Bir Ürünün Patentlenebilir Olduğu Nasıl Anlaşılır? | 2026 Patent Rehberi


Patentlenebilirlik ve Yapay Zeka Destekli Buluşlar

Bir buluşun patent alabilmesi için yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik koşullarının birlikte sağlanması gerekir. Bu değerlendirme başvurudan önce yapılmalı; aksi halde ya gereksiz masraf doğar ya da korunabilecek bir buluş başvurusuz kalır. Yapay zeka ile geliştirilen ürünler de patent alabilir; ancak buluşçu yalnızca insan olabilir.

  • Yenilik: Buluş dünyada hiçbir yerde kamuya açıklanmamış olmalı — kendi sosyal medya, fuar ve röportajınız dahil
  • Buluş basamağı: Uzman için aşikâr olmamalı; beklenmedik teknik etki veya özgün yaklaşım aranır
  • Sanayiye uygulanabilirlik: Salt teorik fikirler değil, üretilebilir/kullanılabilir buluşlar korunur
  • Muafiyetler (SMK m.82): Keşifler, teoriler, salt yazılım, estetik yaratmalar, tedavi yöntemleri kapsam dışı
  • Yapay zeka: İnsan katkısı yaratıcı ve yönlendirici ise patent alınabilir — DABUS davasında YZ buluşçu sayılmadı
  • 2026 ücretler: Patent başvuru 620 TL, belge düzenleme 3.800 TL; yıllık ücretler 3. yıl 3.800 TL’den 20. yıl ~29.700 TL’ye yükselir
  • Kritik kural: Buluşu kamuya açıklamadan ÖNCE başvuru yapılmalı — geri dönüşü yoktur

📋 İçindekiler

Bir Ürünün Patentlenebilir Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Patentlenebilirlik değerlendirmesi, bir buluşun patent başvurusuna taşınmadan önce cevaplanması gereken en kritik sorudur. Hem zaman hem maliyet açısından yanıltıcı bir başvurudan kaçınmak için bu değerlendirmenin başlangıç aşamasında yapılması gerekir. Ancak uygulamada birçok buluşçu bu soruyu sormadan doğrudan başvuruya geçmektedir; bu da ya gereksiz masrafa ya da korunabilecek bir buluşun başvurusuz bırakılmasına yol açmaktadır.

Kanuni çerçevede bir buluşun patent alabilmesi için yenilik, buluş basamağı (tekniğin bilinen durumunu aşma) ve sanayiye uygulanabilirlik koşullarının birlikte sağlanması gerekmektedir. Bu üç koşul kâğıt üzerinde sade görünse de her birinin değerlendirilmesi teknik bilgi ve hukuki deneyim gerektirmektedir.

Üç Soru — Bir Buluşun Patentlenebilirliğini Belirler

SoruNe Anlama Gelir?Değerlendirme
Daha önce var mıydı?Dünyada hiçbir yerde kamuya açıklanmamış olmalı — yayın, patent, fuar, sosyal medya dahil✓ Yenilik şartı
Uzman için aşikâr mı?Mevcut teknolojilerin basit kombinasyonu olmamalı; beklenmedik teknik etki ya da özgün yaklaşım aranır✓ Buluş basamağı
Üretilebilir ya da kullanılabilir mi?Salt teorik kalan fikirler kapsam dışı; tarım dahil herhangi bir sanayi dalında uygulanabilmeli✓ Sanayiye uygulanabilirlik

Yenilik Şartı: En Sık Atlanan Risk

Yenilik değerlendirmesinde en kritik ve çoğu zaman gözden kaçan nokta şudur: kamuya açıklama sadece başkalarının yaptığı açıklamalardan değil, buluşçunun kendi açıklamalarından da kaynaklanabilir. Bir teknolojiyi fuarda tanıtmak, sosyal medyada paylaşmak, bir yayına konu etmek ya da yatırımcılarla gizlilik sözleşmesi imzalamadan paylaşmak — bunların tamamı başvuru tarihinden önce gerçekleşirse yenilik şartını zedeleyebilir.

Türkiye’de ve EPO uygulamasında ‘tekniğin bilinen durumu’ küresel kapsamlıdır. Dünyanın herhangi bir yerinde yayımlanmış bir makale, kayıtlı bir patent veya kamuya açık bir sunum, başvurunuzun yenilik şartını karşılamadığının gerekçesi olabilir. Bu nedenle ön araştırma (novelty search) yalnızca Türkiye’yi değil uluslararası veri tabanlarını da kapsamalıdır.

⚠️ Buluşunuzu kamuya açıklamadan ÖNCE başvuru yapılmalıdır. Kendi sosyal medya paylaşımınız, bir fuar sunumunuz veya basına verdiğiniz röportaj patent hakkınızı geri dönüşsüz biçimde ortadan kaldırabilir.

Buluş Basamağı: Değerlendirmesi En Güç Şart

Uygulamada en fazla tartışmaya yol açan koşul buluş basamağıdır. Bir buluşun mevcut teknolojilerin ‘basit bir kombinasyonu’ olmadığının ve konunun uzmanına ‘aşikâr’ gelmediğinin gösterilmesi gerekir. Bu değerlendirme soyut değildir; patent inceleme kurumları somut teknik belgeleri karşılaştırarak bu soruyu yanıtlar.

Yüksek buluş basamağı işaretleri arasında şunlar sayılabilir: beklenmedik teknik etki (örneğin mevcut bir bileşenin çok daha yüksek verimle çalışması), sektörün uzun süredir çözmeye çalıştığı bir probleme özgün yaklaşım, birbiriyle ilişkilendirilmemiş alanlardan öğelerin bir araya getirilmesi.

Aksine, daha önce var olan iki teknolojiyi mantıksal biçimde birleştirmek, bilinen bir yöntemi başka bir alana uygulamak ya da mevcut bir ürünün boyutunu veya malzeme bileşimini değiştirmek tek başına buluş basamağını karşılamayabilir.

Patentten Muaf Kategoriler — Başvuru Yapmadan Bilinmesi Gerekenler

SMK m. 82 uyarınca aşağıdaki kategoriler patent kapsamı dışındadır:

  • Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler
  • Zihni faaliyetlere, iş faaliyetlerine veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler
  • Bilgisayar programları (tek başına; teknik etki üretmediği sürece)
  • Estetik niteliği olan yaratmalar
  • Cerrahi veya tedavi yöntemleri (tıbbi cihazlar bu kapsam dışındadır)
  • Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlar

📌 Önemli Ayrım: Bir bilgisayar programı tek başına patentten muaf olsa da, teknik bir problemi çözen ve somut teknik etki üreten bir sistemin parçasıysa patent kapsamına girebilir. Yazılım tabanlı buluşlarda bu sınırın doğru çizilmesi için uzman görüşü alınması önerilir.

Pratik Değerlendirme: Buluşunuzu Nasıl Test Edersiniz?

Buluşunuzun patentlenebilirliğini ön plana çıkaracak birkaç pratik soru şunlardır: Bu buluş olmadan ne tür bir teknik problem çözülemiyor ya da daha az verimli çözülüyor? Bu çözüme ulaşmak neden başkaları tarafından daha önce denenip hayata geçirilmedi? Buluşun teknik etkisi ölçülebilir ya da test edilebilir mi?

Bu sorulara net yanıt verebiliyorsanız patentlenebilirlik olasılığı artmaktadır. Yanıtlar muğlaksa profesyonel bir ön değerlendirme hem zamanı hem başvuru maliyetini koruma altına alır.

Aylar Patent olarak buluşunuzun patentlenebilirliğini ücretsiz ilk görüşmede değerlendiriyor, yenilik araştırması ve istem yazımı konularında uzman desteği sunuyoruz.

Yapay Zeka ile Geliştirilen Ürünler Patent Alabilir mi?

Yapay zeka destekli buluşlarda patent sorusu, 2020’lerin başından itibaren dünyanın önde gelen patent kurumlarının gündemine oturmuştur. ChatGPT, Copilot ve benzeri araçların ürün geliştirme süreçlerine girmesiyle birlikte bu soru artık yalnızca akademik değil, her geçen gün daha fazla buluşçuyu ve şirketi doğrudan ilgilendiren pratik bir hukuki meseledir.

Kısa yanıt şudur: yapay zeka ile geliştirilen bir ürün patent alabilir. Ancak buluşçu olarak yalnızca gerçek bir kişi — yani yapay zekayı yönlendiren, problemi tanımlayan ve çözümü şekillendiren insan — gösterilebilir. Yapay zekanın kendisi ne Türk hukuku ne de uluslararası patent hukuku çerçevesinde buluşçu olarak tanınamaz.

DABUS Davası: Uluslararası Emsal

Bu alandaki en önemli içtihat DABUS davasından gelmektedir. İngiliz mucit Stephen Thaler, DABUS adını verdiği yapay zeka sistemini buluşçu olarak göstererek ABD, AB ve birçok ülkede patent başvurusu yapmıştır. Avrupa Patent Ofisi (EPO), İngiltere, ABD ve Avustralya mahkemeleri başvuruları reddetmiştir. Gerekçe ortaktır: patent hukukunda buluşçu yalnızca gerçek bir kişi olabilir; yapay zeka hak sahibi olamaz ve dolayısıyla buluşçu olarak gösterilemez.

Güney Afrika bu davalarda farklı bir yol izleyerek DABUS başvurusunu tescil etmiş; ancak bu karar patent dünyasında bir istisna olarak kalmıştır. Türk Patent Kanunu ve SMK hükümleri Avrupa uygulamasıyla paralel seyretmektedir.

📌 EPO ve TÜRKPATENT’in güncel tutumu: Yapay zeka bağımsız bir buluşçu olamaz. Ancak bir insanın yapay zekayı araç olarak kullanarak gerçekleştirdiği buluşlar, insan katkısı yaratıcı ve yönlendirici nitelik taşıdığı sürece patent alabilir.

Belirleyici Soru: İnsan Katkısı Yaratıcı mı?

Yapay zeka destekli bir buluşta patentlenebilirlik değerlendirmesinin odağı insan katkısının niteliğidir. Bu katkı iki farklı modelde karşımıza çıkmaktadır.

Birinci modelde insan, problemi tanımlar, yapay zekaya yön verir, alternatifler arasında seçim yapar ve sonucu değerlendirir. Yapay zeka bir hesaplama ve önerilerin üretimi aracı olarak kullanılır. Bu modelde insan katkısı belirleyici olduğundan buluşçuluk şartı sağlanır ve patent başvurusu yapılabilir.

İkinci modelde ise yapay zeka çıktısı doğrudan kullanılır; insan katkısı yalnızca bu çıktıyı kayıt altına almaktan ya da uygulamaya koymaktan ibarettir. Bu durumda gerçek bir buluşçunun varlığından söz etmek güçleşir ve başvuru reddedilme riskiyle karşılaşır.

SenaryoDeğerlendirmePatent?
Yapay zeka öneriyor, insan problemi tanımlar, çözümü yönlendirir ve seçerİnsan yaratıcı katkısı belirleyici — YZ araç olarak kullanılıyor✅ Alabilir
YZ çıktısını doğrudan kaydediyor, insan müdahalesi yokBuluşçu gerçek kişi değil; sahiplik ve buluşçuluk belirsiz❌ Alamaz
YZ ile geliştirilen yazılım algoritmasıYazılım tek başına patentten muaf; teknik etki üreten bir sisteme entegreyse değişebilir⚠️ Duruma göre
YZ destekli ilaç molekülü keşfi (insan araştırmacı yönlendirmesiyle)Buluşçu insan; YZ araç — biyoteknoloji patenti için güçlü zemin✅ Alabilir

Pratik Öneriler: Yapay Zeka Destekli Buluşlarda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yapay zeka araçlarını ürün geliştirme sürecinizde kullanıyorsanız patent hakkınızı korumak için şu noktalara dikkat etmeniz gerekir.

  • Süreç belgeleyin: Hangi problemi tanımladığınızı, yapay zekaya hangi girdileri verdiğinizi ve çıktılar arasında neden belirli bir seçim yaptığınızı kayıt altına alın. Bu belgeler buluşçuluk iddiasını destekler.
  • Kamuya açıklamayı erteleyin: Yapay zeka çıktısını sosyal medyada ya da yayında paylaşmadan önce başvuru tarihini sabitleyin.
  • Sahiplik ilişkisini netleştirin: Yapay zeka aracını şirket bünyesinde mi yoksa üçüncü taraf bir platform üzerinden mi kullandığınıza bağlı olarak patent sahipliğine ilişkin sözleşme şartlarını gözden geçirin.
  • Teknik etkiyi ön plana çıkarın: Yapay zeka destekli buluşlarda somut ve ölçülebilir teknik etkinin istem yazımında açıkça belirtilmesi, başvurunun kabul şansını artırır.

✅ Yapay zeka ile geliştirdiğiniz bir ürün varsa patentlenebilirlik değerlendirmesi geleneksel buluşlardan daha fazla dikkat gerektirmektedir. Aylar Patent olarak bu alanda uzman danışmanlık sunuyor, buluşçuluk ve sahiplik konularını başvurudan önce netleştiriyoruz.

Buluşunuzun veya yapay zeka destekli ürününüzün patentlenebilirliğini başvurudan önce uzman ekibimizle değerlendirin.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Ön Değerlendirme
Patent ve faydalı model başvurularında avukat + patent vekili ekibi · TÜRKPATENT Sicil No: 2890

2026 Güncel Patent İşlem Ücretleri

Aşağıdaki ücretler TÜRKPATENT’in 2026 yılı resmi tarifesinden alınmıştır. Tüm tutarlar KDV ve harç dahil toplam tutarları yansıtmaktadır. Kaynak: turkpatent.gov.tr/patent-islem-ucretleri

Temel İşlem Ücretleri

İşlem2026 Toplam Tutar
Patent Başvuru Ücreti620 TL
Patent Belgesi Düzenleme Ücreti3.800 TL
Rüçhan Hakkı Talebi Ücreti (her rüçhan için)1.000 TL
Faydalı Model Başvuru Ücreti620 TL
Faydalı Model Belgesi Düzenleme Ücreti3.800 TL
Devir İşlemi Kayıt ve Yayım Ücreti5.520 TL
Lisans İşlemi Kayıt ve Yayım Ücreti3.150 TL
Ek Süre Talebi Ücreti790 TL

Patent Yıllık Sicil Kayıt Ücretleri (İncelemeli Patent — 20 Yıl)

Patent koruması her yıl sicil kayıt ücreti ödenmesi şartına bağlıdır. Ödenmeyen yıllarda koruma kendiliğinden düşer. Yıllık ücretler artan oranlı olup aşağıdaki tabloda 2026 yılı resmi tarifesi yer almaktadır.

YılToplam TutarYılToplam Tutar
3. Yıl3.800 TL12. Yıl12.910 TL
4. Yıl4.280 TL13. Yıl14.750 TL
5. Yıl5.720 TL14. Yıl~16.600 TL*
6. Yıl7.040 TL15. Yıl~18.600 TL*
7. Yıl7.730 TL16. Yıl~20.600 TL*
8. Yıl8.530 TL17. Yıl~22.700 TL*
9. Yıl9.220 TL18. Yıl~24.900 TL*
10. Yıl10.000 TL19. Yıl~27.200 TL*
11. Yıl11.230 TL20. Yıl~29.700 TL*

* 14-20. yıl tutarları TÜRKPATENT tarifesinden hesaplanmış yaklaşık değerlerdir. Kesin tutarlar için turkpatent.gov.tr adresini kontrol ediniz. Kaynak: TÜRKPATENT 2026 Resmi Patent İşlem Ücretleri.

Faydalı Model Yıllık Sicil Kayıt Ücretleri (10 Yıl)

Yıl2026 Toplam Tutar
2. Yıl3.190 TL
3. Yıl3.250 TL
4. Yıl3.630 TL
5. Yıl4.660 TL
6. Yıl5.640 TL
7. Yıl6.580 TL
8. Yıl7.640 TL
9. Yıl8.590 TL
10. Yıl9.500 TL

Kaynak: TÜRKPATENT 2026 Resmi Faydalı Model İşlem Ücretleri — turkpatent.gov.tr/faydali-model-islem-ucreti

Patent Başvurusu — Sıkça Sorulan Sorular

İncelemeli ve incelemesiz patent arasındaki fark nedir?
İncelemeli patent 20 yıl koruma sağlar; TÜRKPATENT’in detaylı patentlenebilirlik incelemesine tabidir ve en güçlü koruma türüdür. İncelemesiz patent 7 yıl koruma sağlar, daha hızlı alınır ancak detaylı inceleme yapılmaz. Buluşunuzun niteliğine ve koruma süresine ilişkin önceliklerinize göre hangisinin uygun olduğunu birlikte değerlendiririz.
Faydalı model patent ile aynı şey mi?
Hayır. Faydalı model 10 yıl koruma sağlar ve patentlenebilirlik şartlarından ‘tekniğin bilinen durumunu aşma’ koşulunu taşımayan ama yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik şartını sağlayan buluşlar için uygundur. Başvuru ücreti patent ile aynı (620 TL) olmakla birlikte süreç daha hızlı tamamlanır. Daha basit buluşlar için maliyet-etkin bir alternatiftir.
Buluşumu fuara veya sosyal medyaya çıkarmadan önce patent başvurusu yapmalı mıyım?
Kesinlikle evet. Buluşunuzu kamuya açıklamadan önce başvuru yapılmalıdır. Patent hukukunda ‘yenilik şartı’ küresel kapsamlıdır: dünyada herhangi bir yerde kamuya açıklanmış bilgi başvurunuzu olumsuz etkileyebilir. Dikkat gerektiren nokta şudur — kendi sosyal medya paylaşımınız, bir konferans sunumunuz ya da basına verdiğiniz röportaj da bu kapsamdadır. Aylar Patent’te avukat-müvekkil gizliliği güvencesi altında ücretsiz ön değerlendirme yaparız.
Patent başvurusu yıllık ücret gerektirir mi?
Evet. Patent koruması, her yıl sicil kayıt ücreti ödenmesi şartına bağlıdır. Ödenmeyen yıllarda koruma kendiliğinden düşer ve bu hak geri alınamaz. Ücretler artan oranlıdır: 3. yıl 3.800 TL’den başlayarak 20. yıla kadar yaklaşık 29.700 TL’ye ulaşmaktadır. Aylar Patent’te tüm patent dosyalarınızın yıllık ücret takibi yapılır; hatırlatma sistemiyle herhangi bir aksaklık önlenir.
Yurtdışında da patentimi koruyabilir miyim?
Evet. Türkiye’deki başvurunuzdan itibaren 12 ay içinde PCT (Patent İşbirliği Antlaşması) kapsamında uluslararası başvuru yaparak 150’den fazla ülkede koruma talep edebilirsiniz. Avrupa pazarı için EPO üzerinden Avrupa patent başvurusu da seçenek olarak değerlendirilebilir. Uluslararası patent stratejisinin başvuru öncesinde planlanması hem süre hem maliyet açısından kritik önem taşır.
Bir ürünün patentlenebilir olduğunu nasıl anlayabilirim?
Üç temel soruyu yanıtlamanız gerekir: (1) Bu buluş daha önce hiç kamuya açıklanmadı mı? (2) Konunun uzmanı için aşikâr olmayan, beklenmedik bir teknik etki içeriyor mu? (3) Herhangi bir sanayi dalında üretilebilir ya da kullanılabilir mi? Bu üç soruya ‘evet’ yanıtı verebiliyorsanız patentlenebilirlik olasılığı güçlüdür. Ancak değerlendirme teknik ve hukuki bilgiyi birlikte gerektirdiğinden, sonuca varmadan önce uzman görüşü alınması önerilir. Aylar Patent’te ücretsiz ön değerlendirme yapıyoruz.
Yazılım veya mobil uygulama patent alabilir mi?
Yazılım tek başına Türk patent hukukunda (SMK m. 82) patentten muaf tutulmaktadır. Ancak bu mutlak bir istisna değildir: yazılım, somut teknik bir problemi çözen ve ölçülebilir teknik etki üreten bir sistemin ayrılmaz parçasıysa patent başvurusu yapılabilir. EPO ve TÜRKPATENT uygulaması bu ayrımı net biçimde ortaya koymaktadır. Yazılım tabanlı bir buluşunuz varsa ‘teknik etki’ testini uzmanla birlikte değerlendirmenizi öneririz.
Yapay zeka ile geliştirdiğim ürün patent alabilir mi?
Evet, alabilir. Ancak buluşçu olarak yapay zekanın değil sizin gösterilmeniz gerekir. Belirleyici olan, süreçte insan yaratıcılığının ve yönlendirmesinin varlığıdır: problemi tanımlayan, yapay zekaya yön veren ve çözümü seçen kişi buluşçu sayılır. EPO ve TÜRKPATENT’in güncel tutumuna göre yapay zeka bağımsız bir buluşçu olarak tanınamaz; ancak insan yönlendirmesiyle gerçekleştirilen yapay zeka destekli buluşlar patent alabilir. Bu tür başvurularda buluşçuluk ve sahiplik ilişkisinin başvurudan önce netleştirilmesi önerilir.
Patent başvurusu ne kadar sürer?
İncelemesiz patent ortalama 18-24 ay içinde sonuçlanır. İncelemeli patentte ise araştırma raporu, inceleme aşaması ve olası itirazlar nedeniyle süreç 3-5 yıla uzayabilir. Uluslararası başvurularda (PCT) ulusal fazın açılmasına bağlı olarak ülkeye göre farklı süreler söz konusudur. Başvuru tarihi ise koruma başlangıcı olarak kabul edildiğinden süreç uzasa da hak başvuru tarihinden itibaren doğar.
Patent aldıktan sonra ne yapmam gerekiyor?
Patent tescil belgesini aldıktan sonra iki temel yükümlülük doğar: yıllık ücret ödemeleri ve patentin aktif kullanımı. Yıllık ücretler her yıl düzenli ödenmezse koruma düşer. Bunun yanında patent, tescil tarihinden itibaren 3 yıl içinde Türkiye’de kullanılmazsa üçüncü kişilerin zorunlu lisans talebine konu olabilir. Aylar Patent’te yıllık ücret takibi ve kullanım danışmanlığı hizmetleri de sunulmaktadır.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

İnşaat ve Yapı Firması Marka Tescili 2026 | Doğru Sınıf ve Koruma Rehberi


İnşaat ve Yapı Firması Marka Tescili 2026 — Kısa Özet

İnşaat ve gayrimenkul sektöründe firma adı ile proje markaları en değerli varlıklardır. Firmanızın ve projelerinizin adını korumak için TÜRKPATENT‘e marka tescili başvurusu yapılmalıdır.

  • 37. Sınıf (Temel): İnşaat hizmetleri, bina yapımı, tadilat, tamir, montaj, izolasyon
  • 36. Sınıf: Gayrimenkul, konut projesi geliştirme ve satış, emlak hizmetleri
  • 19. / 6. Sınıf: Kendi markalı yapı malzemeleri (beton, tuğla, metal yapı elemanları)
  • 42. Sınıf: Mimari ve mühendislik proje, tasarım hizmetleri
  • 2026 Resmi Harç: Tek sınıf 9.830 TL | İki sınıf (37. + 36.) 12.650 TL
  • Kritik uyarı: Ticaret unvanı (şirket adı) almak marka hakkı sağlamaz — ayrı tescil gerekir

📋 İçindekiler

İnşaat Firması İçin Marka Tescili Neden Önemli?

İnşaat ve gayrimenkul, güven ve itibar üzerine kurulu bir sektördür. Bir firmanın ya da konut projesinin adı, milyonlarca liralık tanıtım ve referans yatırımıyla değer kazanır. Bu değer, tescille korunmadığında ciddi risk altındadır.

  • Firma ve proje adı koruması: Firma adınızın ve proje markalarınızın başka müteahhitlerce kullanılmasını engelleyebilirsiniz
  • Ticaret unvanı yeterli değildir: Şirket adınızı ticaret sicilinden almak marka hakkı sağlamaz; markanızı ayrıca tescil ettirmeniz gerekir
  • Kurumsal güven ve ihale: Tescilli marka, ihale ve iş birliklerinde kurumsal ciddiyeti kanıtlar
  • Kendi ürün markası: Kendi markanızla yapı malzemesi üretiyorsanız ancak tescille korunur
  • Alan adı ve sosyal medya: Proje ve firma adıyla açılan sahte site ve hesaplara karşı tescil belgesi gerekir
  • Cezai koruma: Tescilli markanızı izinsiz kullananlar SMK m.30 uyarınca 1–3 yıl hapis cezasıyla karşılaşabilir

Hangi Sınıflarda Tescil Yaptırmalı?

Marka tescili yalnızca seçilen “Nice sınıfları” kapsamında koruma sağlar. İnşaat ve yapı firmaları için doğru strateji, hizmetin yanı sıra gayrimenkul ve ürün faaliyetlerini de kapsamalıdır.

37 + 36 ⭐

İki Temel Sınıf

  • İnşaat ve bina yapımı (37)
  • Tadilat, tamir, izolasyon (37)
  • Gayrimenkul ve konut projesi (36)
  • Emlak ve proje geliştirme (36)
19 + 6

Yapı Malzemesi

  • Beton, tuğla, çimento (19)
  • Agrega ve hazır beton (19)
  • Metal yapı elemanları (6)
  • Prefabrik yapı ürünleri
42. Sınıf

Proje ve Mühendislik

  • Mimari ve statik proje
  • Mühendislik hizmetleri
  • Peyzaj ve iç mimari tasarım
  • Danışmanlık ve etüt
35. Sınıf

Satış ve Yönetim

  • Yapı malzemesi satışı
  • Yapı market / bayilik
  • İş yönetimi ve organizasyon
  • Reklam ve pazarlama

37. Sınıf — İnşaat Hizmetleri

Bir inşaat firmasının kalbi 37. sınıftır. Bina inşaatı, tadilat, tamir, montaj, izolasyon ve iş makineleri kiralama hizmetleri bu sınıf kapsamındadır. Müteahhitlik ve yüklenicilik yapan her firma için 37. sınıf zorunludur.

36., 19. ve 42. Sınıf — Gayrimenkul, Malzeme ve Proje

Konut ve iş yeri projeleri geliştirip satıyorsanız gayrimenkul hizmetlerini kapsayan 36. sınıf; kendi markanızla yapı malzemesi üretiyorsanız 19. (metal olmayan) ve 6. (metal) sınıf; mimari veya mühendislik proje hizmeti veriyorsanız 42. sınıf gereklidir.

💡 Marka Sorgulama aracımızla firma veya proje adınızın 37. ve 36. sınıfta müsait olup olmadığını ücretsiz kontrol edebilirsiniz.

Ticaret Unvanı ile Marka Farkı (Kritik)

İnşaat sektöründe en büyük yanılgı budur. Birçok firma, ticaret sicilinden “X İnşaat A.Ş.” unvanını aldığı için markasının da korunduğunu düşünür. Oysa ticaret unvanı ile marka birbirinden tamamen farklı iki korumadır.

🏢 Ticaret Unvanı (Şirket Adı)

  • Ticaret sicilinden alınır
  • Şirketi hukuken tanımlar
  • Marka koruması SAĞLAMAZ
  • Başka ilde benzer unvan alınabilir
  • Markasal kullanımı tecavüz doğurabilir

✅ Marka (TÜRKPATENT)

  • TÜRKPATENT sicilinde tescillidir
  • İsim, logo ve projeyi korur
  • Ülke çapında münhasır koruma
  • İzinsiz kullanımı engelleme hakkı
  • 10 yıl geçerli, süresiz yenilenir

⚠️ Ticaret unvanınızı tabelada, projede ve reklamda “marka gibi” kullanıyorsanız, bu kullanım başkasının tescilli markasına tecavüz oluşturabilir. Aşağıdaki Yargıtay kararında bir inşaat firmasının ticaret unvanındaki ibare, tam da bu nedenle sicilden terkin edilmiştir.

Konut Projesi Markaları

İnşaat firmaları çoğu zaman firma adının yanında, her proje için ayrı bir isim kullanır (“… Residence”, “… Konakları”, “… Park”, “… City” gibi). Bu proje isimleri, büyük tanıtım bütçeleriyle kısa sürede tanınır hale gelir ve başlı başına birer markadır.

Başarılı bir projenin adı, başka firmalarca farklı şehirlerde kullanılabilir ve markanızın değeri sulandırılabilir. Bu nedenle firma markanızın yanı sıra önemli proje markalarınızı da 37. ve 36. sınıfta ayrıca tescil ettirmeniz önerilir.

Doğru strateji: Firma markanızı bir “çatı marka”, proje isimlerinizi ise “alt markalar” olarak konumlandırın ve her ikisini de tescil edin. Bu, hem kurumsal kimliğinizi hem projelerinizin değerini korur.

Adım Adım Başvuru

1

Marka Araştırması

Seçtiğiniz firma veya proje adının 37. ve 36. sınıfta daha önce tescil edilip edilmediğini araştırın. İnşaat sektöründe benzer isimler çok yoğun olduğundan bu adım ret ve itiraz riskini en aza indirir.


2

Sınıf ve İsim Stratejisi

37 ve 36. sınıfı temel alın; yapı malzemesi için 19 ve 6, proje hizmetleri için 42, satış için 35. sınıfı iş modelinize göre ekleyin. Firma ve proje markalarını ayrı ayrı planlayın.


3

EPATS Üzerinden Başvuru

TÜRKPATENT’in EPATS sistemine e-Devlet şifresiyle giriş yapılarak başvuru tamamlanır. Başvuru şirket veya gerçek kişi adına yapılabilir. Başvuru anından itibaren öncelik hakkı başlar.


4

İnceleme, İlan ve Tescil

Uygun bulunan başvuru 2 ay süreyle bültende ilan edilir. İtiraz gelmezse tescil belgesi harcı ödenerek 10 yıllık koruma başlar. Ortalama süreç: 6–12 ay.

Firmanızın ve projelerinizin markasını doğru sınıflarla güvence altına almak için Aylar Patent ekibiyle görüşün.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Değerlendirme
İnşaat ve gayrimenkul sektöründe avukat + marka vekili ekibi · TÜRKPATENT Sicil No: 2890

2026 Güncel Ücretler

İşlem2026 Resmi Harç
Tek Sınıf Başvuru Harcı2.820 TL
Tescil Belgesi Harcı (10 yıl)7.010 TL
Tek Sınıf Toplam (37. sınıf)9.830 TL
İki Sınıf Toplam (37. + 36.) — Önerilen12.650 TL
Üç Sınıf Toplam (37. + 36. + 19.)15.470 TL
Yenileme (2 sınıfa kadar, 10 yılda)8.730 TL

Harçlara danışmanlık hizmet bedeli dahil değildir. Kaynak: TÜRKPATENT 2026 Resmi Marka İşlem Ücretleri

Yargıtay Kararı: Ticaret Unvanı ve Marka

Ticaret unvanının markasal kullanımının nasıl bir tecavüz riski yarattığını, güncel bir Yargıtay kararı net biçimde ortaya koymaktadır.

Yargıtay 11. HD · E.2022/5669 K.2024/2282 · 20.03.2024

Ticaret unvanını markasal kullanmak tescilli markaya tecavüzdür

Tescilli “Nef” markasının sahibi gayrimenkul şirketi, aynı ibareyi “Nef İnşaat Yapı” ticaret unvanında kullanan ve projelerinde “Nef Yapı” markası olarak tanıtan bir firmaya karşı dava açtı. Davalı, “sadece ticaret unvanımı kullanıyorum” savunması yaptı. Mahkeme, unvanın markasal biçimde (aynı yazı ve puntoyla, projelerde) kullanılmasının tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunu belirledi; ticaret unvanındaki “nef” ibaresinin sicilden terkinine hükmetti ve karar 2024’te onandı.

➜ Ders: Ticaret unvanı almak marka hakkı sağlamaz. Unvanın markasal kullanımı, başkasının tescilli markasına tecavüz oluşturabilir.

⚖️ Bu karar bilgilendirme amaçlıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilir; marka seçimi ve ihtilaf durumunda bir marka vekili avukata danışın.

Sıkça Sorulan Sorular

İnşaat firması için marka tescili zorunlu mu?
Hayır, marka tescili zorunlu değildir. Ancak inşaat ve gayrimenkul sektöründe firma adı ve proje isimleri büyük değer taşır ve kolayca taklit edilir. Firmanızın adını, logosunu ve konut projesi markalarınızı korumak, güven ve kurumsallık göstermek için TÜRKPATENT marka tescili güçlü şekilde önerilir.
İnşaat veya yapı firması hangi sınıfta marka tescili yaptırmalı?
İnşaat hizmetlerinin temel sınıfı 37. sınıftır (bina inşaatı, tadilat, tamir, montaj, izolasyon). Konut projesi geliştiren ve satan müteahhitler için gayrimenkul hizmetlerini kapsayan 36. sınıf; kendi markalı yapı malzemesi üretenler için 19. sınıf ve satış için 35. sınıf eklenir. Mimari ve mühendislik proje hizmetleri için 42. sınıf değerlendirilir.
Ticaret unvanım (şirket adım) marka hakkı sağlar mı?
Hayır. Ticaret sicilinden şirket unvanı almak, size marka hakkı sağlamaz; bunlar birbirinden farklı korumalardır. Dahası, ticaret unvanınızı tabelada, projede ve reklamda marka gibi kullanmanız, başkasının tescilli markasına tecavüz oluşturabilir. Yargıtay, inşaat firmasının ticaret unvanını markasal kullanmasını tescilli markaya tecavüz saymış ve unvandan ilgili ibarenin terkinine hükmetmiştir.
Konut projesi ismi ayrıca marka olarak tescil edilmeli mi?
Evet, önerilir. Konut ve iş yeri projelerinin isimleri (örneğin ‘Residence’, ‘Konakları’, ‘Park’ gibi eklerle oluşturulan proje adları) başlı başına birer markadır ve büyük tanıtım yatırımı görür. Bu proje markalarının 37. ve 36. sınıfta ayrıca tescil edilmesi, projenin adının başka firmalarca kullanılmasını engeller.
İnşaat firması marka tescili 2026’da ne kadar tutar?
2026 yılında tek sınıf için TÜRKPATENT’e ödenen toplam resmi harç 9.830 TL’dir. İnşaat firmaları için önerilen iki sınıf (37. + 36.) başvurusunun toplam harcı 12.650 TL’dir. Yapı malzemesi veya proje hizmetleri için ek sınıf eklenirse harç artar. Bu tutarlara danışmanlık hizmet bedeli ayrıca eklenir.
Yapı malzemesi üretiyorsam ek sınıf gerekir mi?
Evet. Kendi markanızla beton, tuğla, çimento, agrega gibi metal olmayan yapı malzemeleri üretiyorsanız 19. sınıf; metal yapı elemanları için 6. sınıf; bu ürünlerin perakende ve toptan satışı için 35. sınıf gereklidir. Marka koruması yalnızca tescil edilen sınıfları kapsar; yalnızca 37. sınıf tescili ürünlerinizi kapsamaz.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

Eczane Marka Tescili 2026 | Doğru Sınıf Seçimi ve Hukuki Koruma Rehberi

Eczane Marka Tescili 2026 — Kısa Özet

Eczane açmak 6197 sayılı Kanun uyarınca il sağlık müdürlüğü ruhsatına tabidir ancak bu ruhsat marka koruması sağlamaz. Eczane isminizi, logonuzu ve dermokozmetik ürün markanızı ülke çapında korumak için TÜRKPATENT'e marka tescili başvurusu yapılmalıdır.

  • 35. Sınıf (Temel): Eczane işletmeciliği, ilaç ve sağlık ürünlerinin perakende satışı
  • 44. Sınıf (Temel): Eczacılık danışmanlığı, sağlık ve tıbbi danışmanlık hizmetleri
  • 5. Sınıf: Kendi markalı ilaç, gıda takviyesi ve medikal ürünler için
  • 3. Sınıf: Dermokozmetik, cilt bakım ve kişisel bakım ürünleri için
  • 2026 Resmi Harç: Tek sınıf 9.830 TL | İki sınıf (35. + 44.) 12.650 TL
  • Kritik uyarı: "Eczane + yaygın soyadı" zayıf koruma verir — özgün, ayırt edici bir marka seçin
📋 İçindekiler

Eczane İçin Marka Tescili Neden Önemli?

Eczacılık, uzun yıllar sürdürülen ve güvene dayalı bir meslektir. Bir eczanenin adı, zamanla mahallede ve bölgede güçlü bir itibara dönüşür. Özellikle zincir eczaneler, dermokozmetik markaları ve online satış yapan eczaneler için bu itibarın korunması stratejik önem taşır.

  • İtibar koruması: Yıllar içinde oluşan eczane adının başka bir eczacı veya işletme tarafından kullanılmasını engelleyebilirsiniz
  • Dermokozmetik ve kendi ürün markası: Kendi markanızla satılan cilt bakım, gıda takviyesi ve kozmetik ürünleri ancak marka tesciliyle korunur
  • Online satış ve e-ticaret: İnternet üzerinden satışta isim taklidi ve alan adı ihlallerine karşı tescil belgesi güçlü kanıt oluşturur
  • Şube ve zincirleşme: Büyüme planı olan eczaneler için tescilli marka, franchise ve şube modelinin hukuki temelidir
  • Sosyal medya koruması: Aynı adla açılan sahte hesaplara karşı platform şikâyetinde tescil belgesi aranır
  • Cezai koruma: Tescilli markanızı izinsiz kullananlar SMK m.30 uyarınca 1–3 yıl hapis cezasıyla karşılaşabilir

Eczane İsmi Kaydı ile Marka Tescili Farkı

Eczaneler için en çok karıştırılan konu budur. Eczane açılışında verilen isim ile TÜRKPATENT'te yapılan marka tescili tamamen farklı iki işlemdir ve biri diğerinin yerini tutmaz.

🏥 İl Sağlık Müdürlüğü İsim Kaydı (6197)

  • Eczane ruhsatı için gereklidir
  • 6197 sayılı Kanun ve yönetmelikle düzenlenir
  • Yalnızca ruhsat ve levha amaçlıdır
  • Marka koruması SAĞLAMAZ
  • Başka ilde aynı ismi engellemez

✅ Marka Tescili (TÜRKPATENT)

  • İsim, logo ve ürün markasını korur
  • 6769 sayılı SMK ile düzenlenir
  • Ülke çapında ve tescil sınıflarında koruma
  • İzinsiz kullanımı engelleme hakkı verir
  • 10 yıl geçerli, süresiz yenilenebilir

⚠️ Eczanenizin adı il sağlık müdürlüğünde kayıtlı olsa bile, marka olarak tescilli değilse bir başkası aynı ismi farklı bir ilde kullanabilir veya marka olarak tescil ettirerek sizi zor durumda bırakabilir. İki koruma birbirini tamamlar.

Eczane Hangi Sınıflarda Tescil Yaptırmalı?

Marka tescili, seçilen "Nice sınıfları" kapsamında koruma sağlar. Eczaneler için doğru sınıf stratejisi, sadece bir tabela ismini değil, sunulan hizmet ve satılan ürünleri de kapsamalıdır.

35 + 44 ⭐

İki Temel Sınıf — Her Eczane İçin

  • Eczane işletmeciliği (35)
  • İlaç ve sağlık ürünü satışı (35)
  • Eczacılık danışmanlığı (44)
  • Sağlık ve tıbbi danışmanlık (44)
5. Sınıf

Kendi Ürün Markası

  • Kendi markalı ilaç ve müstahzar
  • Gıda takviyeleri, vitaminler
  • Medikal ürünler ve bebek maması
  • Hijyenik/tıbbi ürünler
3. Sınıf

Dermokozmetik

  • Cilt bakım ürünleri
  • Kozmetik ve kişisel bakım
  • Saç ve güneş bakım ürünleri
  • Kendi markalı dermokozmetik seri
10. Sınıf

Medikal Cihaz (Opsiyonel)

  • Tansiyon ve şeker ölçüm cihazları
  • Ortopedik ürünler
  • Hasta bakım malzemeleri
  • Medikal destek ürünleri

35. Sınıf — Eczane İşletmeciliği ve Satış

Bir eczanenin ticari kimliğini koruyan en temel sınıftır. İlaç, dermokozmetik, medikal ürün ve sağlık ürünlerinin müşterilerin görüp seçebileceği şekilde bir araya getirilerek satışa sunulması (perakende/mağazacılık hizmetleri) bu sınıf kapsamındadır.

44. Sınıf — Eczacılık ve Sağlık Danışmanlığı

Eczacının sunduğu danışmanlık ve sağlık hizmetlerini kapsar: ilaç kullanım danışmanlığı, sağlık taraması, eczacılık hizmetleri ve tıbbi danışmanlık. Marka adınızın hizmet boyutunu da korumak için 44. sınıf önerilir.

5. ve 3. Sınıf — Kendi Ürün Markası Varsa

Kendi markanızla dermokozmetik, cilt bakım, gıda takviyesi veya medikal ürün üretiyor ya da fason ürettiriyorsanız, bu ürünlerin bulunduğu 5. ve 3. sınıflarda da tescil şarttır. Aksi halde marka koruması yalnızca eczane hizmetini kapsar, ürünleri kapsamaz.

💡 Marka Sorgulama aracımızla eczane adınızın 35. ve 44. sınıfta müsait olup olmadığını ücretsiz kontrol edebilirsiniz.

Özgün Marka Seçimi Neden Kritik?

Eczane markalarında en sık yapılan hata, ayırt edici olmayan bir isim seçmektir. "Eczane" kelimesi tanımlayıcıdır ve tek başına tescil edilemez. Aynı şekilde, yaygın bir soyadı ile "Eczane" birleşimi (örneğin "Yılmaz Eczanesi") de zayıf bir marka oluşturur.

Bunun pratik sonucu şudur: Zayıf/tanımlayıcı bir eczane markanız varsa, aynı soyadını taşıyan başka bir eczacı kendi adını kullanarak benzer bir isim kullandığında, bu genellikle dürüst kullanım sayılır ve ona engel olamazsınız. Nitekim aşağıdaki Yargıtay kararı tam olarak bu durumu ortaya koymaktadır.

Doğru strateji: Eczane adınızı, kişisel bir soyadına dayandırmak yerine özgün, akılda kalıcı ve ayırt edici bir kelime veya kelime+logo kombinasyonuyla oluşturun. Güçlü ayırt edicilik, hem tescil şansını hem de ihlallere karşı korumayı belirgin şekilde artırır.

Eczane Marka Tescili — Adım Adım

1

Marka Araştırması

Seçtiğiniz eczane adının 35. ve 44. sınıfta daha önce tescil edilip edilmediğini araştırın. Eczacılık sektöründe benzer isimler yoğun olduğundan, bu adım ret ve itiraz riskini en aza indirir.


2

Sınıf ve İsim Stratejisi

35. ve 44. sınıfı temel alın; kendi ürün markanız varsa 5. ve 3. sınıfı ekleyin. İsminizi tanımlayıcı kelimelerden arındırıp özgün bir yapıya kavuşturun.


3

EPATS Üzerinden Başvuru

TÜRKPATENT'in EPATS sistemine e-Devlet şifresiyle giriş yapılarak başvuru tamamlanır. Başvuru gerçek kişi (eczacı) veya şirket adına yapılabilir. Başvuru anından itibaren öncelik hakkı başlar.


4

İnceleme, İlan ve Tescil

Başvuru uygun bulunursa 2 ay süreyle bültende ilan edilir. İtiraz gelmezse tescil belgesi harcı ödenerek 10 yıllık koruma başlar. Ortalama süreç: 6–12 ay.

Eczanenizin adını ve ürün markanızı doğru sınıflarla güvence altına almak için Aylar Patent ekibiyle görüşün.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Değerlendirme Sağlık ve eczacılık sektöründe avukat + marka vekili ekibi · TÜRKPATENT Sicil No: 2890

2026 Güncel Ücretler

İşlem2026 Resmi Harç
Tek Sınıf Başvuru Harcı2.820 TL
Tescil Belgesi Harcı (10 yıl)7.010 TL
Tek Sınıf Toplam9.830 TL
İki Sınıf Toplam (35. + 44.) — Önerilen12.650 TL
Üç Sınıf Toplam (35. + 44. + 5.)15.470 TL
Yenileme (2 sınıfa kadar, 10 yılda)8.730 TL

Harçlara danışmanlık hizmet bedeli dahil değildir. Kaynak: TÜRKPATENT 2026 Resmi Marka İşlem Ücretleri

Yargıtay Kararı Işığında Eczane Markası

Eczane markalarında ayırt ediciliğin önemini, güncel bir Yargıtay kararı çok net ortaya koymaktadır.

Yargıtay 11. HD · E.2024/4163 K.2025/2492 · 16.04.2025

Zayıf/tanımlayıcı eczane markası, kendi adını kullanana engel olamaz

Davacının TÜRKPATENT'te tescilli "Eczane [...]" markası vardı ve aynı ismi kullanan davalı eczacıya karşı marka hakkına tecavüz davası açtı. Mahkeme davayı reddetti: karara göre "Eczane" ibaresi tanımlayıcı, markadaki isim ise yaygın kullanıldığından ayırt edici gücü zayıftır. Davalı kendi ad ve soyadını kullandığı için bu, SMK m.7/5 kapsamında dürüst kullanım sayılmış, tecavüz oluşmadığına hükmedilmiş ve karar 2025'te onanmıştır.

➜ Ders: Jenerik/soyadına dayalı eczane markası zayıf korunur. Güçlü koruma için özgün ve ayırt edici marka şarttır.

⚖️ Bu karar bilgilendirme amaçlıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilir; marka seçimi ve ihtilaf durumunda bir marka vekili avukata danışın.

Sıkça Sorulan Sorular

Eczane marka tescili zorunlu mu?
Hayır, marka tescili zorunlu değildir. Eczane açmak için 6197 sayılı Kanun uyarınca il sağlık müdürlüğünden ruhsat alınır. Ancak eczane isminizi, logonuzu ve dermokozmetik/kendi ürün markanızı ülke çapında korumak, online satışı güvence altına almak için TÜRKPATENT marka tescili güçlü şekilde önerilir.
Eczane hangi sınıflarda marka tescili yaptırmalı?
Eczaneler için önerilen temel sınıflar 35. sınıf (eczane/perakende satış hizmetleri) ve 44. sınıf (eczacılık ve sağlık danışmanlığı hizmetleri) olmak üzere ikisidir. Kendi markalı ilaç, gıda takviyesi veya medikal ürün için 5. sınıf; dermokozmetik ve cilt bakım ürünleri için 3. sınıf eklenmelidir.
"Eczane" kelimesi tek başına marka olarak tescil edilebilir mi?
Hayır. "Eczane" kelimesi tanımlayıcı olduğu için tek başına ayırt edicilikten yoksundur ve tescil edilemez. Ayrıca yaygın bir soyadı ile "Eczane" birleşimi de zayıf koruma sağlar. Güçlü koruma için özgün ve ayırt edici bir marka ismi seçilmelidir; aksi halde rakip eczacılar kendi adlarını kullanarak benzer isimden yararlanabilir.
Eczane ismim il sağlık müdürlüğünde kayıtlı, ayrıca marka tescili gerekir mi?
Evet. İl sağlık müdürlüğündeki isim kaydı yalnızca ruhsat ve levha amaçlıdır, marka koruması sağlamaz. Marka tescili ismi ve logoyu ülke çapında ve tescil edilen sınıflarda korur; başkasının aynı ismi marka olarak tescil ettirmesini veya farklı bir ilde kullanmasını engelleme imkânı verir. İki işlem birbirinden ayrıdır.
Eczane marka tescili 2026'da ne kadar tutar?
2026 yılında tek sınıf için TÜRKPATENT'e ödenen toplam resmi harç 9.830 TL'dir. Eczaneler için önerilen iki sınıf (35. + 44.) başvurusunun toplam harcı 12.650 TL'dir. Kendi ürün markası için 5. veya 3. sınıf eklenirse harç artar. Bu tutarlara danışmanlık hizmet bedeli ayrıca eklenir.
Zincir veya online eczane için marka tescili neden daha önemli?
Zincir ve online eczaneler ulusal düzeyde görünür oldukları için isim taklidi, alan adı ve sosyal medya ihlali riski çok daha yüksektir. Marka tescil belgesi olmadan platform şikâyetleri ve dava süreçleri güçsüz kalır. E-ticaret, dermokozmetik satışı ve şube büyümesi planlayan eczaneler için erken tescil stratejik önem taşır.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

Markanın Kullanılmaması Nedeniyle İptali 2026


Markanın Kullanılmaması Nedeniyle İptali

Tescilli bir marka, tescil tarihinden itibaren beş yıl boyunca haklı bir neden olmadan ciddi biçimde kullanılmazsa iptal edilebilir (6769 sayılı SMK m. 9). Çünkü marka tescili, bir kez alındığında sonsuza kadar elinizde kalan bir hak değil; markayı kullanma yükümlülüğüyle birlikte gelen bir haktır. Bu kural, markasını fiilen kullanmayanlar için bir risk; aynı işareti kullanmak isteyip sicilde duran ama kullanılmayan bir markaya takılanlar için ise önemli bir imkândır.

  • Kural (SMK m. 9): 5 yıl içinde ciddi kullanılmama veya kullanıma 5 yıl kesintisiz ara verilmesi → iptal
  • Güncel dönüşüm: 10 Ocak 2024’ten itibaren iptal yetkisi mahkemelerden TÜRKPATENT’e (idari iptal) geçti
  • Ciddi kullanım: Göstermelik, sembolik, iptali önlemeye yönelik kullanımlar yeterli değildir
  • İspat yükü: Markayı kullandığını marka sahibi ispatlar
  • Kullanma sayılan haller: Ayırt edici karakteri bozmadan farklı unsurla, sadece ihracatta veya lisansla kullanım da kullanmadır
  • Kısmi iptal: Kullanılmayan mal/hizmet sınıfları yönünden marka kısmen iptal edilebilir

📋 İçindekiler

Kullanmama Nedeniyle İptal Nedir? (5 Yıl Kuralı)

SMK m. 9/1’e göre, “tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.” Yani iki ayrı durum iptale yol açar:

1

Hiç Ciddi Kullanmama

  • Tescilden sonraki 5 yıl içinde markaya ciddi biçimde hiç başlanmaması
  • Haklı bir sebebin bulunmaması
2

Kullanıma 5 Yıl Ara Verme

  • Bir süre kullanılan markanın kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilmesi
  • Kullanmamanın aralıksız 5 yıl sürmesi

📌 Peki bu kural neden var? Marka koruması, fiilen kullanılan işaretlere güvence vermek için tanınır. Kullanılmayan bir marka ise sicili boş yere meşgul eder ve başkalarının aynı işareti tescil ettirmesinin önünü tıkar. Kullanma yükümlülüğü, işte bu atıl markaların sicilden temizlenmesini ve sicilin gerçek ticari hayatı yansıtmasını sağlamak için getirilmiştir.

İptal Artık TÜRKPATENT’te: 10 Ocak 2024 Dönüşümü

Bu konudaki en kritik güncel gelişme usule ilişkindir. SMK m. 26 markanın iptali yetkisini TÜRKPATENT’e (Kurum’a) vermiştir; ancak bu madde, Kanun’un yürürlük hükmü (m. 192/1-a) gereği yayımından yedi yıl sonra — yani 10 Ocak 2024’te — yürürlüğe girmiştir.

⏪ 10 Ocak 2024 Öncesi

  • Kullanmama nedeniyle iptal mahkeme yoluyla istenirdi
  • Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri görevliydi
  • Dava süreci, yargılama masrafları ve daha uzun süre

✅ 10 Ocak 2024 Sonrası

  • İptal talebi doğrudan TÜRKPATENT’e yapılır (idari iptal)
  • Talep marka sahibine tebliğ edilir, delil ve cevap istenir
  • Kurum, dosya üzerinden inceleyerek karar verir

⚠️ İptal (SMK m. 26) ile hükümsüzlük (SMK m. 25) farklı kurumlardır. Hükümsüzlük, tescilin baştan hukuka aykırı olmasıdır ve mahkemede istenir; iptal ise tescilden sonra ortaya çıkan bir sebebe (örneğin kullanmama) dayanır ve artık TÜRKPATENT’te yürütülür. İki yolu karıştırmamak gerekir.

“Ciddi Kullanım” Ne Demektir?

Kanun, “ciddi kullanım” kavramının tanımını yapmaz; bunun sınırlarını Yargıtay içtihadı çizer. Temel ölçüt şudur: markayı yalnızca iptalden kurtarmak için yapılan göstermelik ve sembolik kullanımlar ciddi kullanım sayılmaz. Aranan şey, markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerde piyasada gerçek ve ekonomik bir etki yaratacak biçimde kullanılmasıdır.

Özetle: İptal riskine karşı en sağlam korunma yolu, markayı baştan itibaren gerçekten ve düzenli kullanmak, bu kullanımı da belgelemektir. Birkaç sembolik satış ya da iptal talebini öğrendikten sonra alelacele oluşturulan kullanım, ciddi kullanım sayılmaz.

Hangi Kullanımlar Markayı Kullanma Sayılır?

SMK m. 9/2 ve 9/3, bazı kullanım biçimlerini de “markayı kullanma” kapsamında saymıştır. İptal talebiyle karşılaşan marka sahibi, bu hallerden birine dayanarak da kullanımını ortaya koyabilir:

🔤 Farklı Unsurlarla Kullanım

Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla (renk, yardımcı ibare vb.) kullanılması (m. 9/2-a).

📦 Sadece İhracatta Kullanım

Markanın yalnızca ihracat amacıyla mal veya ambalajlar üzerinde kullanılması (m. 9/2-b).

🤝 Lisanslı (İzinli) Kullanım

Markanın, sahibinin izniyle bir başkası tarafından kullanılması da marka sahibinin kullanımı sayılır (m. 9/3).

🛎️ Hizmet Markalarında Tanıtım

Reklam, katalog, broşür ve internet sitesi üzerinden markayla hizmetin ilişkilendirilmesi de markasal kullanımdır.

Güncel Yargıtay Kararları (2025)

“Ciddi kullanım” ölçüsünün uygulamada nasıl yorumlandığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli güncel kararları açıkça ortaya koymaktadır.

📋 1) Göstermelik kullanım yeterli değildir — Yargıtay 11. HD, 2025/1466 E., 2025/6208 K. (13.10.2025)
Daire, markadan söz edilebilmesi için ciddi bir kullanımın gerektiğini; “ciddi kullanım” ibaresi SMK’da açıkça tanımlanmasa da, yalnızca markanın iptalini önlemek amacıyla yapılan göstermelik, küçük ölçekli ve sembolik kullanımların ciddi kullanım sayılmayacağını belirtmiştir. Ayrıca markayı uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde kullandığını ispat yükünün marka sahibinde olduğunu vurgulamıştır.
📋 2) İki iptal hâli ve kesintisiz beş yıl — Yargıtay 11. HD, 2024/4990 E., 2025/3074 K. (05.05.2025)
Karar, kullanmama nedeniyle iptalin iki hâlini netleştirir: markanın hiç ciddi kullanılmaması veya ciddi kullanıma beş yıl boyunca kesintisiz ara verilmesi. Her iki hâlde de kullanmamanın aralıksız beş yıl sürmesi gerekir. Daire ayrıca SMK m. 9/2’de markayı kullanma sayılan hâllerin sayıldığını, m. 9/3 uyarınca markanın sahibinin izniyle (lisansla) kullanımının da marka sahibinin kullanımı sayıldığını hatırlatmıştır.
📋 3) Hizmet markalarında tanıtım da kullanımdır — Yargıtay 11. HD, 2024/5020 E., 2025/2904 K. (29.04.2025)
Daire, hizmet markalarında markayla tanıtım yapılması, katalog ve broşür hazırlanıp dağıtılması, reklam yapılması yoluyla marka ile verilen hizmetin ilişkilendirilebileceğini; bu çerçevede davalının internet sitesindeki markasal kullanımlarının da kullanım sayılacağını kabul etmiştir.

📌 Üç karar birlikte okunduğunda tablo nettir: kullanım gerçek, düzenli ve belgelenebilir olmalıdır; göstermelik kullanım iptali durdurmaz ve bu kullanımı ispatlamak marka sahibinin görevidir.

İptal Süreci, Süreler ve İspat Yükü

İdari iptal süreci, SMK m. 26’da belirlenen adımları izler. Marka sahibinin kullanımını ispatlaması için belirli bir süre ve usul öngörülmüştür.

AdımİşlemAçıklama
1İptal talebiİlgili kişi, kullanmama nedeniyle iptali TÜRKPATENT’ten talep eder (m. 26/2)
2TebliğTalep, sicilde kayıtlı marka sahibine tebliğ edilir (m. 26/7)
3Cevap ve delillerMarka sahibi bir ay içinde delillerini ve cevabını sunar; talep üzerine bir aya kadar ek süre verilebilir
4İnceleme ve kararKurum, iddia, savunma ve deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını verir

İki nokta uygulamada belirleyicidir:

  • Sonradan kullanım ve 3 ay kuralı (m. 26/4): Beş yıllık sürenin dolmasıyla iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında markanın ciddi biçimde kullanılması hâlinde, kullanmamaya dayalı iptal talebi reddedilir. Ancak iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek talepten önceki üç ay içinde yapılan kullanım dikkate alınmaz.
  • Kısmi iptal (m. 26/5): Marka, tescilli olduğu mal/hizmetlerin yalnızca bir kısmında kullanılmıyorsa, sadece o kısım yönünden kısmen iptal edilir; marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.

💡 İspat yükü marka sahibindedir. Bu nedenle markanızı kullandığınızı gösteren faturaları, reklam ve sosyal medya kayıtlarını, katalog ve ambalaj örneklerini, internet ve satış verilerini tarihli biçimde düzenli arşivlemek, ileride bir iptal talebine karşı en güçlü savunmadır.

Markanız kullanmama nedeniyle iptal talebiyle karşılaştıysa ya da kullanılmayan bir markayı kendi adınıza tescil ettirmek istiyorsanız, süreci birlikte değerlendirelim.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Değerlendirme
Marka iptal, hükümsüzlük ve kullanım ispatı süreçlerinde tecrübeli avukat + marka vekili ekibi · TÜRKPATENT Sicil No: 2890

Kimler ve Ne Zaman İptal İsteyebilir?

SMK m. 26/2 uyarınca iptal talebini “ilgili kişiler” ileri sürebilir. Uygulamada bu, çoğunlukla aynı veya benzer markayı kullanmak isteyen, ancak sicildeki kullanılmayan marka nedeniyle önü kapanan kişilerdir:

  • Aynı/benzer markayı tescil ettirmek isteyip kullanılmayan bir markaya takılan girişimciler
  • Marka başvurusu, kullanılmayan önceki bir marka gerekçe gösterilerek reddedilen başvuru sahipleri
  • Kullanmadığı markaya dayanılarak kendisine ihtarname/dava yöneltilen ve karşı hamle yapmak isteyen taraflar

Ne zaman? İptal, ancak marka için kullanma yükümlülüğü doğduktan — yani tescilden itibaren beş yıllık süre dolduktan — sonra istenebilir. Bu süre dolmadan markanın kullanılmadığından söz edilerek iptal talep edilemez.

⚠️ Markanıza dayanarak başkasının başvurusuna itiraz ettiğinizde ya da dava açtığınızda, karşı taraf kullanım ispatı (kullanmama def’i) talep edebilir. Markasını fiilen kullanmayan bir hak sahibi, bu nedenle haklarını etkili biçimde kullanamayabilir. Kullanım, yalnızca savunma değil, aynı zamanda hak arama gücünüzün de temelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tescilli bir marka kaç yıl kullanılmazsa iptal edilir?
SMK m. 9 uyarınca, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen marka iptal edilir. İptal, markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için ya da kullanılmayan kısım yönünden kısmen verilebilir.
Marka iptal talebi nereye yapılır?
10 Ocak 2024’ten itibaren kullanmama nedeniyle iptal talepleri TÜRKPATENT’e yapılır (idari iptal). Bu tarihten önce iptal davalarına Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri bakıyordu. Artık talep Kuruma sunulur, marka sahibine tebliğ edilir ve Kurum dosya üzerinden karar verir.
“Ciddi kullanım” ne demektir, göstermelik kullanım yeterli mi?
Hayır. Yargıtay’a göre, yalnızca markanın iptal edilmesini önlemek amacıyla yapılan göstermelik, küçük ölçekli ve sembolik kullanımlar ciddi kullanım sayılmaz. Ciddi kullanım, markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler için pazarda gerçek ve ekonomik bir etki yaratacak biçimde kullanılmasını ifade eder.
Markanın kullanıldığını kim ispatlar?
İspat yükü marka sahibindedir. İptal talebiyle karşılaşan marka sahibi, markayı tescilli olduğu mal ve hizmetlerde ciddi biçimde kullandığını fatura, reklam, katalog, ambalaj, internet ve satış kayıtları gibi delillerle ortaya koymak zorundadır.
Hangi kullanımlar markayı kullanma sayılır?
SMK m. 9 uyarınca markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, yalnızca ihracat amacıyla mal veya ambalajlarda kullanılması ve marka sahibinin izniyle (lisansla) kullanılması da kullanma kabul edilir. Hizmet markalarında reklam, katalog, broşür ve internet sitesi üzerinden yapılan markasal tanıtım da kullanım sayılabilir.

İlgili Rehberler

Markanızı baştan güvence altına almak için marka tescili hizmetimizi inceleyebilirsiniz. Markanın koruma süresi ve yenileme yükümlülüğü için Marka Koruma Süresi yazımıza; tescilli markaya yeni sınıf ekleme imkânı için Tescilli Markaya Sınıf Ekleme rehberimize; benzer bir markaya karşı hak arama yolları için Benzer Marka İtirazı yazımıza başvurabilirsiniz.

Sonuç

Marka tescili, kullanıldığı sürece korunan bir haktır. SMK m. 9, tescilden itibaren beş yıl içinde ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl ara verilen markanın iptalini öngörür; 10 Ocak 2024’ten itibaren bu iptal artık mahkemelerde değil, doğrudan TÜRKPATENT nezdinde idari yolla istenir. Yargıtay’ın güncel kararları ise göstermelik kullanımların yeterli olmadığını ve kullanımı ispat yükünün marka sahibinde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bu yüzden bir markayı yalnızca tescil ettirmek yetmez; onu fiilen kullanmak ve kullandığınızı belgelemek de en az tescil kadar önemlidir. Kullanmama nedeniyle bir iptal talebiyle karşılaşırsanız ya da kullanılmayan bir markayı kendi adınıza tescil ettirmek isterseniz, doğru strateji ve delil yönetimi için Aylar Patent ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. 0541 723 85 52 numaralı hattımızdan veya bilgi@aylarpatent.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

Cafe Marka Tescili 2026: Doğru Sınıf Seçimi ve Tüm Detaylar


Cafe (Kafe) Marka Tescili 2026

Kafenizin adını, logosunu ve konseptini rakiplere, taklit işletmelere ve marka gaspçılarına karşı korumak için TÜRKPATENT‘e marka tescili başvurusu yapılmalıdır. Kafe sektöründe isim ve konsept kopyalama çok hızlı gerçekleştiğinden, marka tescili büyümeden ve franchise vermeden önce atılması gereken ilk adımdır.

  • 43. Sınıf (Temel): Kafe, kafeterya, restoran; yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri
  • 35. Sınıf: Franchise (şube açma), mağazacılık, perakende ve online satış
  • 30. Sınıf: Markalı kahve, çay, pasta, tatlı ve fırın ürünleri satışı için
  • 32. / 21. Sınıf: Şişelenmiş içecek (32) ve markalı kupa/termos (21) için tamamlayıcı
  • 2026 Resmi Harç: Tek sınıf 9.830 TL | İki sınıf (43. + 35.) 12.650 TL
  • Ruhsat / unvan ≠ marka: İşyeri ruhsatı ve ticaret unvanı marka koruması sağlamaz — tescil ayrıca yapılmalıdır

📋 İçindekiler

Bir kafe, yalnızca bir mekân değil; bir isim, bir logo, bir atmosfer ve zamanla oluşan bir müşteri sadakatidir. Bu değer büyüdükçe taklit riski de artar. Başarılı bir kafe konsepti kısa sürede kopyalanabilir; aynı isimle başka bir şehirde işletme açılabilir; hatta markanızı bir başkası sizden önce TÜRKPATENT’e tescil ettirebilir. Bu rehber, kafe, kafeterya, kahve dükkanı ve kafe-restoran işletmelerinin markalarını hangi sınıflarda ve nasıl koruyacağını 2026 güncel verileriyle açıklamaktadır. Tüm içerik Aylar Patent avukat ve marka vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır.

Kafe İçin Marka Tescili Neden Kritiktir?

Yiyecek-içecek sektörü, marka taklidinin ve isim gaspının en yoğun yaşandığı alanlardan biridir. Bir kafenin adı ve konsepti tutunca, benzer isimlerle rakip işletmeler açılması neredeyse kaçınılmazdır. Tescilsiz bir markada bu tür durumlara hukuki engel getirmek çok zor, çoğu zaman imkânsızdır.

  • İsim ve konsept kopyalama: Tutan bir kafe ismi, aynı veya çok benzer şekilde başka işletmeler tarafından kullanılabilir; tescilsiz markada müdahale hakkınız sınırlıdır
  • Başka şehirde aynı isim riski: İşyeri ruhsatı yalnızca yerel bir izindir; başka bir ilde aynı adla kafe açılmasını engellemez — bunu yalnızca marka tescili sağlar
  • Franchise ve büyüme: Şube açmak veya franchise vermek için tescilli marka hukuken zorunludur; markasız franchise sözleşmesi dayanaksızdır
  • Sosyal medya ve harita gaspı: Instagram’da aynı isimle sahte hesaplar, Google Maps ve yemek uygulamalarında isim taklitleri tescil belgesiyle şikâyet edilebilir
  • Yatırımcı ve ortaklık değeri: Tescilli marka, işletmenin devri, ortaklık ve yatırım görüşmelerinde somut ve değerlenebilir bir varlıktır
  • Cezai koruma: SMK m. 30 uyarınca tescilli markanızı izinsiz kullananlar 1–3 yıl hapis cezasıyla karşılaşabilir

Hangi Sınıflar Seçilmeli?

Kafe markasının kalbi 43. sınıftır; çünkü kafe temelde bir hizmet işletmesidir. Ancak iş modelinize göre 35. (franchise/perakende) ve 30. (ürün) sınıflar koruma zincirini tamamlar. Sektörünüze uygun sınıf seçimi için marka sınıfları rehberimiz de kapsamlı bir başlangıç noktasıdır.

43. Sınıf — Yiyecek ve İçecek Sağlanması Hizmetleri

Alt Kategori43. Sınıf Kapsamı
Kafe / KafeteryaKafe, kafeterya, kahve dükkanı ve self-servis işletme hizmetleri
Restoran / BistroRestoran, bistro, lokanta; yerinde yemek servisi hizmetleri
İçecek ServisiKahve, çay, sıcak ve soğuk içeceklerin servisi hizmetleri
Pastane / Tatlı ServisiPasta, tatlı ve fırın ürünlerinin yerinde sunulması hizmetleri
CateringDışarıya yemek/içecek sağlama ve organizasyon servisi hizmetleri

35. Sınıf — Franchise ve Mağazacılık

Alt Kategori35. Sınıf Kapsamı
Franchise / ŞubeBayilik ve franchise sistemiyle şube açma, işletme yönetimi hizmetleri
Perakende / MağazacılıkMarkalı ürünlerin (kahve, kupa vb.) mağazada ve online satışa sunulması
Reklam ve PazarlamaDijital reklam, sosyal medya pazarlaması, promosyon hizmetleri
E-Ticaretİnternet üzerinden sipariş ve satış platformu hizmetleri
İş Yönetimiİşletme danışmanlığı, ticari organizasyon ve idare hizmetleri

Tamamlayıcı Sınıflar (30, 32, 21)

43 + 35 ⭐

İki Temel Sınıf — Büyümeyi Planlayan Her Kafe İçin

  • Kafe / kafeterya hizmeti (43)
  • Restoran ve içecek servisi (43)
  • Franchise ile şube açma (35)
  • Perakende ve online satış (35)
  • Reklam ve pazarlama (35)
30. Sınıf

Kahve ve Pastane Ürünleri

  • Kahve, çekirdek kahve, kahve karışımları
  • Çay, kakao, sıcak çikolata
  • Pasta, kek, kurabiye, ekmek
  • Çikolata, tatlı ve şekerlemeler
32. Sınıf

Şişelenmiş / Soğuk İçecekler

  • Soğuk kahve, şişelenmiş içecek
  • Limonata ve meyve suları
  • Maden suyu, gazlı içecek
  • Smoothie ve içecek konsantreleri
21. Sınıf

Markalı Ekipman / Merchandise

  • Markalı kupa, fincan, bardak
  • Termos ve seyahat bardağı
  • French press, demlik
  • Promosyon mutfak eşyaları

İşletme Türüne Göre Sınıf Stratejisi

☕ Kahve Dükkanı / Coffee Shop

Birincil: 43. sınıf — Paket kahve satışı: + 30. sınıf

🍽️ Kafe-Restoran / Bistro

Birincil: 43. sınıf — Büyüme: + 35. sınıf

🏪 Zincir / Franchise Kafe

Birincil: 43. + 35. sınıf — Ürün: + 30. sınıf

🥐 Kafe + Fırın / Pastane

Birincil: 43. sınıf + 30. sınıf (ürün)

🫘 Kahve Kavurma / Roastery

Birincil: 30. sınıf + 43. sınıf — Satış: + 35. sınıf

🧋 Kahve Arabası / To-Go

Birincil: 43. sınıf — Şişe içecek: + 32. sınıf

📚 Kitap Kafe / Konsept Kafe

Birincil: 43. sınıf — Etkinlik/merchandise: + 35. sınıf

🍰 Tatlıcı-Kafe

Birincil: 43. sınıf + 30. sınıf (tatlı ürün)

💡 Kafeler için 43. sınıf zorunlu temeldir. Yalnızca 43. sınıfta tescilliyseniz, bir başkası aynı ismi 30. sınıfta (kahve/gıda ürünü) veya 35. sınıfta (franchise) tescil ettirerek büyüme alanınızı kapatabilir. Büyüme ve franchise hedefi olan kafeler için 43. + 35. sınıf birlikte önerilir.

İşyeri Ruhsatı / Ticaret Unvanı ile Marka Tescilinin Farkı

Kafe sahiplerinin en yaygın yanılgısı, işyeri açma ruhsatı aldıklarında veya şirketi ticaret siciline kaydettirdiklerinde marka adlarının da korunduğunu sanmalarıdır. Bu doğru değildir.

🏬 İşyeri Ruhsatı / Ticaret Unvanı

  • Ruhsat yalnızca faaliyet iznidir
  • Belediye ve ticaret sicili üzerinden yapılır
  • Marka koruması sağlamaz
  • Başka ilde aynı isimle kafe açılabilir
  • Logo ve tabelayı korumaz
  • Franchise için hukuki dayanak olmaz

✅ Marka Tescili (TÜRKPATENT)

  • İsim, logo ve konsept kimliğini korur
  • TÜRKPATENT’e EPATS üzerinden yapılır
  • Türkiye genelinde hukuki güvence sağlar
  • Sosyal medya ve harita şikâyetinde geçerlidir
  • 1–3 yıl hapis cezası (SMK m. 30)
  • 10 yıl geçerli — yenilenebilir, franchise’a esas

⚠️ İşyeri ruhsatı, ticaret unvanı ve marka tescili birbirini tamamlayan ama kesinlikle birbirinin yerini tutmayan işlemlerdir. Ticaret unvanınız üzerinden sonraki başvurulara itiraz hakkınız için Ticaret Unvanımı Başkası Marka Tescil Ettirdi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Franchise ve Zincirleşme Koruması

Türkiye’de kafe sektörü, franchise ile en hızlı büyüyen alanlardan biridir. Ancak franchise vermenin ön koşulu tescilli bir markadır: Franchise sözleşmesinin hukuki konusu, franchise alana kullandırdığınız markadır. Tescilsiz bir isimle franchise vermek hem sözleşmeyi dayanaksız bırakır hem de ciddi riskler doğurur.

  • Marka olmadan franchise olmaz: Franchise alan, kullandığı ismi kendi adına tescil ettirmeye kalkarsa markanız gaspedilebilir
  • 35. sınıf şart: Şube açma ve franchise, 35. sınıf kapsamındadır; bu sınıf olmadan zincirleşme koruması eksik kalır
  • Konsept ve görsel kimlik: Logo, kurumsal renkler ve tabela markanın parçasıdır; tescil bunları birlikte korur

Pratik sonuç: Zincirleşmeyi veya franchise vermeyi düşünüyorsanız, ilk şubeyi açmadan markanızı 43. ve 35. sınıfta tescil ettirin. Marka gaspı ve bu gasplara karşı haklarınız için kötü niyetli marka tescili rehberimiz yol göstericidir.

Kafe Marka Tescili — Adım Adım 2026

1

Marka Araştırması

43. (ve varsa 35., 30.) sınıfta aynı veya benzer bir kafe markasının tescilli olup olmadığını araştırın. Yiyecek-içecek sektöründe “coffee”, “kahve”, “cafe” içeren isimler yoğun tescil trafiğine tabidir; benzerlik riski erken tespit edilmelidir.

🔎 Marka Sorgulama aracımızla kafe adınızı 43. ve 35. sınıfta ücretsiz kontrol edin.


2

Sınıf ve İsim Stratejisi Belirleme

İş modelinize göre sınıfları seçin: yerinde servis için 43., franchise/perakende için 35., markalı ürün satışı için 30. sınıf. “Cafe”, “Coffee”, “Kahve” gibi kelimeler tek başına ayırt edici değildir; bunları özgün bir kelimeyle birleştirin.

⚠️ “Cafe”, “Coffee”, “Kahve”, “Bistro” gibi tamamen tanımlayıcı kelimeler TÜRKPATENT tarafından tek başına reddedilir. Özgün bir isimle kombine etmek şarttır.


3

EPATS Üzerinden Başvuru

TÜRKPATENT’in EPATS sistemine e-Devlet şifresiyle giriş yapılarak başvuru tamamlanır. Şirket veya gerçek kişi (esnaf) adına başvurulabilir. Tek sınıf başvuru harcı: 2.820 TL. Logolu (şekilli) başvuruda marka örneğinin yüklenmesi gerekir.

✅ Başvuru anından itibaren öncelik hakkı başlar. Rakipler aynı isimle başvursa bile sizin başvuru tarihiniz esas alınır.


4

İlan, İtiraz ve Tescil Belgesi

Başvuru uygun bulunursa 2 ay bültende ilan edilir. İtiraz gelmezse 7.010 TL tescil belgesi harcı ödenerek 10 yıllık koruma başlar. Ortalama süreç: 6–12 ay. Bir başkasının başvurunuza itirazı hâlinde benzer marka itirazı süreci işler.

Kafenizin markasını doğru sınıflarla tescil ettirmek ve franchise’a hazır hâle getirmek için Aylar Patent ekibiyle görüşün.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Değerlendirme
Yiyecek-içecek ve franchise sektöründe tecrübeli avukat + marka vekili ekibi · TÜRKPATENT Sicil No: 2890

2026 Güncel Ücretler

İşlem20252026
Tek Sınıf Başvuru Harcı2.350 TL2.820 TL
Tescil Belgesi Harcı (10 yıl)5.790 TL7.010 TL
Tek Sınıf Toplam (yalnız 43. sınıf)8.140 TL9.830 TL
İki Sınıf Toplam (43. + 35.) — Önerilen12.650 TL
Üç Sınıf Toplam (43. + 35. + 30.)15.470 TL
Yenileme (2 sınıfa kadar, 10 yılda)7.210 TL8.730 TL

Kaynak: TÜRKPATENT 2026 Resmi Marka İşlem Ücretleri

Gerçek Hayat Senaryoları

📌 Senaryo 1: Kafe konsepti başka şehirde aynı isimle açıldı
Ankara’da özgün bir konseptle bilinirlik kazanan bir kahve dükkanı, markasını tescil ettirmemişti. İzmir’de aynı isim ve benzer tabelayla açılan bir işletme, müşterilerde karışıklık yarattı. Kafe sahibi, tescili olmadığı için diğer işletmenin ismi kullanmasını engelleyemedi; üstelik karşı taraf ismi kendi adına tescil ettirmeye başvurdu.
📌 Senaryo 2: Franchise alan markayı kendi adına tescil ettirmek istedi
Büyümeye başlayan bir kafe, tescilsiz markasıyla franchise vermeye başladı. Franchise alanlardan biri, ismi kendi adına TÜRKPATENT’e tescil ettirmeye kalkıştı. Marka gerçek sahibinin elinden çıkma tehlikesi doğdu. Tescil önceden yapılmış olsaydı, franchise sözleşmesi de bu tescile dayandırılabilir ve gasp engellenebilirdi.
📌 Senaryo 3: Instagram ve Google Maps’te isim taklidi
Popüler bir kafe, Instagram’da aynı adla açılan sahte bir hesabın ve Google Maps’te yanıltıcı bir konum kaydının varlığını fark etti. Platform şikâyetleri, tescil belgesi olmadan işleme alınmadı. 43. + 35. sınıf tescili tamamlandıktan sonra marka ihlali bildirimiyle sahte hesap ve kayıt kaldırıldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Kafe marka tescili için hangi sınıflar seçilmeli?
Kafeler için temel sınıf 43. sınıftır (kafe, kafeterya, restoran; yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri). Şube veya franchise vermeyi ya da paketli ürün satışını planlıyorsanız 35. sınıf (mağazacılık, franchise) eklenmelidir. Kendi kahve, pasta veya tatlı ürünlerinizi markanızla satıyorsanız 30. sınıf da alınmalıdır. En sık önerilen kombinasyon 43. + 35. sınıftır.
Kafe marka tescili 2026’da ne kadar tutar?
2026 yılında tek sınıf için TÜRKPATENT’e ödenen toplam resmi harç 9.830 TL‘dir. Kafeler için önerilen iki sınıf (43. + 35.) başvurusunun toplam harcı 12.650 TL‘dir. Bu tutara danışmanlık hizmet bedeli ayrıca eklenir.
İşyeri ruhsatı veya ticaret unvanı kafe adımı korur mu?
Hayır. İşyeri açma ruhsatı yalnızca faaliyet iznidir; ticaret unvanı ise şirketi ticaret sicilinde tanımlar. Hiçbiri marka koruması sağlamaz. Kafenizin adını ve logosunu Türkiye genelinde korumak, başkasının aynı isimle kafe açmasını veya markayı tescil ettirmesini engellemek için TÜRKPATENT nezdinde marka tescili gerekir.
Cafe, Coffee, Kahve gibi kelimeler tek başına tescil edilebilir mi?
Hayır. Cafe, Coffee, Kahve, Bistro gibi tamamen tanımlayıcı kelimeler tek başına ayırt edicilikten yoksun bulunarak reddedilir. Bu kelimelerin özgün bir isim veya ibareyle birleştirilmesi gerekir; örneğin Coffee tek başına reddedilirken özgün bir kelimeyle kombine edilmiş isim tescil edilebilir.
Kafe zinciri kurmak veya franchise vermek için marka tescili şart mı?
Evet. Franchise (bayilik) sözleşmesinin konusu markadır; tescilli bir markanız yoksa franchise verecek hukuki dayanağınız da olmaz. Ayrıca 35. sınıf tescili şube açma ve mağazacılık hizmetlerini kapsar. Zincirleşmeyi düşünen her kafenin büyümeden önce markasını 43. ve 35. sınıfta tescil ettirmesi kritik önemdedir.
Kendi kahve çekirdeğimi veya paketli ürünümü satıyorsam hangi sınıf gerekir?
Kendi markanızla paketlenmiş kahve, çay, pasta, kurabiye veya çikolata gibi ürünler satıyorsanız 30. sınıf gereklidir. Şişelenmiş soğuk kahve, limonata gibi alkolsüz içecekler için 32. sınıf; markalı kupa, termos gibi ürünler için 21. sınıf eklenebilir. Yerinde servis için ise 43. sınıf temel sınıf olarak yine alınmalıdır.

İlgili Rehberler

Kafe markanızı korurken faydalanabileceğiniz diğer rehberlerimiz:

Doğru sınıf seçimi için marka sınıfları rehberimizi inceleyebilir, ardından marka tescili hizmetimizden yararlanabilirsiniz.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

Kötü Niyetli Marka Tescili ve Hükümsüzlük 2026

Kötü Niyetli Marka Tescili ve Hükümsüzlük

Yıllardır kullandığınız ya da emek verdiğiniz bir markayı başka biri kötü niyetle kendi adına tescil ettirdiyse, bu tescil hukuken korunmaz. 6769 sayılı SMK m. 6/9 uyarınca kötüniyetle yapılan başvurular itiraz üzerine reddedilir; Yargıtay'a göre kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir.

  • Tanım: Markadan haksız yararlanma, kullanmadan yedekleme, marka ticareti veya şantaj amaçlı tesciller kötü niyetlidir (Yargıtay 11. HD)
  • İtiraz: Marka bültende yayımlandıktan itibaren 2 ay içinde SMK m. 6/9'a dayalı itiraz
  • Hükümsüzlük: Tescil edilmişse FSHHM'de hükümsüzlük davası (SMK m. 25)
  • Süre avantajı: Sessiz kalma yoluyla hak kaybındaki 5 yıllık süre (SMK m. 25/6), kötü niyette uygulanmaz
  • Bayi/distribütör gaspı: Ticari vekil veya temsilcinin izinsiz tescili SMK m. 6/2 ile reddedilir, devri istenebilir
  • İspat: Önceki kullanım, ticari ilişki, tanınmışlık ve kullanmama/yedekleme emareleri kötü niyeti gösterir
📋 İçindekiler

Bir gün marka sorgulamasında ya da elinize geçen bir ihtarnameyle, yıllardır kullandığınız markanın başkası adına tescilli olduğunu öğrenmek sarsıcıdır. Çoğu işletme sahibi bu noktada çaresiz hisseder; oysa hukuk, marka korumasını gerçek hak sahibinden çalmak için kullananı korumaz. Bu rehber, kötü niyetli marka tesciline karşı haklarınızı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadı ışığında açıklamaktadır. Tüm içerik Aylar Patent avukat ve marka vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır.

Kötü Niyetli Marka Tescili Nedir?

Marka tescili, bir işareti gerçekten kullanan ya da kullanma niyetinde olan kişiye koruma sağlamak için vardır. Bu korumayı, başkasının emeğinden yararlanmak veya hak sahibini engellemek için bir araç olarak kullanan tesciller kötü niyetlidir. SMK m. 6/9 bu durumu açık bir itiraz (nispi ret) sebebi olarak düzenler: "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."

Yargıtay'ın yerleşik içtihadı kötü niyetli tescili yalnızca itiraz sebebi olarak görmekle kalmaz; onu başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olarak kabul eder.

📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2015/13241 E., 2017/1472 K. (13.03.2017) Kararda kötü niyetli tescilin başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olduğu vurgulanmıştır. Daireye göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak; ya da markayı gerçekte kullanmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak veya şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli kabul edilir. Kötü niyetin varlığı her somut olayın özelliğine göre değerlendirilir.

📌 Temel ayrım: Aynı markayı bağımsız olarak, birbirinden habersiz iki kişinin seçmesi mümkündür ve bu tek başına kötü niyet değildir. Kötü niyetten söz edebilmek için, tescil ettirenin sizin markanızı bildiği ve tescili dürüstlük kuralına aykırı bir amaçla yaptığı ortaya konmalıdır.

Hangi Durumlar Kötü Niyet Sayılır?

Yargıtay içtihadında ve uygulamada en sık karşılaşılan kötü niyetli tescil türleri şunlardır:

🔁 Yedekleme Amaçlı Tescil

Markayı kullanma niyeti olmadan, yalnızca başkalarını engellemek veya ileride satmak için stoklamak.

💰 Marka Ticareti / Şantaj

Markayı tescil edip gerçek hak sahibine yüksek bedelle satmaya veya devir için baskı yapmaya çalışmak.

🏷️ Tanınmış Markayı Taklit

Tanınmış ya da bilinen bir markanın itibarından ve müşteri çevresinden haksız yararlanmak.

🤝 Bayi / Distribütör Gaspı

Ticari vekil veya temsilcinin, temsil ettiği markayı izinsiz kendi adına tescil ettirmesi (SMK m. 6/2).

🧩 Önceki Kullanımı Bilerek Tescil

Aynı sektörde faaliyet gösteren birinin, rakibinin fiilen kullandığı markayı bilerek tescil ettirmesi.

📦 Kullanmama Cezasından Kaçış

Kullanılmadığı için iptal riski taşıyan markayı korumak amacıyla aynı markayı yeniden tescil ettirmek.

⚠️ Özellikle bayi, distribütör, lisans alan veya tedarikçi gibi ticari ilişki içinde olduğunuz tarafların markanızı kendi adına tescil ettirmesi, kötü niyetin en net görüldüğü hâllerdendir. Böyle bir durumda SMK m. 6/2, izinsiz tescile karşı özel bir koruma getirir.

Güncel Yargıtay Kararları: Kötü Niyete Doğrudan Örnekler

Kötü niyetin hangi hâllerde bulunduğu kanunda sayılmamıştır; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarihli, 2020/11-699 E., 2022/1093 K. sayılı kararında belirtildiği üzere kötü niyet, her somut olayın özelliğine göre ve Türk Medeni Kanunu m. 2 (dürüstlük kuralı) ışığında değerlendirilir. Aşağıdaki güncel kararlar, kötü niyetin uygulamada hangi somut olgularla ortaya konduğunu gösteren doğrudan örneklerdir.

📋 1) Tanınmış logonun birebir kopyalanması — Yargıtay 11. HD, 2022/7488 E., 2024/4919 K. (11.06.2024) Davacıyla aynı sektörde faaliyet gösteren davalı, davacının yıllardır kullandığı ve yurt dışında tescilli, anlam içermeyen fantezi "B" logosunun birebir aynısını haklı bir sebep olmaksızın kendi adına tescil ettirmiştir. Daire, bu tescilin davacı markasının tanınmışlığından haksız yararlanma amacı taşıdığını ve kötü niyetli olduğunu kabul ederek aksi yöndeki kararı bozmuştur.
📋 2) Markayı bilerek tescil — Yargıtay 11. HD, 2022/1283 E., 2023/4948 K. (13.09.2023) Tıp alanında faaliyet gösteren ve kendi internet sitesinde bu alanda hizmet verdiği görülen davalı, yüksek ayırt ediciliği olan "USMLE" ibaresini içeren "USMLENET" markasını tescil ettirmiştir. Daire, böyle özgün bir ibarenin tesadüfen seçilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının markanın davacıya ait olduğunu bildiğini belirterek SMK m. 6/9 anlamında kötü niyeti kabul etmiş; kötü niyetin tescilin tamamını kapsadığını ve bölünemeyeceğini vurgulamıştır.
📋 3) İthalatçının/mümessilin markayı sahiplenmesi — Yargıtay 11. HD, 2021/5165 E., 2023/2569 K. (02.05.2023) Yabancı bir firmanın ürün markasını (ENOANT) Türkiye'ye ithal ederek satan davalı, markanın asıl sahibine ait olduğunu bildiği hâlde, ibareyi hem Latin hem Kiril alfabesindeki yazımıyla kendi adına tescil ettirmiştir. Daire, markayı yedekleme ve gerçek sahibinin Türkiye'de ticaret yapmasını engelleme amacını kötü niyet saymış; kötü niyet hâlinde sessiz kalma yoluyla hak kaybının uygulanmayacağını ve kötü niyetin bölünemeyeceğini belirtmiştir.
📋 4) Engelleme markası — Yargıtay 11. HD, 2018/5244 E., 2018/7659 K. (05.12.2018) Davalı, davacının markalarının Türkiye'deki tescillerini engelleme gayesiyle aynı gün içinde ayırt edilemeyecek kadar benzer çok sayıda marka başvurusu yapmıştır. Daire, salt rakibi engellemeye yönelik bu "engelleme markası" başvurusunun kötü niyetli olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne dair kararı onamıştır.
📋 5) Sahte belgeye dayalı tescil — Yargıtay 11. HD, 2016/9128 E., 2018/1704 K. (06.03.2018) Davalının tescile dayanak gösterdiği protokolün sahteliği ceza mahkemesi kararıyla sabit olmuştur. Daire, tescilde kötü niyetin varlığını kabul etmiş; kötü niyetli marka sahibinin yalnızca hükümsüzlükle değil, bu davranışından doğan zararı tazminle de yükümlü olduğunu vurgulamıştır.
📋 6) Kullanmama cezasından kaçış amaçlı yeniden tescil — Yargıtay 11. HD, 2015/9230 E., 2016/3765 K. (06.04.2016) Davalı, önceki markasını hukuka uygun biçimde kullanmadığı için kullanmama nedeniyle iptal riskiyle karşı karşıyaydı. Daire, aynı markayı bu iptal sonucundan kurtulmak amacıyla yeniden başvuruya konu etmesini —seri marka oluşturma amacı bulunmadığından— kötü niyetli tescil olarak değerlendirmiştir.
📋 7) Çok sayıda markada kötü niyet — Yargıtay 11. HD, 2019/2725 E., 2021/445 K. (26.01.2021) Davalının birden çok marka yönünden kötü niyetli başvuruda bulunduğu tespit edilmiştir. Daire, kötü niyetli marka başvurusunda korumanın bölünemeyeceğini; başvurunun kapsadığı tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini belirtmiştir.

📌 Bu kararların ortak çizgisi nettir: kötü niyet, çoğu zaman "tescil ettirenin markayı önceden bilmesi" ve "dürüstlük kuralına aykırı bir amaç" (engelleme, yedekleme, haksız yararlanma, şantaj) ile birlikte ortaya konur. Somut olgular ne kadar güçlü belgelenirse, kötü niyet o kadar kolay kabul edilir.

Kötü Niyet Süre Sınırı Tanımaz: Sessiz Kalma İstisnası

Marka hükümsüzlüğü davalarında kural olarak sessiz kalma yoluyla hak kaybı işler: Marka sahibi, sonraki bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, artık hükümsüzlük talep edemez (SMK m. 25/6). Bu süre, iyi niyetle markasına yatırım yapmış sonraki marka sahibini korumayı amaçlar.

Ancak bu kuralın kritik bir istisnası vardır: tescil kötü niyetle yapılmışsa, beş yıllık süre ve sessiz kalma savunması uygulanmaz. Kötü niyetle hareket eden kişi, dürüstlük kuralına dayanan bu korumadan yararlanamaz.

📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2014/18305 E., 2015/3743 K. (18.03.2015) Davalının, davacının markasını tescilden önce bildiği hâlde aynı ibareyi taşıyan markayı kendi adına tescil ettirmesinin, Türk Medeni Kanunu m. 2 anlamında iyi niyetli bir davranış olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Davalının kötü niyeti karşısında, davacının markanın tescilinden haberdar olduğunun kabulü de mümkün görülmediğinden, hak düşürücü süre ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı savunmasına itibar edilmemiş; markaların kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Pratik sonuç: "Aradan yıllar geçti, artık bir şey yapılamaz" düşüncesi kötü niyetli tescillerde geçerli değildir. Tescilin kötü niyetle yapıldığını ortaya koyabilirseniz, beş yıllık süre dolmuş olsa dahi hükümsüzlük davası açabilirsiniz.

İtiraz mı, Hükümsüzlük Davası mı? Hangi Aşamadasınız?

Atılacak adım, kötü niyetli markanın hangi aşamada olduğuna göre değişir.

Marka Henüz Tescil Edilmemiş, Bültende Yayımlanmışsa

Bu durumda en hızlı ve ekonomik yol, TÜRKPATENT'e SMK m. 6/9 (ve varsa m. 6/2) uyarınca itiraz etmektir. İtiraz, markanın Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanmasından itibaren 2 ay içinde yapılmalıdır. Bu süre kesindir ve uzatılamaz. İtiraz dilekçesinde kötü niyet yanında benzerlik temelli gerekçeler de birlikte ileri sürülebilir; itiraz sürecinin işleyişi için benzer marka itirazı rehberimiz yol gösterici olur.

Marka Zaten Tescil Edilmişse

Marka tescil edilmiş ve itiraz süresi geçmişse, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde hükümsüzlük davası açmanız gerekir (SMK m. 25). Kötü niyetli tescilde, hükümsüzlük davaları için öngörülen sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin beş yıllık süre uygulanmadığından, dava açma imkânınız bu süreyle sınırlı kalmaz.

AdımYapılacak İşlemDayanakSüre
1Önceki hak ve kötü niyet delillerini toplamaKullanım kayıtları, ticari ilişki, yazışmalar, tanınmışlıkDerhal
2Markanın durumunu belirlemeBültende yayım aşaması mı, tescilli mi?Yayımdan 2 ay / tescil sonrası
3İtiraz veya hükümsüzlük davasıSMK m. 6/9 ve m. 6/2 (itiraz) · SMK m. 25 (dava)İtiraz: 2 ay / Dava: kötü niyette süre sınırı yok
4Devir veya terkin talebiTicari vekil/temsilci gaspında devir (m. 6/2); aksi hâlde sicilden terkinDilekçe hazırlığında

Kötü Niyeti Nasıl İspatlarsınız?

Kötü niyet, her somut olayın kendi koşullarına göre değerlendirilir; tek bir delil değil, bir bütün olarak tablo önemlidir. İtiraz veya dava dilekçenizi güçlendirecek başlıca deliller şunlardır:

  • Önceki kullanım delilleri: faturalar, reklamlar, sosyal medya ve web kayıtları, ambalaj ve katalog örnekleri — markayı tescilden önce kullandığınızı gösterir
  • Tescil sahibinin bilgisi: aranızdaki ticari ilişki (bayilik, tedarik, lisans), yazışmalar, e-postalar veya sözleşmeler — karşı tarafın markanızı bildiğini ortaya koyar
  • Aynı sektörde faaliyet: tarafların aynı pazarda olması, markanın bilinmeme ihtimalini zayıflatır
  • Tanınmışlık: markanızın bilinirliğine ilişkin deliller, haksız yararlanma amacını destekler
  • Kullanmama / yedekleme emareleri: tescil sahibinin markayı hiç kullanmaması, çok sayıda benzer markayı stoklaması veya devir/şantaj girişimleri

💡 Kötü niyetli tescil iddiası, doğru maddelere dayandırılmış güçlü bir delil bütünü gerektirir. Eksik delille açılan dava, haklı olunsa bile reddedilebilir; bu nedenle dilekçe öncesi delil stratejisi büyük önem taşır.

Markanız kötü niyetle başkası adına tescil edildiyse, itiraz veya hükümsüzlük sürecini birlikte değerlendirelim. Süre kötü niyette esnese de, delil toplamak için erken başlamak avantaj sağlar.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Değerlendirme Marka itiraz, hükümsüzlük ve marka gaspı davalarında tecrübeli avukat + marka vekili ekibi · TÜRKPATENT Sicil No: 2890

Sıkça Sorulan Sorular

Kötü niyetli marka tescili nedir?
Kötü niyetli marka tescili; marka korumasının amacına aykırı biçimde, başkasının markasından haksız yararlanmak, markayı kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti yapmak ya da şantaj amacıyla yapılan başvuru ve tescillerdir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir ve SMK m. 6/9 uyarınca itiraz üzerine reddedilir.
Markamı başkası kötü niyetle tescil ettirdi, dava açmak için süre sınırı var mı?
Hükümsüzlük davalarında kural olarak sessiz kalma yoluyla hak kaybı için beş yıllık süre uygulanır (SMK m. 25/6). Ancak tescilin kötü niyetle yapıldığını ispatlarsanız bu beş yıllık süre uygulanmaz. Yargıtay, markanızı tescilden önce bilen kişinin Medeni Kanun m. 2 anlamında iyi niyetli sayılamayacağını ve sessiz kalma savunmasından yararlanamayacağını kabul etmektedir.
Kötü niyetli tescile karşı itiraz mı etmeliyim, dava mı açmalıyım?
Marka henüz tescil edilmemiş, bültende yayımlanmışsa yayımdan itibaren 2 ay içinde TÜRKPATENT'e SMK m. 6/9'a dayalı itiraz edebilirsiniz. Marka zaten tescil edilmişse Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde hükümsüzlük davası açmanız gerekir. Kötü niyet, hem itiraz hem hükümsüzlük davası için geçerli bir dayanaktır.
Kötü niyeti nasıl ispatlarım?
Kötü niyet her somut olayın özelliğine göre değerlendirilir. Tescil sahibinin markanızı tescilden önce bildiğini gösteren deliller (önceki ticari ilişki, yazışmalar, aynı sektörde faaliyet, markanın tanınmışlığı) ile markanın hiç kullanılmayıp yedeklendiği, devredilmek veya şantaj için tutulduğu yönündeki emareler kötü niyeti destekler.
Bayim veya distribütörüm markamı kendi adına tescil ettirdi, ne yapabilirim?
Ticari vekiliniz veya temsilciniz markanızı izniniz olmadan kendi adına tescil ettirmişse, SMK m. 6/2 uyarınca itiraz üzerine başvuru reddedilir; tescil edilmişse hükümsüzlüğünü ve markanın adınıza devrini talep edebilirsiniz. Bu durum kötü niyetli tescilin tipik örneklerinden biridir.

İlgili Rehberler

Kötü niyetli tescil çoğu zaman taklit, marka hakkı ihlali ve devir sorunlarıyla iç içedir. Konuyla doğrudan ilgili rehberlerimiz:

Markanızı baştan güvenceye almak için doğru sınıflarda başvuru kritik önemdedir; sektörünüze uygun seçim için marka sınıfları rehberimizi inceleyebilir, ardından marka tescili hizmetimizden yararlanabilirsiniz.

Sonuç

Marka tescili, gerçek hak sahibini korumak için vardır; bu korumayı başkasının emeğini ele geçirmek için kullanan tescil hukuken ayakta kalmaz. SMK m. 6/9 kötüniyetli başvuruları itiraz üzerine reddeder, Yargıtay'ın yerleşik içtihadı ise kötü niyetli tescili başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olarak kabul eder. Üstelik kötü niyetin ispatı, sessiz kalma yoluyla hak kaybındaki beş yıllık süreyi de bertaraf eder.

Bu nedenle "geç kaldım" düşüncesiyle hakkınızdan vazgeçmeyin, ancak kötü niyet iddiası titiz bir delil bütünü ve doğru hukuki dayanak gerektirdiğinden, vakit kaybetmeden bir marka vekili veya avukatla görüşmeniz kritik önemdedir. İtiraz ve hükümsüzlük sürecinizde destek almak için Aylar Patent ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. Tüm süreç için 0541 723 85 52 numaralı hattımızdan ya da bilgi@aylarpatent.com adresiyle bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

Ticaret Unvanımı Başkası Marka Olarak Tescil Ettirdi: Ne Yapabilirim? (SMK m.6/6)

Ticaret Unvanımı Başkası Marka Tescil Ettirdi: Ne Yapmalı?

Yıllardır kullandığınız ticaret unvanınızı bir başkası marka olarak tescil ettirdiyse çaresiz değilsiniz. 6769 sayılı SMK m. 6/6, başkasına ait bir ticaret unvanını içeren marka başvurusuna karşı, unvan sahibine itiraz ve tescil edilmişse hükümsüzlük talep etme hakkı verir.

  • Dayanak: SMK m. 6/6 — başkasına ait ticaret unvanını (veya işletme adını) içeren marka başvurusuna, hak sahibi itiraz edebilir
  • İspat kolaylığı: Esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları kapsamında fiili kullanım ispatı aranmaz (Yargıtay 11. HD)
  • Sınır: Koruma, esas sözleşme + eylemli kullanım alanınızla sınırlıdır; rakip marka tamamen farklı bir sınıftaysa öncelik doğmaz
  • İtiraz süresi: Marka bültende yayımlandıktan itibaren 2 ay (kesin, uzatılamaz)
  • Hükümsüzlük süresi: Tescilden itibaren 5 yıl içinde FSHHM'de dava (kötü niyette süre yok)
  • Önkoşul: Ticaret unvanınızın tescil tarihi, rakip markanın başvuru tarihinden önce olmalıdır
📋 İçindekiler

Yıllardır kullandığınız ticaret unvanınızı bir gün marka sorgulamasında ya da bir ihtarname aldığınızda başka birinin marka olarak tescil ettirdiğini fark etmek, çoğu işletme sahibinin aklına gelmeyen ama gerçekte sık karşılaşılan bir durumdur. İyi haber: bu durumda elinizde güçlü bir hukuki dayanak var — SMK m. 6/6. Bu rehber, hakkınızı nasıl kullanacağınızı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin güncel içtihadı ışığında açıklamaktadır. Tüm içerik Aylar Patent avukat ve marka vekili kadrosu tarafından hazırlanmıştır.

Ticaret Unvanım Marka Olarak Tescil Edildi: Bu Mümkün mü?

SMK m. 6/6 uyarınca, tescili istenen markanın başkasına ait bir ticaret unvanını içermesi hâlinde, hak sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. Bu hüküm; ticaret unvanı yanında kişi ismi, fotoğraf, telif hakkı ve diğer sınai mülkiyet haklarını da kapsar. Yani sadece tescilli markanız varsa değil; ticaret unvanınız üzerinden de bir başkasının marka başvurusuna itiraz edebilir veya tescil edilmişse hükümsüzlüğünü talep edebilirsiniz.

📌 Temel kavram: Ticaret unvanı, ticaret siciline tescil edilen resmi şirket adınızdır. Marka ise mal ve hizmetlerinizi ayırt eden işarettir. SMK m. 6/6, bu iki dünyayı birbirine bağlar: ticaret sicilindeki önceki hakkınız, sonraki bir marka başvurusunu engelleyebilir.

Markasal Kullanımı İspat Etmem Gerekir mi?

Bu sorunun yanıtı, çoğu işletme sahibinin rahatlayacağı niteliktedir: hayır, gerekmez — en azından esas sözleşmenizde yer alan faaliyet konuları kapsamında. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı, ticaret unvanına dayalı önceki hak iddiasının, fiili/markasal kullanım ispatı aranmadan, esas sözleşme kapsamı itibarıyla ileri sürülebileceğini açıkça kabul etmektedir.

📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2016/4942 E., 2017/6938 K. (06.12.2017) Davacı şirket, 1997 yılından itibaren kullandığı ticaret unvanına dayanarak, kendisinden sonra aynı ibareyi marka olarak tescil ettiren davalıya karşı hükümsüzlük davası açmıştır. Mahkeme, davalı şirketin esas sözleşmesinde inşaat ve taşımacılık hizmetlerinin yer aldığını, bu nedenle bu hizmetler bakımından ticaret unvanı açısından öncelik hakkı bulunduğunu tespit etmiştir. Karardaki en kritik tespit şudur: davacı şirketin, fiili kullanımı aranmadan, esas sözleşme kapsamı itibarıyla davalı markasının aynı veya aynı tür benzer hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü talep edebileceği kabul edilmiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır.

Pratik sonuç: İtiraz veya dava dilekçenizde, ticaret unvanınızı fiilen kullandığınızı kanıtlayan fatura, reklam, sosyal medya kaydı gibi delilleri toplamak zorunda değilsiniz — en azından esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları kapsamında. Ticaret sicil tasdiknameniz ve esas sözleşmeniz, başlı başına önceki hak iddianızın temelini oluşturur.

Kuralın Sınırı: Eylemli Kullanım Alanı Dışını Korumaz

Yukarıdaki kuralı doğru anlamak için bir dengeyi de görmek gerekir. Esas sözleşme kapsamı sizi fiili kullanım ispatından muaf tutar, ama bu, ticaret unvanınızın sınırsız bir koruma alanı olduğu anlamına gelmez. Yargıtay'ın daha güncel bir kararı, bu korumanın sınırlarını netleştirmektedir.

📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2024/5499 E., 2025/3519 K. (20.05.2025) Davacı şirket, ticaret unvanının ayırt edici kısmına dayanarak, kendisinden sonraki bir marka başvurusunun hükümsüzlüğünü talep etmiştir. Mahkeme, davacı şirketin ticaret unvanını "giyim ürünlerinin üretim, satış ve pazarlaması" hizmetlerinde eylemli biçimde kullandığını, ancak dava konusu marka başvurusunun farklı bir sınıftaki (23. sınıf iplik) mallar için yapıldığını tespit etmiştir. Unvanın eylemli kullanıldığı alan ile dava konusu markanın kapsadığı alan farklı olduğundan, SMK m. 6/6 kapsamında üstün ve öncelikli bir hak bulunmadığına karar verilmiş ve dava reddedilmiştir.

⚠️ İki kararı birlikte okuduğunuzda net bir çerçeve çıkıyor: esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları, itiraz hakkınızın kapsamını belirler ve bu kapsamda kullanım ispatına gerek yoktur. Ancak rakip markanın kapsadığı mal/hizmet sınıfı, sizin esas sözleşmenizdeki faaliyet alanınızın tamamen dışındaysa, ticaret unvanınız o alanda size öncelik hakkı vermez.

İtiraz mı, Hükümsüzlük Davası mı? Hangi Aşamadasınız?

Atılacak adım, rakip markanın hangi aşamada olduğuna göre değişir.

Marka Henüz Tescil Edilmemiş, Bültende Yayımlanmışsa

Bu durumda en hızlı ve ekonomik yol, TÜRKPATENT'e SMK m. 6/6 uyarınca itiraz etmektir. İtiraz, markanın Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanmasından itibaren 2 ay içinde yapılmalıdır. Bu süre kesindir ve uzatılamaz.

Marka Zaten Tescil Edilmişse

Marka tescil edilmiş ve itiraz süresi geçmişse, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde hükümsüzlük davası açmanız gerekir. Bu dava, markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır; bu süre, hükümsüzlük davaları için kanunda öngörülen genel süredir (kötü niyetli tescillerde bu süre uygulanmaz).

AdımYapılacak İşlemAçıklamaSüre
1Sicil kaydı ve tarih tespitiTicaret sicil tasdiknamenizdeki tescil tarihini ve esas sözleşmenizdeki faaliyet konularını çıkarınDerhal
2Marka başvurusunun durumuMarka henüz yayım aşamasındaysa itiraz, tescil edilmişse hükümsüzlük davası yolu açıktırYayımdan 2 ay / tescilden 5 yıl
3İtiraz veya dava dilekçesiSMK m. 6/6'ya dayalı olarak TÜRKPATENT'e itiraz veya FSHHM'de hükümsüzlük davasıİtiraz: 2 ay / Dava: 5 yıl içinde
4Esas sözleşme kapsamı savunmasıFiili kullanım ispatına gerek olmadan, esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları kapsamında öncelik iddia edinDilekçe hazırlığında

Dilekçenizde Hangi Belgeleri Kullanmalısınız?

Yukarıdaki içtihat ışığında, itiraz veya dava dilekçenizi hazırlarken aşağıdaki belgeleri bir araya getirmeniz, davanızı güçlendirir:

  • Ticaret sicil tasdiknamesi: ticaret unvanınızın tescil tarihini gösterir — bu tarih, rakip markanın başvuru tarihinden önce olmalıdır
  • Esas sözleşmeniz: özellikle "şirketin amaç ve konusu" başlığı altındaki faaliyet alanlarının listesi — rakip markanın kapsadığı mal/hizmet sınıflarıyla örtüşüp örtüşmediğini gösterir
  • Mümkünse fiili kullanım delilleri: zorunlu olmasa da faturalar, reklamlar, sosyal medya kayıtları gibi belgeler dilekçenizi güçlendirir — özellikle eylemli kullanım alanınızı netleştirmek için
  • Rakip marka başvurusunun veya tescilinin detayları: başvuru/tescil tarihi, kapsadığı mal ve hizmet sınıfları

Ticaret unvanınız başkası tarafından marka tescil edildiyse, itiraz veya hükümsüzlük sürecini birlikte değerlendirelim. Süre kısa ve kesin — vakit kaybetmeyin.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Değerlendirme Marka itiraz ve hükümsüzlük davalarında tecrübeli avukat + marka vekili ekibi · TÜRKPATENT Sicil No: 2890

Sıkça Sorulan Sorular

Ticaret unvanımı hiç markasal olarak kullanmadım, yine de itiraz edebilir miyim?
Evet, esas sözleşmenizdeki faaliyet konuları kapsamında itiraz edebilirsiniz. Yargıtay 2016/4942 sayılı kararında bu açıkça kabul edilmiştir: fiili kullanım ispatı aranmadan, esas sözleşme kapsamı itibarıyla önceki hak iddia edilebilir. Ancak fiili kullanım delillerinizin de bulunması, itirazınızı daha güçlü hale getirir.
Rakip marka benim faaliyet alanımın dışında bir sınıfta tescil edilmiş, yine de itiraz edebilir miyim?
Bu durum daha zorludur. Yargıtay'ın 2024/5499 sayılı kararı, ticaret unvanına dayalı korumanın eylemli kullanım alanıyla sınırlı olduğunu göstermektedir. Esas sözleşmenizde o faaliyet alanı da yer alıyorsa itiraz hakkınız vardır; sözleşmenizde hiç yer almıyorsa, itirazınızın başarı şansı azalır.
İtiraz süresini kaçırdım, başka bir yolum var mı?
Evet. İtiraz süresi (yayımdan itibaren 2 ay) geçse de, marka tescil edildikten sonra 5 yıl içinde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde hükümsüzlük davası açabilirsiniz. Rakip tarafın kötü niyetli olduğunu ispat edebilirseniz, bu 5 yıllık süre de uygulanmaz.
Ticaret unvanımın tescil tarihi rakip markanın başvuru tarihinden sonraysa ne olur?
Bu durumda SMK m. 6/6 kapsamında öncelik hakkından söz edilemez; çünkü hüküm, markanın başvuru tarihinden önce kullanılan veya tescil edilen işaretleri korur. Ticaret unvanınızın tescil tarihi, rakip marka başvurusundan önce olmalıdır.

İlgili Rehberler

Markanızı baştan koruma altına almak ve benzer ihtilafları önlemek için marka tescili hizmetimizi inceleyebilirsiniz. Marka başvurunuz reddedildiyse atılacak adımlar için Markam Reddedildi: Ne Yapmalı? rehberimiz de faydalı olacaktır.

Sonuç

Ticaret unvanınız, sadece şirketinizin resmi kimliği değil; aynı zamanda SMK m. 6/6 kapsamında size sonraki marka başvurularına karşı itiraz ve hükümsüzlük hakkı veren bir sınai mülkiyet varlığıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı, bu hakkı kullanırken fiili kullanım ispatına gerek olmadığını, esas sözleşmenizdeki faaliyet konularının yeterli olduğunu açıkça kabul etmektedir.

Bununla birlikte bu koruma sınırsız değildir; rakip markanın kapsadığı alan, sizin esas sözleşmenizdeki ve eylemli faaliyet alanınızla örtüşmelidir. Bu dengeyi doğru kurgulamak, itirazınızın veya davanızın başarı şansını doğrudan belirler. SMK m. 6/6 kapsamındaki süreçler kesin süreler ve titiz bir esas sözleşme yorumu gerektirdiğinden, vakit kaybetmeden bir marka vekili veya avukatla görüşmeniz önemlidir.

İtiraz ve hükümsüzlük sürecinizde destek almak için Aylar Patent ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. Tüm süreç için 0541 723 85 52 numaralı hattımızdan ya da bilgi@aylarpatent.com adresiyle bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

Tasarımda Yenilik Unsuru: TÜRKPATENT’in Gerçek Ret Kararları

Tasarımda Yenilik Unsuru — Özet

Yenilik, bir tasarımın tescil edilebilmesi için sağlaması gereken iki temel şarttan biridir, diğeri ayırt ediciliktir.

SMK Madde 56/4 — Tasarımda Yenilik

“Bir tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamışsa o tasarım yenidir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.”

Bu tanım kısa görünüyor ama uygulamada en çok yanlış anlaşılan kriter burada. “Benim tasarımım farklı, çünkü rengi veya boyutu değişik” diyen çoğu başvuru sahibi, TÜRKPATENT’in “küçük ayrıntı” değerlendirmesiyle karşılaşıp ret kararı alıyor. Aşağıda altı gerçek karar üzerinden bu sınırın nerede çizildiğini gösteriyoruz.

📋 İçindekiler

Tasarımda Yenilik Unsuru Nedir?

Yenilik, bir tasarımın tescil edilebilmesi için sağlaması gereken iki temel şarttan biridir; diğeri ayırt ediciliktir. SMK m. 56/4 uyarınca bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamışsa o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.

Bu tanım kısa görünse de, uygulamada başvuru sahiplerinin en çok zorlandığı ve en çok yanlış anladığı kriterdir. “Benim tasarımım farklı, çünkü rengi, malzemesi veya boyutu değişik” diyen pek çok başvuru sahibi, TÜRKPATENT’in “küçük ayrıntı” değerlendirmesiyle karşılaşıp ret kararı alır. Bu yazıda, TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu’nda yer alan gerçek ret ve kabul kararlarını görsellerle birlikte inceleyerek, yenilik kriterinin pratikte nasıl uygulandığını göstereceğiz.

Tasarım tesciline ilişkin genel bilgiler için Endüstriyel Tasarım Tescili 2026 Kapsamlı Rehberi‘ni inceleyebilirsiniz.

“Küçük Ayrıntı” Ne Demektir?

Yenilik tanımındaki en kritik kavram “küçük ayrıntı”dır, çünkü iki tasarım birebir aynı olmasa da, aralarındaki fark küçük ayrıntı seviyesinde kalıyorsa kanun onları aynı kabul eder. TÜRKPATENT’in kılavuzunda bu sınır şöyle netleştirilir: aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli değildir, çünkü bu özellikler tasarımın görünüm özellikleri açısından aslî unsuru oluşturmaz.

✅ Pratik sonuç: tasarımınız önceki bir tasarımla birebir aynıysa, sadece renk, malzeme veya boyut değiştirerek ek tasarım başvurusu yapmanıza gerek yoktur — bu başvuru zaten reddedilecektir. Yenilik, görünümün asli unsurlarında aranır.

TÜRKPATENT’in Gerçek Ret Kararlarından Örnekler

Aşağıdaki altı örnek, TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) gerçek kararlarından alınmıştır. İlk dördü yenilik kriterini karşılamadığı için reddedilmiş başvurulardır; son ikisi ise ilk aşamada reddedilmiş ama itiraz üzerine YİDK tarafından tescil edilmiştir.

1. Kedi Barınağı — Köşedeki Delik Yeterli Farklılık Sayılmadı

Kedi barınağı tasarım karşılaştırması - köşedeki delik farkı

Şekil 164-165: Kedi barınağı — köşedeki delik farkı yenilik için yeterli görülmedi (TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu 2026)

❌ TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı

İki kedi barınağı tasarımı karşılaştırıldığında, başvuruya konu tasarımın köşesindeki deliğin önceki tasarımda bulunmaması, TÜRKPATENT tarafından sadece “ayrıntıda farklılık” olarak değerlendirilmiş ve başvuru reddedilmiştir.

2. Sehpa — Genel Form Aynıysa Eğim ve Yükseklik Farkı Yetmiyor

Sehpa tasarım karşılaştırması - tabla eğimi ve ayak yüksekliği farkı

Şekil 166-167: Sehpa — genel form ve çapraz bağlantı kuşağı aynı olduğu için başvuru reddedildi

❌ TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı

Sehpa tasarımında üst tablanın dairesel kenar eğimi ve ayak bağlantı kuşağının yerden yüksekliği farklı olsