıf 44. sınıftır (diş hekimliği ve ağız sağlığı hizmetleri). Klinik içinde ürün satışı veya e-ticaret yapıyorsanız 35. sınıf, kendi markanızla tıbbi diş ürünü üretiyorsanız 5. sınıf, kozmetik diş ürünü üretiyorsanız 3. sınıf da eklenmelidir.
"Dental", "Diş", "Dent" ibareleri marka olarak tescil edilebilir mi?
Bu ibareler tek başına tescil edilemez; tanımlayıcı nitelikte olduğundan TÜRKPATENT tarafından reddedilir. Ancak özgün bir kelime veya şekil ile birlikte kullanıldığında tescil mümkündür. Yargıtay da bu ibarelerin zayıf unsur olduğunu kabul etmekte; iltibas değerlendirmesinde özgün unsuru belirleyici saymaktadır.
Diş kliniği marka tescili 2026'da ne kadar tutar?
2026 yılında TÜRKPATENT'e ödenen resmi harçlar: tek sınıf (yalnızca 44. sınıf) için 9.830 TL, iki sınıf (44. + 35. sınıf) için 12.650 TL, üç sınıf (44. + 35. + 5. sınıf) için 15.470 TL. Bu tutarlara danışmanlık ve vekâlet ücreti ayrıca eklenir.
Klinik adımın yanına şehir adı eklesem yeterli olmaz mı?
Hayır. Yargıtay, "İstanbul", "Ankara", "İskenderun" gibi coğrafi yer adlarının markaya ayırt edicilik kazandırmadığını, hatta şube algısı yaratarak iltibası artırabileceğini açıkça kabul etmektedir. Klinik adını güçlü ve özgün bir unsur üzerine kurmanız gerekir.
Klinik içinde ürün satıyorum, hangi sınıf lazım?
Başkasının ürününü satıyorsanız 35. sınıf yeterlidir. Kendi markanızla ürün çıkarıyorsanız ürünün niteliğine göre 3. sınıf (kozmetik diş ürünleri) veya 5. sınıf (tıbbi diş preparatları) da gereklidir. Her iki ürün tipini de üretiyorsanız hem 3. hem 5. sınıf başvuruya dahil edilmelidir.
Diş kliniği için uluslararası marka tescili nasıl yapılır?
Türkiye'deki tescilden sonra Madrid Protokolü (WIPO) üzerinden 130'dan fazla ülkede tek başvuruyla koruma talep edilebilir. Yurt dışında şube veya franchise açmayı planlayan klinikler için uluslararası tescil stratejik bir önceliktir. Aylar Patent, TÜRKPATENT Sicil No: 2890 ile uluslararası başvuruları yürütmektedir.
Başvuru yaptım ama tescil belgem henüz gelmedi, faaliyete başlayabilir miyim?
Evet, başvuru tarihi hukuki koruma için yeterlidir. Tescil belgesi ortalama 12-18 ay içinde gelir. Bu süre zarfında başvuru numaranızı ve tarihini belgeleyen TÜRKPATENT yazısını kullanabilirsiniz. Ancak itiraz süreçleri henüz sonuçlanmamış olabileceğinden bir marka vekilinin süreci takip etmesi önerilir.
İlgili Rehberler ve Kaynaklar
Diş kliniği marka tescili öncesinde markanızı ücretsiz kontrol etmek için marka sorgulama aracımızı kullanabilirsiniz. Sektörünüze özgü sınıf stratejisi için marka sınıfları rehberimiz kapsamlı bir başlangıç noktası sunmaktadır.
Tüm süreç için Aylar Patent ekibiyle 0541 723 85 52 numaralı hattımızdan ya da bilgi@aylarpatent.com adresiyle iletişime geçebilirsiniz.
Sonuç
Diş kliniği marka tescili, doğru sınıf seçiminin ötesinde bir strateji meselesidir. 44. sınıf hizmet kalkanını oluştururken 35. sınıf ürün satışı ve franchise faaliyetlerini, 5. sınıf ise tıbbi diş ürünlerini koruyan ek kalkanlar işlevi görür.
Yargıtay içtihadı, diş kliniği markalarında tek harf farkının iltibas için yeterli olduğunu, "Dent", "Dental", "Diş" gibi ibarelerin tanımlayıcı sayıldığını ve coğrafi isimlerin ayırt edicilik sağlamadığını tutarlı biçimde kabul etmektedir. Bu nedenle klinik adı seçimi ve marka araştırması mutlaka uzman eşliğinde yürütülmelidir.
Uzman bir avukat ve marka vekili eşliğinde yürütülecek kapsamlı sınıf analizi ve ön araştırma, diş kliniği markanızın hem TÜRKPATENT nezdinde hem de piyasada güçlü bir konumda tescil edilmesini sağlayacaktır. Aylar Patent olarak güzellik, kozmetik ve diş kliniği marka tescili başta olmak üzere tüm sektörlerde hizmet vermekteyiz.
Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR
✅ Avukat Marka Vekili
Av. Atakan AYLAR Marka Vekilliği Sicil No: 2890 Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
Ürettiğiniz yemek sandalyesi, ofis koltuğu, bar taburesi veya bahçe sandalyesinin özgün görünümünü taklitçilere karşı korumak için TÜRKPATENT'e tasarım tescili başvurusu yapılır. Sandalye, mobilyanın en çok kopyalanan ürünüdür; özgün sırtlık, bacak ve döşeme formu doğru görsel anlatımla 25 yıla kadar güvence altına alınabilir.
Locarno 06-01 (Oturma): Sandalye, koltuk ve berjer aynı alt sınıfta — tek çoklu başvuruda tescil edilebilir
Korunan unsurlar: Genel form/silüet, sırtlık profili, bacak formu, döşeme deseni ve kolçak tasarımı
İkonik form riski: Thonet, Eames, Wishbone gibi formları andıran tasarımlar ayırt edicilik taşımayabilir
12 aylık hoşgörü süresi (SMK m.57/2): Kamuya sunumdan itibaren 12 ay içinde başvuru hakkı korunur
Görsel anlatım: Perspektif + ön, arka, sağ yan, sol yan ve üst görünüm zorunludur
Masa ayrı sınıfta: Yemek masası 06-03'tedir — yemek odası grubu için ayrı başvuru gerekir
2026 Resmi Ücret: Tek tasarım başvurusu 2.070 TL | 6. tasarımdan sonra birim 760 TL
Sandalye tasarım tescili, ürettiğiniz yemek sandalyesi, ofis sandalyesi, bar taburesi veya bahçe sandalyesinin özgün görünümünü yasal güvence altına alan bir süreçtir. Tescil için Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) başvuru yapılması gerekir. Başvuru öncesinde tasarımın uygunluğu denetlenmeli ve koruma kapsamı doğru belirlenmelidir.
Sandalye, mobilya sektörünün belki de en fazla kopyalanan ürün kategorisidir. Bunun başlıca nedeni üretim kolaylığı ve düşük maliyetle taklidin mümkün olmasıdır. Özgün bir sırtlık profili, alışılmışın dışında bir bacak formu veya yenilikçi bir malzeme kombinasyonu; fuarda sergilendikten ya da kataloğa girdikten kısa süre sonra düşük fiyatlı kopyalarla karşılaşmak mümkündür.
Tasarım tescili bu tehdide karşı en güçlü araçtır. Tescilli tasarımı izinsiz üreten, satan veya ithal eden kişilere karşı ihtiyati tedbir, tazminat ve cezai yaptırım talep etme hakları doğar. Sandalye, oturma mobilyaları kategorisinde koltuk ile aynı Locarno sınıfında (06-01) yer aldığından aynı koleksiyondaki koltuk ve berjer tasarımlarıyla birlikte tek başvuruda tescil edilebilir. Ayrıntılar için Mobilya Tasarım Tescili 2026 Rehberini inceleyebilirsiniz.
Bu rehberde sandalye tasarım tescilinde bilmesi gereken her şeyi ele alıyoruz. Tüm içerik Aylar Patent avukat ve marka vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır. Ücretsiz ön değerlendirme için Aylar Patent ile iletişime geçebilirsiniz.
Sandalyede Hangi Unsurlar Tasarım Tescili Kapsamındadır?
Sandalye tasarımının korunan unsurlarını belirlemek, ikonik sandalye formlarının (Eames, Thonet, Wishbone vb.) geniş kitleye yayılmış olması nedeniyle diğer mobilya türlerine kıyasla daha dikkatli bir değerlendirme gerektirmektedir. Aşağıdaki tablo hangi unsurların koruma kapsamında olduğunu özetlemektedir.
Sandalye Unsuru
Durum
Açıklama
Genel form ve silüet (sırtlık, oturma, ayak bütünü)
✅
Özgün dış form ve genel görsel kimlik koruma kapsamındadır
Sırtlık tasarımı — profil, aralık deseni, eğim açısı
✅
Estetik nitelik taşıyan özgün sırtlık formu tescil edilebilir
Bacak ve taşıyıcı form (incelen bacak, metal çerçeve vb.)
✅
İşlevsel zorunluluktan bağımsız estetik bacak formu
Döşeme desen ve yüzey dokusu görünümü
✅
Özgün döşeme deseni ve yüzey işlemi tescil kapsamındadır
Kolçak formu ve kolçak-ayak birleşim görünümü
✅
Kolçaklı sandalyelerde özgün kolçak tasarımı ayrıca korunabilir
Yalnızca taşıma işlevinden kaynaklanan standart dört bacak
❌
Teknik zorunluluktan gelen standart form korunamaz
Sektörde yaygın Eiffel, Thonet veya benzer ikon form kopyası
❌
Bilinen ikonik formlara yakın tasarımlar ayırt edicilik taşımaz
⚠️ İkonik Form Uyarısı: Thonet No.14, Eames Plastic Chair, Wishbone Chair gibi ikonik sandalye formlarını doğrudan anımsatan tasarımlar yenilik veya ayırt edicilik şartını karşılamayabilir. Bu nedenle başvuru öncesinde kapsamlı bir araştırma zorunludur. Özgün bir sırtlık profili veya yenilikçi bir bacak çözümü dahi, genel silüet ikonik formları çok yakından andırıyorsa itirazla karşılaşabilir.
Sandalye Türleri ve Locarno Sınıflandırması
Sandalye tasarımları Locarno Sınıflandırması'nın 06-01 (oturma mobilyaları) alt sınıfında yer almaktadır. Bu, aynı koleksiyondaki sandalye, koltuk ve berjer gibi tüm oturma ünitelerinin tek çoklu başvuruda tescil edilebileceği anlamına gelir.
Locarno
Sandalye Türü
Örnekler
06-01
Yemek ve mutfak sandalyesi
Ahşap sandalye, metal sandalye, plastik sandalye, bar taburesi
Ayrı Locarno sınıfı — masa için ayrı başvuru gerekir
⚠️ Sandalye ile eşleşen yemek masası farklı Locarno sınıfındadır (06-03). Bir yemek odası grubu tescil ettirilecekse sandalye (06-01) ve masa (06-03) için ayrı başvurular yapılması gerekir. Daha ayrıntılı bilgi için Masa Tasarım Tescili 2026 Rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Yenilik Şartı ve Hoşgörü Süresi
Sandalye tasarımında yenilik şartının değerlendirilmesi özellikle dikkat gerektirmektedir. Sektörün köklü tarihi ve dünya genelinde tescil edilmiş on binlerce sandalye tasarımı göz önüne alındığında, 'benzer bir formun daha önce kamuya sunulmamış olması' şartını karşılamak diğer ürün kategorilerinden daha zorlu olabilir.
Bu nedenle sandalye başvurularında ön araştırma — özellikle TÜRKPATENT ve EPO veri tabanlarında — zorunludur. Tasarımınızın özgün unsurlarını başvuru dilekçesinde ve görsel anlatımda açıkça öne çıkarmak, inceleme sürecinde avantaj sağlar.
12 Aylık Hoşgörü Süresi (SMK m. 57/2)
Tasarımcı veya halefleri tarafından başvuru tarihinden önceki 12 ay içinde yapılan kamuya sunumlar yenilik şartını etkilemez. Bu düzenleme sayesinde fuarda sergilenen, katalogda yayımlanan ya da bayilere tanıtılan bir sandalye modeli için kamuya sunumdan itibaren en geç 12 ay içinde başvuru yapma hakkı korunmaktadır.
⚠️ Sandalye sektöründe en sık karşılaşılan risk: yeni koleksiyonun fotoğraflarını sosyal medyada ya da showroom tanıtımında paylaşmak ve başvuruyu ertelemek. 12 aylık süre geçtikten sonra yenilik şartı geri kazanılamaz. En güvenli yol, kamuya açıklamadan önce başvurmaktır.
Sandalye Tasarım Başvurusunda Görsel Anlatım
Tasarım tescilinde koruma kapsamı sunulan görsel anlatımla sınırlıdır. Sandalye gibi çok yüzlü bir üründe sırtlık profili, bacak formu ve kolçak detayı farklı açılardan farklı biçimde görüneceğinden yetersiz görünüm sayısı ciddi bir koruma açığı yaratır.
Örnek Görsel Anlatım — Perspektif Görünüm
Aşağıdaki görsel, sandalye tasarım tescilinde başvuruya eklenecek görsel anlatımın nasıl olması gerektiğini göstermektedir. Nötr beyaz arka plan üzerinde yalnızca ürünü içeren, TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu 2026 standartlarına uygun bir perspektif çekimdir.
📌 Şekil: Sandalye tasarım tescilinde başvuruya eklenecek görsel anlatım örneği — perspektif görünüm. Arka plan nötr beyaz, görsel yalnızca ürünü içeriyor. Sandalyede bu tek görünüm yeterli değildir; ön, arka, sağ yan, sol yan ve üst görünümler de ayrı dosyalar hâlinde sunulmalıdır.
Sandalyede Zorunlu Görünümler
Sandalye başvurularında sırtlığın profili ve bacak formu tasarımın en özgün unsurları olduğundan bu açıların net şekilde görüneceği görünümlere özellikle dikkat edilmelidir.
1.1 Perspektif görünüm: Genel form ve bütünlük algısı için zorunlu
1.2 Ön görünüm: Sırtlık profili ve oturma yüzeyi genişliği
1.3 Arka görünüm: Sırtlık detayları ve arka bacak formu
1.4 Sağ yan görünüm: Sırtlık eğimi, oturma yüksekliği, bacak açısı
1.5 Sol yan görünüm: Simetrik olmayan tasarımlarda zorunlu
1.6 Üst görünüm: Oturma yüzeyi formu ve sırtlık genişliği
Sandalye Görsellerinde Sık Yapılan Hatalar
Showroom fotoğrafı kullanmak: arka planda masa, başka sandalye veya dekoratif unsur içeren görseller kabul edilmez.
Sandalye üzerinde yastık veya örtü bulunması: görsel yalnızca ürünü içermelidir.
Sırtlığın karanlıkta kalması: sırtlık tasarımın en kritik unsuru — açıklayıcı, net ve gölgesiz çekim şarttır.
Döner sandalyede yalnızca bir konumu göstermek: farklı dönme konumları görsel farklılık yaratıyorsa ayrı görünüm eklenmelidir.
Katlanır sandalyede yalnızca açık pozisyonu sunmak: kapalı pozisyon da ayrı görünüm seti olarak eklenmesi gerekir.
Çoklu Tasarım Başvurusu: Sandalye Koleksiyonu + Koltuk
Sandalye tasarım tescilinin en büyük avantajlarından biri, koltuk ve berjer ile aynı Locarno alt sınıfında (06-01) yer almasıdır. Bu sayede aynı tasarım dilini paylaşan bir yemek sandalyesi, tekli koltuk ve berjer tek çoklu başvuruda tescil edilebilir.
Çoklu başvuruda 6. tasarımdan itibaren birim başı ücret 760 TL'ye iner. Geniş bir oturma grubu koleksiyonunu — dört farklı sandalye modeli, bir koltuk ve bir berjer — tek başvuruda tescil eden üretici, birim başına düşen maliyeti yaklaşık %55 azaltmış olur. Koltuk tasarım tescili hakkında daha fazla bilgi için Mobilya Tasarım Tescili 2026 Rehberini inceleyebilirsiniz.
✅ Yemek odası grubu tescili: sandalye (06-01) ve masa (06-03) farklı alt sınıflarda olduğundan ayrı başvurular gerektirir. Ancak her iki başvuru aynı anda yapılarak aynı tarihte koruma başlatılabilir. Bu strateji, yemek odası grubunun tüm ürünlerini eş zamanlı güvence altına alır.
Sandalye koleksiyonunuzu doğru Locarno sınıfı ve eksiksiz görsel anlatımla tasarım tescili kapsamına almak için Aylar Patent ekibiyle görüşün.
Sandalye ihracatı yapan üreticiler için Lahey Sistemi kapsamında uluslararası tasarım tescili kritik stratejik önem taşır. Türkiye'deki başvurudan itibaren 6 aylık rüçhan süresi içinde 90'dan fazla ülkede koruma talep edilebilir.
⚠️ 6 aylık rüçhan süresi uzatılamaz. Türkiye başvurusundan itibaren 6 ay geçtikten sonra uluslararası başvuruda öncelik hakkı kaybedilir.
2026 Güncel Tasarım Tescil Ücretleri
Aşağıdaki ücretler TÜRKPATENT'in 2026 yılı resmi tarifesinden derlenmiştir. Danışmanlık ve vekâlet ücretleri ayrıca eklenir. Güncel doğrulama için turkpatent.gov.tr/tasarim-islem-ucretleri adresini ziyaret edebilirsiniz.
İşlem
2025
2026
Tek tasarım başvuru ücreti
1.720 TL
2.070 TL
2. tasarım (çoklu başvuruda)
1.392 TL
1.674,90 TL
6 ve sonrası her tasarım
—
760 TL
Yayım ücreti (tek tasarım)
—
1.030 TL
Yenileme — 1. dönem (6–10. yıl)
—
3.280 TL
Yenileme — 2. dönem (11–15. yıl)
—
5.240 TL
Yenileme — 3. dönem (16–20. yıl)
—
7.700 TL
Yenileme — 4. dönem (21–25. yıl)
—
11.560 TL
Sıkça Sorulan Sorular
Sandalye tasarımımı tescil ettirebilir miyim?
Evet. Sandalye, Locarno 06-01 (oturma mobilyaları) sınıfında tescil edilebilir. Tasarımın yeni ve bilgilenmiş kullanıcı üzerinde önceki sandalye tasarımlarından farklı genel bir izlenim bırakması koşuluyla başvuru yapılabilir. Standart dört bacak ve düz sırtlık kombinasyonu tek başına ayırt edicilik taşımayabilir; ancak özgün bir sırtlık profili veya yenilikçi bacak formu bu şartı karşılayabilir.
Sandalye ile masayı aynı başvuruda tescil ettirebilir miyim?
Hayır. Sandalye Locarno 06-01 (oturma), masa ise 06-03 (masa ve çalışma mobilyaları) sınıfındadır. Farklı alt sınıflarda yer aldıklarından ayrı başvurular gerektirir. Ancak her iki başvuru aynı anda yapılarak eş zamanlı koruma başlatılabilir.
Sandalye ve koltuğu aynı başvuruda tescil ettirebilir miyim?
Evet. Sandalye ve koltuk her ikisi de Locarno 06-01 sınıfındadır. Aynı tasarım dilini paylaşan sandalye, koltuk ve berjer tek çoklu başvuruda tescil edilebilir; bu hem maliyet hem zaman açısından avantaj sağlar.
Katlanır sandalyede hangi pozisyon tescil edilir?
Her iki pozisyon da ayrı görünüm setleri olarak başvuruya eklenmelidir. Açık pozisyon ve kapalı pozisyon birbirinden farklı görsel profil ortaya koyduğundan her iki hâl de tescil kapsamına dahil edilmelidir. Aksi takdirde korumanın yalnızca sunulan pozisyonu kapsadığı yorumu doğabilir.
Sandalye tasarım tescili 2026'da ne kadar sürer?
Başvurudan tescil belgesine kadar ortalama 6–12 ay geçmektedir. Şekli incelemenin ardından tasarım Bültende yayımlanır; 3 aylık itiraz süresinin ardından tescil belgesi düzenlenir. Yayım ertelemesi talep edilmişse tasarım 30 aya kadar gizli tutulabilir.
İkonik sandalye formlarına benzeyen bir tasarım tescil edilebilir mi?
Bu, en riskli senaryodur. Thonet, Eames, Wegner veya benzeri ikonik sandalye formlarını yakından anımsatan tasarımlar yenilik veya ayırt edicilik şartını karşılamayabilir; üstelik mevcut marka veya telif hakkı korumaları nedeniyle ek hukuki riskler doğabilir. Bu tür tasarımlar için başvurudan önce mutlaka uzman görüşü alınması önerilir.
Sandalye tasarım tescili ile marka tescili arasındaki fark nedir?
Tasarım tescili sandalyenin görünümünü korur. Marka tescili ise işletme adını veya logosunu korur. Her ikisi farklı hukuki araçlardır ve biri diğerinin yerini tutmaz. Mobilya sektöründe marka tescili için 20. sınıf (mobilya) öne çıkar.
Sonuç
Sandalye tasarım tescili, mobilya üreticilerinin en pratik rekabet araçlarından biridir. Koltuk ve berjer ile aynı Locarno sınıfında (06-01) yer alması, geniş oturma grubu koleksiyonlarının tek başvuruda ve indirimli maliyetle tescil edilmesini sağlar.
İkonik sandalye formlarının varlığı nedeniyle ön araştırma bu kategoride özellikle kritiktir. Başvuruyu kamuya açıklamadan önce yapmak, doğru görünüm sayısını sunmak ve sırtlık gibi özgün unsurları görsel anlatımda öne çıkarmak — bu adımların her biri uzmanlık gerektirmektedir.
Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR
✅ Avukat Marka Vekili
Av. Atakan AYLAR Marka Vekilliği Sicil No: 2890 Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
Ürettiğiniz yemek masası, çalışma masası, sehpa veya ofis masasının özgün görünümünü taklitçilere karşı korumak için TÜRKPATENT'e tasarım tescili başvurusu yapılır. Masa, mobilyanın en çok kopyalanan ürün kategorilerinden biridir; tescil, ihtiyati tedbir, tazminat ve cezai yaptırım hakkı doğuran en güçlü hukuki araçtır.
Locarno 06-03: Tüm masa türleri (yemek, ofis, sehpa, konsol, bahçe) tek alt sınıfta toplanır
Korunan unsurlar: Tabla formu, kenar profili, özgün ayak (X/U/tek merkez), yüzey dokusu ve mekanizma görünümü
Yenilik şartı (SMK m.56): Başvuru öncesi dünyanın hiçbir yerinde kamuya sunulmamış olmalı
12 aylık hoşgörü süresi (SMK m.57/2): Fuar, katalog veya bayi tanıtımından sonra başvuru hakkı korunur
Masa tasarım tescili, ürettiğiniz yemek masası, çalışma masası, sehpa veya ofis masasının özgün görünümünü yasal güvence altına alan bir süreçtir. Tescil için Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) başvuru yapılması gerekir. Başvuru öncesinde tasarımın uygunluğu denetlenmeli ve koruma kapsamı doğru belirlenmelidir.
Masa, mobilya sektörünün en çok kopyalanan ürün kategorilerinden biridir. Özgün bir ayak tasarımı, alışılmışın dışında bir tabla formu veya özgün kenar profili; fuarda sergilendikten ya da sosyal medyada yayımlandıktan kısa süre sonra taklit ürünlerle karşılaşmak mümkündür. Tasarım tescili bu tehdide karşı en güçlü hukuki araçtır: tescilli tasarımı izinsiz üreten, satan veya ithal eden kişilere karşı ihtiyati tedbir, tazminat ve cezai yaptırım talep etme hakları doğar.
Bu rehberde masa üreticilerinin tasarım tescilinde bilmesi gereken her şeyi — masa türlerine göre Locarno sınıflandırmasını, korunan ve korunmayan unsurları, görsel anlatım gerekliliklerini, yenilik şartını ve 2026 güncel ücretlerini — ele alıyoruz.
Masada Hangi Unsurlar Tasarım Tescili Kapsamındadır?
Tasarım tescili, masanın yalnızca teknik işlevinden kaynaklanan değil, görsel ve estetik nitelik taşıyan tüm unsurlarını kapsar. Aşağıdaki tablo hangi unsurların koruma kapsamında olduğunu, hangilerinin dışında kaldığını özetlemektedir.
Masa Unsuru
Durum
Açıklama
Tabla formu, kenar profili ve köşe tasarımı
✅
Özgün tabla formu ve kenar profili tescil kapsamındadır
Ayak ve taşıyıcı eleman formu (tek ayak, X ayak, U ayak vb.)
✅
Estetik nitelik taşıyan özgün ayak tasarımı korunabilir
Yüzey dokusu, kaplama deseni, malzeme kombinasyonu
✅
Özgün yüzey işlemi ve doku görünümü koruma kapsamındadır
Katlanır mekanizma kapağı ve ray görünümü
✅
Teknik işlevi aşan estetik nitelikli mekanizma görünümü
Baza / alt raf / çekmece kutusu formu
✅
Bütünleşik depolama biriminin formu tescil edilebilir
Yalnızca yük taşıma işlevinden kaynaklanan ayak kesiti
❌
Teknik zorunluluktan gelen yapısal form korunamaz
Sektörde yaygın standart dikdörtgen tabla formu
❌
Ayırt edicilik taşımayan genel form tescil edilemez
📌 Ayak Tasarımı Özel Durumu: Masanın taşıyıcı işlevi teknik bir zorunluluktan kaynaklanır; ancak bu işlevi yerine getirebilecek pek çok farklı form mevcuttur. Bu nedenle X ayak, U ayak, tek merkez ayak veya A çerçeve gibi özgün formlar, teknik zorunluluktan değil estetik tercihten kaynaklandığı sürece tasarım korumasından yararlanabilir.
Masa Türleri ve Locarno Sınıflandırması
Tüm masa türleri Locarno Sınıflandırması'nın 06-03 alt sınıfında yer almaktadır. Bu, aynı koleksiyondaki farklı masa modellerinin — yemek masası, sehpa ve konsol — tek çoklu başvuruda tescil edilebileceği anlamına gelir.
Locarno
Masa Türü
Örnekler
06-03
Yemek ve oturma odası masaları
Yemek masası, açılır masa, köşe masası, konsol
06-03
Çalışma ve ofis masaları
Çalışma masası, L-tipi ofis masası, toplantı masası
06-03
Küçük yardımcı masalar
Sehpa, orta sehpa, yan sehpa, uç masası
06-03
Özel amaçlı masalar
Makyaj masası, oyun masası, bilgisayar masası
06-03
Dış mekan masaları
Bahçe masası, teras masası, piknik masası
06-03
Servis ve sunum masaları
Servis arabası, bar masası, konsol masası
✅ Önemli Avantaj: Tüm masa türleri 06-03 alt sınıfında toplandığından, farklı masa tiplerinden oluşan geniş bir koleksiyon bile tek çoklu başvuruda tescil edilebilir. Bu, koltuk-masa kombinasyonu tescilinden çok daha avantajlıdır; koltuk 06-01, masa 06-03 sınıfında olduğundan ayrı başvuru gerektirir.
Yenilik Şartı ve Hoşgörü Süresi — Masa Sektörüne Özgü Riskler
Yenilik şartı, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olmayı gerektirir (SMK m. 56). Bu kural küresel kapsamlıdır: Milano Salone del Mobile'de sergilenen bir masa, Almanya'daki rakip üreticinin web sitesinde yayımlanan benzer bir form veya Çin'de tescil edilmiş aynı ayak tasarımı — bunların tamamı yenilik şartını zedeleyebilir.
Masa sektörüne özgü en kritik risk şudur: yeni koleksiyonu katalogda, web sitesinde veya distribütörlere yönelik tanıtımda paylaşmak. Gizlilik sözleşmesi imzalanmamış distribütör veya bayi toplantıları da kamuya sunum sayılabilir.
12 Aylık Hoşgörü Süresi (SMK m. 57/2)
Tasarımcı veya halefleri tarafından başvuru tarihinden önceki 12 ay içinde yapılan açıklamalar yenilik şartını etkilemez. Bu düzenleme sayesinde fuarda sergilenen, katalogda yayımlanan ya da bayilere tanıtılan bir masa modeli için kamuya sunumdan itibaren en geç 12 ay içinde başvuru hakkı korunmaktadır.
⚠️ Açılır masa gibi mekanizmalı ürünlerde ekstra dikkat gerekir: masanın hem kapalı hem açık pozisyonu ayrı görünümler olarak başvuruya eklenmeli; hoşgörü süresi her iki pozisyon için de aynı şekilde uygulanır.
Masa Tasarım Başvurusunda Görsel Anlatım
Tasarım tescilinde koruma kapsamı sunulan görsel anlatımla sınırlıdır. Masa gibi büyük ve çok yüzlü bir üründe yetersiz görünüm sayısı ya da standart dışı görseller, korumanın fiilen dar tutulması anlamına gelir. Görsel anlatım, TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu 2026'da belirtilen teknik standartlara uygun olmalıdır.
Örnek Görsel Anlatım — Perspektif Görünüm
Aşağıdaki görsel, masa tasarım tescilinde başvuruya eklenecek görsel anlatımın nasıl olması gerektiğini göstermektedir. Nötr beyaz arka plan üzerinde yalnızca ürünü içeren, TÜRKPATENT standartlarına uygun bir perspektif çekimdir.
Şekil: Masa tasarım tescilinde başvuruya eklenecek görsel anlatım örneği — perspektif görünüm. Arka plan nötr beyaz, görsel yalnızca ürünü içeriyor. Masada bu tek görünüm yeterli değildir; ön, arka, sağ yan, sol yan ve üst görünümler de ayrı dosyalar hâlinde sunulmalıdır.
Masa Görsellerinde Teknik Gereklilikler
Arka plan nötr, düz ve beyaz olmalıdır. Showroom, ev ortamı, zemin kaplama veya dekoratif obje içeren fotoğraflar kabul edilmez.
Min. 300 DPI çözünürlük. Ayak detayları ve yüzey dokusu için yüksek çözünürlük zorunludur.
Zorunlu görünümler: perspektif (1.1), ön (1.2), arka (1.3), sağ yan (1.4), sol yan (1.5), üst (1.6). Her biri ayrı dosya.
Katlanır veya uzatılabilir masalarda hem kapalı hem açık pozisyon ayrı görünüm setleri olarak eklenmelidir.
Yalnızca özgün bileşeni tescil ettirmek istiyorsanız (örneğin yalnızca ayak formu) korunmayan kısımlar kesik çizgiyle gösterilmelidir.
Masa üzerinde sandalye, dekoratif eşya, yiyecek veya aksesuar bulunmamalıdır.
Masa Görsellerinde Sık Yapılan Hatalar
Masa üzerinde sandalye olan showroom fotoğrafı kullanmak: görsel yalnızca masayı içermelidir.
Üst görünümde yüzey dokusunu öne çıkaran close-up çekimi sunmak: genel form görünümü şart, close-up ek görünüm olarak eklenebilir.
Açılır masada yalnızca kapalı pozisyonu göstermek: TÜRKPATENT her iki pozisyonu ayrı ayrı bekler.
Bacak ve ayak detaylarının karanlıkta veya gölgede kalması: tasarımın tüm unsurları net görünmelidir.
Tüm 6 görünümü tek bir görselde (kolaj) sunmak: her açı ayrı dosya olarak numaralandırılmalıdır.
Çoklu Tasarım Başvurusu: Masa Koleksiyonu Tescili
Aynı koleksiyondaki farklı masa modelleri — yemek masası, sehpa, konsol ve bahçe masası dahil — tümü 06-03 alt sınıfında yer aldığından tek çoklu başvuruda tescil edilebilir. Bu, masa üreticileri için özellikle avantajlıdır; koltuk gibi farklı alt sınıftaki ürünlerin aksine, tüm masa çeşitlerini tek başvuruda koruma altına almak mümkündür.
Çoklu başvuruda 6. tasarımdan itibaren birim başı ücret 760 TL'ye iner. On modelden oluşan bir masa koleksiyonunun tescil maliyeti, tek tek başvurulara kıyasla yaklaşık %55 daha düşük olur. Daha geniş mobilya koleksiyonu stratejisi için Mobilya Tasarım Tescili 2026 Rehberini de inceleyebilirsiniz.
Masa veya mobilya koleksiyonunuzu doğru Locarno sınıfı ve eksiksiz görsel anlatımla tescil ettirmek için Aylar Patent ekibiyle görüşün.
Masa ihracatı yapan üreticiler için Lahey Sistemi kapsamında uluslararası tasarım tescili kritik önem taşır. Türkiye'nin en büyük mobilya ihracat pazarları arasında yer alan Almanya, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri'nde koruma sağlamak için Türkiye'deki başvurudan itibaren 6 aylık rüçhan süresi içinde uluslararası başvuru yapılması gerekir.
Avrupa pazarı için EUIPO üzerinden AB Tasarım Tescili, tek başvuruyla 27 AB üyesini kapsayan maliyet-etkin bir seçenektir. Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya'ya ihracat yapan masa üreticileri için bu yol öncelikli değerlendirilmelidir.
⚠️ 6 aylık rüçhan süresi uzatılamaz. Türkiye başvurusundan itibaren 6 ay geçtikten sonra uluslararası başvuru yapılsa da rüçhan hakkından yararlanılamaz; bu da yurt dışında öncelik kaybı anlamına gelir.
2026 Güncel Tasarım Tescil Ücretleri
Aşağıdaki ücretler TÜRKPATENT'in 2026 yılı resmi tarifesinden derlenmiştir. Danışmanlık ve vekâlet ücretleri ayrıca eklenir. Güncel doğrulama için turkpatent.gov.tr/tasarim-islem-ucretleri adresini ziyaret edebilirsiniz.
İşlem
2025
2026
Tek tasarım başvuru ücreti
1.720 TL
2.070 TL
2. tasarım (çoklu başvuruda)
1.392 TL
1.674,90 TL
6 ve sonrası her tasarım
—
760 TL
Yayım ücreti (tek tasarım)
—
1.030 TL
Yenileme — 1. dönem (6–10. yıl)
—
3.280 TL
Yenileme — 2. dönem (11–15. yıl)
—
5.240 TL
Yenileme — 3. dönem (16–20. yıl)
—
7.700 TL
Yenileme — 4. dönem (21–25. yıl)
—
11.560 TL
Sıkça Sorulan Sorular
Yemek masası tasarımımı tescil ettirebilir miyim?
Evet. Yemek masası Locarno 06-03 (masa ve çalışma mobilyaları) sınıfında tescil edilebilir. Tasarımın yeni ve ayırt edici olması koşuluyla başvuru yapılabilir. Standart dikdörtgen tabla + dört ayak kombinasyonundan ibaret bir form ayırt edicilik taşımayabilir; ancak özgün bir ayak formu, kenar profili veya tabla şekli bu şartı karşılayabilir.
Sehpa ile yemek masasını aynı başvuruda tescil ettirebilir miyim?
Evet. Her iki ürün de Locarno 06-03 alt sınıfında yer aldığından tek çoklu başvuruda tescil edilebilir. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanır hem de tüm masa koleksiyonu tek bir başvuru tarihiyle güvence altına alınır.
Açılır veya genişleyebilir masada hangi pozisyon tescil edilir?
Her iki pozisyon da ayrı görünüm setleri olarak başvuruya eklenmesi gerekir. Kapalı pozisyon ve tam açık pozisyon birbirinden farklı görsel profil ortaya koyduğundan her iki hâl de tescil kapsamına dahil edilmelidir. Aksi takdirde korumanın yalnızca sunulan pozisyonu kapsadığı yorumu doğabilir.
Masanın yalnızca ayak tasarımını tescil ettirebilir miyim?
Evet. Kısmi koruma talebiyle yalnızca ayak formunu tescil ettirmek mümkündür. Bu durumda görsellerde tabla ve diğer unsurlar kesik çizgiyle gösterilir, korunmak istenen kısım — ayak — tam çizgiyle sunulur. Özgün bir X ayak veya tek merkez sütun formu bu yolla bağımsız olarak tescil edilebilir.
Masa tasarım tescili 2026'da ne kadar sürer?
Başvurudan tescil belgesine kadar ortalama 6–12 ay geçmektedir. Şekli incelemenin ardından tasarım Bültende yayımlanır; 3 aylık itiraz süresinin ardından tescil belgesi düzenlenir. Yayım ertelemesi talep edilmişse tasarım 30 aya kadar gizli tutulabilir.
Masa tasarım tescili ile marka tescili arasındaki fark nedir?
Tasarım tescili masanın görünümünü — formunu, silüetini ve estetiğini — korur. Marka tescili ise işletme adını veya logosunu korur. Hem görünümü hem markayı korumak için her iki başvurunun ayrı ayrı yapılması gerekir. Mobilya sektöründe marka tescili için 20. sınıf (mobilya) öne çıkar.
Yurt dışında da koruma istiyorum, ne yapmalıyım?
Türkiye'deki başvuru tarihinden itibaren 6 ay içinde Lahey Sistemi kapsamında 90'dan fazla ülkede koruma talep edebilirsiniz. Avrupa ihracatı için EUIPO üzerinden AB Tasarım Tescili en pratik yoldur. Uluslararası strateji, hedef pazarlara göre kişiselleştirilmelidir.
Sonuç
Masa tasarım tescili, mobilya üreticilerinin en pratik ve maliyet-etkin rekabet aracıdır. Tüm masa türlerinin tek bir Locarno alt sınıfında (06-03) toplanması, geniş koleksiyonların tek başvuruda ve indirimli birim maliyetle tescil edilmesini sağlar.
Başvuruyu kamuya açıklamadan önce yapmak, doğru görünüm sayısını sunmak, katlanır ve açılır masalarda her iki pozisyonu eklemek — bu adımların her biri uzmanlık gerektirmektedir.
Aylar Patent olarak masa ve mobilya alanındaki tasarım tescili başvurularında sürecin başından sonuna yönetilmesinde destek sunuyoruz.
Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR
✅ Avukat Marka Vekili
Av. Atakan AYLAR Marka Vekilliği Sicil No: 2890 Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
Ürettiğiniz koltuk, kanepe, masa, dolap veya raf sisteminin özgün görünümünü taklitlere karşı korumak için TÜRKPATENT'e tasarım tescili başvurusu yapılır. Mobilyada en kritik adım, tasarımı fuarda veya kamuya sunmadan önce başvurmak ve doğru Locarno alt sınıfını seçmektir; aksi hâlde yenilik şartı kalıcı olarak kaybedilebilir.
Koruma süresi: Tasarım tescili 5'er yıllık dönemlerle yenilenerek 25 yıla kadar koruma sağlar
Locarno 06 ana sınıfı: Mobilya ürünleri 06-01'den 06-09'a kadar alt sınıflara ayrılır (oturma, yatak, masa, dolap, vitrin)
Yenilik şartı (SMK m. 56): Başvuru öncesi dünyanın hiçbir yerinde kamuya sunulmamış olmak gerekir
12 aylık hoşgörü süresi (SMK m. 57/2): Fuarda sergileme sonrası en geç 12 ay içinde başvuru zorunludur
Görsel anlatım: Nötr beyaz arka planda en az 6 görünüm (perspektif, ön, arka, sağ-sol yan, üst)
Çoklu başvuru: Aynı Locarno alt sınıfındaki koleksiyon tek başvuruyla; 6. tasarımdan sonra her biri 760 TL
Uluslararası koruma: Lahey Sistemi ile 90+ ülke, EUIPO ile AB pazarı; 6 aylık rüçhan süresi içinde
Mobilya tasarım tescili, ürettiğiniz koltuk, kanepe, masa, dolap veya raf sisteminin özgün görünümünü yasal güvence altına alan bir süreçtir. Tescil için Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) başvuru yapılması gerekir. Başvuru öncesinde tasarımın uygunluğu denetlenmeli ve koruma kapsamı doğru belirlenmelidir.
Mobilya sektörü, Türkiye'nin en köklü ihracat sektörlerinden biri olmasına karşın tasarım tescili bilinci hâlâ oldukça düşük seyreden bir alandır. Özgün bir koltuk formunun fuarda sergilenmesinin ardından birkaç ay içinde benzerlerinin piyasaya çıkması, sektörde yaygın yaşanan bir deneyimdir. Tasarım tescili bu döngüyü kırmak için en güçlü ve pratik hukuki araçtır.
Bu rehberde mobilya üreticilerinin tasarım tescilinde dikkat etmesi gereken kritik noktaları, Locarno sınıflandırmasını, görsel anlatım gerekliliklerini, yenilik şartını ve 2026 güncel ücretleri ele alıyoruz. Tüm içerik Aylar Patent avukat ve marka vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır.
Mobilya Tasarım Tescili Neden Önemlidir?
Mobilya tasarım tescili, ürettiğiniz koltuk, kanepe, masa, dolap veya raf sisteminin özgün görünümünü yasal güvence altına alan bir süreçtir. Tescil için Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) başvuru yapılması gerekir. Başvuru öncesinde tasarımın uygunluğu denetlenmeli ve koruma kapsamı doğru belirlenmelidir.
Mobilya sektörü, Türkiye'nin en köklü ihracat sektörlerinden biri olmasına karşın tasarım tescili bilinci hâlâ oldukça düşük seyreden bir alandır. Özgün bir koltuk formunun fuarda sergilenmesinin ardından birkaç ay içinde benzerlerinin piyasaya çıkması, sektörde yaygın yaşanan bir deneyimdir. Tasarım tescili bu döngüyü kırmak için en güçlü ve pratik hukuki araçtır.
Mobilyada Hangi Unsurlar Tasarım Tescili Kapsamındadır?
Tasarım tescili, mobilyanın yalnızca teknik işlevinden kaynaklanan değil, görsel ve estetik nitelik taşıyan tüm unsurlarını kapsar. Aşağıdaki tablo hangi unsurların koruma kapsamında olduğunu özetlemektedir.
Mobilya Unsuru
Durum
Açıklama
Genel form ve silüet (koltuk, kanepe, sandalye şekli)
✅
Özgün dış form ve genel görsel kimlik korunabilir
Yüzey dokusu, döşeme deseni, malzeme kombinasyonu
✅
Özgün yüzey işlemi ve doku tasarımı tescil kapsamındadır
Bacak formu ve taşıyıcı eleman tasarımı
✅
Estetik nitelik taşıyan özgün bacak/ayak formu
Çekmece kolu, menteşe kapağı, aksesuar görünümü
✅
Mobilyaya entegre özgün aksesuar formu
Modüler sistem birimleri arası bağlantı formu
✅*
SMK m. 58/5: modüler sistemlerde bağlantı formu koruma görebilir
Yalnızca teknik işlevden kaynaklanan menteşe formu
❌
Fonksiyonel zorunluluktan gelen şekiller korunamaz
Sektörde yaygın standart raf veya çerçeve formu
❌
Ayırt edicilik taşımayan genel formlar koruma dışıdır
📌 Modüler Mobilya İstisnası (SMK m. 58/5): Farklı veya eş birimlerden oluşan modüler sistemlerde birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar, yenilik ve ayırt edicilik şartlarını karşılamaları koşuluyla korumadan yararlanır. LEGO ve benzeri modüler sistemler bu istisnanın en bilinen örneklerindendir.
Locarno Sınıflandırması: Mobilya Ürünleri Hangi Sınıfa Girer?
Tasarım tescil başvurularında ürün kategorisi, Locarno Anlaşması kapsamındaki uluslararası sınıflandırma sistemine göre belirlenir. Mobilya ürünleri ağırlıklı olarak 6. ana sınıfta yer almakta; alt sınıflar ürün türüne göre ayrışmaktadır. Doğru sınıflandırma çoklu başvuru imkânını ve başvurunun işlem hızını doğrudan etkiler.
Locarno Sınıfı
Ürün Kategorisi
Örnekler
06-01
Oturma mobilyaları
Koltuk, kanepe, sandalye, berjer, puf
06-02
Yatak ve uyku mobilyaları
Karyola, baza, yatak başlığı, ranza
06-03
Masa ve çalışma mobilyaları
Yemek masası, çalışma masası, sehpa, konsol
06-04
Depolama ve saklama mobilyaları
Dolap, çekmeceli şifonyer, komodi, raf sistemi
06-05
Sergileme ve sunum mobilyaları
Vitrin, kitaplık, TV ünitesi, sergi dolabı
06-07
Ayna ve çerçeveler
Boy aynası, banyo aynası, dekoratif çerçeve
06-09
Diğer mobilya ve aksesuar
Askılık, şezlong, bahçe mobilyası, ofis mobilyası
09-00
Ambalaj (ayrı başvuru)
Mobilya ambalaj tasarımı ayrı sınıfta tescil edilir
⚠️ Farklı Locarno alt sınıflarındaki ürünler tek çoklu başvuruda bir arada sunulamaz. Örneğin bir koltuk (06-01) ile bir yemek masası (06-03), farklı alt sınıflarda yer aldığından ayrı başvurular gerektirir. Yanlış sınıflandırma başvuruyu geciktirir ve ek ücrete yol açar.
Yenilik Şartı ve Hoşgörü Süresi — Mobilya Sektörüne Özgü Riskler
Yenilik şartı, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olmayı gerektirir (SMK m. 56). Bu kural küreseldir: yurt dışında tescil edilmiş benzer bir mobilya modeli, başka bir ülkedeki fuar kataloğunda yayımlanan tasarım veya rakip bir üreticinin web sitesinde sergilenen form başvurunuzu olumsuz etkileyebilir.
Mobilya sektöründe en sık karşılaşılan risk şudur: yeni koleksiyonu İstanbul Mobilya Fuarı'nda veya Salone del Mobile'de sergilemek, ardından tescil başvurusu yapmayı unutmak ya da ertelemek. Kamuya sunum gerçekleştikten sonra 12 aylık hoşgörü süresini kaçırmak, o tasarım için koruma hakkını kalıcı olarak ortadan kaldırır.
12 Aylık Hoşgörü Süresi (SMK m. 57/2)
Tasarımcı veya halefleri tarafından başvuru tarihinden önceki 12 ay içinde yapılan açıklamalar yenilik şartını etkilemez. Bu düzenleme sayesinde fuarda sergilenen, web sitesinde yayımlanan ya da bayilere tanıtılan bir mobilya modeli için kamuya sunumdan itibaren en geç 12 ay içinde başvuru yapma imkânı bulunmaktadır.
Ancak bu istisna yalnızca tasarımcı veya onun izniyle hareket eden kişilerin açıklamalarını kapsar. Bir bayi, distribütör veya rakip firma tasarımı izinsiz kamuya açıklamışsa bu açıklama hoşgörü süresinden yararlanamaz.
⚠️ Mobilya fuarlarında en sık yapılan hata: ürünü fuarda sergilerken gizlilik sözleşmesi imzalamamak ve başvuruyu ertelemek. Fuar alanı kamuya açık bir mekandır; sergileme kamuya sunum sayılır ve 12 aylık süreyi başlatır. En güvenli yol, fuardan önce başvurmak ya da yayım ertelemesinden yararlanmaktır.
Mobilya Tasarım Başvurusunda Görsel Anlatım
Tasarım tescilinde koruma kapsamı sunulan görsel anlatımla sınırlıdır. Mobilya gibi büyük ve çok yüzlü ürünlerde yetersiz görünüm sayısı ya da standart dışı görseller, korumanın fiilen dar tutulması anlamına gelir.
Örnek Görsel Anlatım — Perspektif Görünüm
Aşağıdaki görsel, mobilya tasarım tescilinde başvuruya eklenecek görsel anlatımın nasıl olması gerektiğini göstermektedir. Sade beyaz arka plan üzerinde yalnızca ürünü içeren, TÜRKPATENT standartlarına uygun bir perspektif çekimdir.
🖼️ Şekil: Mobilya tasarım tescilinde başvuruya eklenecek görsel anlatım örneği — perspektif görünüm. Arka plan nötr beyaz, görsel yalnızca ürünü içeriyor. Üç boyutlu mobilyalarda bu tek görünüm yeterli değildir; ön, arka, sağ yan, sol yan ve üst görünümler de ayrı dosyalar hâlinde sunulmalıdır.
Kaç Görünüm Sunulmalıdır?
Mobilya gibi büyük ve üç boyutlu ürünlerde TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu, en az altı görünümün sunulmasını önermektedir: perspektif, ön, arka, sağ yan, sol yan ve üst. Tasarımın özgün unsurları belirli bir açıdan daha belirgin görünüyorsa ek görünümler de eklenebilir.
Mobilya Görsellerinde Teknik Gereklilikler
Arka plan nötr, düz ve tercihen beyaz olmalıdır. Ev ortamı, showroom veya dekoratif aksesuar içeren fotoğraflar kabul edilmez.
Min. 300 DPI çözünürlük. Büyük mobilyalarda yüzey detaylarının görünmesi için yüksek çözünürlük zorunludur.
Her görünüm ayrı dosya: 1.1 (perspektif), 1.2 (ön), 1.3 (arka), 1.4 (sağ yan), 1.5 (sol yan), 1.6 (üst).
Boyut: min. 8×8 cm, max. 16×16 cm. Büyük mobilyalar için 16×16 cm tercih edilmelidir.
Fotoğrafta insan, bitki, dekoratif eşya veya başka mobilya bulunmamalıdır.
Açıklayıcı yazı, ok veya ölçek eklenmemelidir.
Sık Yapılan Hatalar
Showroom fotoğrafı kullanmak: arka planda başka mobilya, aksesuar veya zemin kaplaması görünüyorsa reddedilir.
Gölgeli veya aşırı parlak yüzey: tasarımın dış hatlarını gizleyen ışık koşulları kabul edilmez.
Kumaş veya döşeme detayını gösteren close-up fotoğrafını ana görünüm olarak sunmak: genel form görünümü şarttır.
Katlanır veya açılır mobilyada yalnızca bir pozisyonu göstermek: her iki pozisyon ayrı görünüm olarak eklenmelidir.
Kısmi koruma feragatnamesi eksikliği: yalnızca belirli bir bileşeni tescil ettirmek istiyorsanız diğer kısımlar kesik çizgiyle gösterilmelidir.
Mobilya tasarımınızı doğru Locarno sınıfında, TÜRKPATENT standartlarında görsellerle tescil ettirmek için Aylar Patent ekibiyle görüşün.
Aynı mobilya koleksiyonundaki farklı ürünler — örneğin aynı tasarım dilini paylaşan koltuk, kanepe ve berjer — aynı Locarno alt sınıfında yer aldıkları sürece tek çoklu başvuruda tescil edilebilir.
Bu yöntem hem maliyet avantajı hem de stratejik avantaj sağlar: tüm koleksiyon tek bir başvuru tarihiyle koruma altına alınır. 6. ve sonraki her tasarım için başvuru ücreti 760 TL'ye iner; onlarca modelden oluşan bir koleksiyonda bu tasarruf oldukça belirgin olur.
Uluslararası Mobilya Tasarım Tescili — Lahey Sistemi
Mobilya ihracatı yapan üreticiler için Lahey Sistemi kapsamında uluslararası tasarım tescili stratejik bir zorunluluk haline gelmektedir. Türkiye'deki başvurudan itibaren 6 aylık rüçhan süresi içinde yapılan uluslararası başvuruyla 90'dan fazla ülkede tek başvuruyla koruma talep edilebilir.
Mobilya sektörünün en büyük ihracat pazarları arasında yer alan Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya'nın büyük bölümü AB üyesidir. Bu nedenle EUIPO üzerinden AB Tasarım Tescili, Avrupa pazarını tek başvuruyla kapsayan maliyet-etkin bir seçenektir.
⚠️ Rüçhan süresi 6 ay olup uzatılamaz. Türkiye'deki başvurudan itibaren 6 ay geçmeden uluslararası başvuru yapılmazsa yurt dışı pazarlarda koruma sağlamak güçleşir.
2026 Güncel Tasarım Tescil Ücretleri
Aşağıdaki ücretler TÜRKPATENT'in 2026 yılı resmi tarifesinden derlenmiştir. Danışmanlık ve vekâlet ücretleri ayrıca eklenir.
Evet. Koltuk tasarımı Locarno 06-01 (oturma mobilyaları) alt sınıfında tescil edilebilir. Tasarımın yeni ve ayırt edici olması koşuluyla başvuru yapılabilir. Yalnızca teknik işlevden kaynaklanan form değil; estetik, özgün ve görsel kimlik taşıyan her unsur koruma kapsamındadır.
Aynı koleksiyondaki farklı modelleri tek başvuruda tescil ettirebilir miyim?
Evet, ancak aynı Locarno alt sınıfında olmak şartıyla. Oturma grubu (koltuk, kanepe, köşe koltuk) 06-01 sınıfında aynı başvuruda yer alabilir. Ancak bu gruba bir yemek masası (06-03) eklemek isterseniz ayrı bir başvuru yapmanız gerekir.
Tasarımımı fuarda sergiledim, artık tescil ettiremez miyim?
Fuarda sergileme tarihinden itibaren 12 ay içinde başvuru yaparsanız o sergileme yenilik şartını etkilemez (SMK m. 57/2 hoşgörü süresi). Ancak bu 12 aylık süre geçtikten sonra yenilik şartı geri kazanılamaz. Süreniz dolmadıysa vakit kaybetmeden başvuru yapmanızı öneririz.
Mobilya tasarım tescili 2026'da ne kadar sürer?
Başvurudan tescil belgesine kadar ortalama 6–12 ay geçmektedir. Şekli incelemenin ardından tasarım Bültende yayımlanır; 3 aylık itiraz süresinin ardından tescil belgesi düzenlenir. Yayım ertelemesi talep edilmişse tasarım 30 aya kadar gizli tutulabilir.
Tasarım tescili ile mobilya marka tescili arasındaki fark nedir?
Tasarım tescili, mobilyanın görünümünü — formunu, siluetini ve estetiğini — korur. Marka tescili ise işletme adını, logosunu veya sloganını korur. Hem görünümü hem markayı korumak için her iki başvurunun ayrı ayrı yapılması gerekir. Mobilya sektöründe marka tescili için 20. sınıf (mobilya) ve 35. sınıf (perakendecilik) ön plana çıkar.
Yurt dışında da koruma istiyorum, ne yapmalıyım?
Türkiye'deki başvurudan itibaren 6 aylık rüçhan süresi içinde Lahey Sistemi kapsamında 90'dan fazla ülkede koruma talep edebilirsiniz. Avrupa pazarı için EUIPO üzerinden AB Tasarım Tescili de tercih edilen yoldur. Uluslararası strateji, hedef ihracat pazarlarına ve bütçeye göre kişiselleştirilmelidir.
Showroom fotoğrafı başvuruya eklenebilir mi?
Hayır. TÜRKPATENT başvurularında görselin arka planı nötr (tercihen düz beyaz) olmalıdır. Dekoratif aksesuar, başka mobilya, zemin kaplaması veya duvar görüntüsü içeren showroom fotoğrafları kabul edilmez. Bu tür fotoğrafların kullanılması başvurunun şekli incelemede reddedilmesine yol açabilir.
Mobilya tasarım tescili, üreticinin en somut ve kalıcı rekabet avantajlarından biridir. Fuar kopyacılığından e-ticaret taklitçiliğine kadar sektörde yaşanan her türlü görünüm ihlaline karşı tescil belgesi en güçlü hukuki araçtır.
Başvuruyu fuardan veya kamuya açıklamadan önce yapmak, doğru Locarno alt sınıfını belirlemek, görselleri TÜRKPATENT standartlarında hazırlamak ve koleksiyon tescilini çoklu başvuruyla yönetmek — bu adımların her biri uzmanlık gerektirmektedir.
Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR
✅ Avukat Marka Vekili
Av. Atakan AYLAR Marka Vekilliği Sicil No: 2890 Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu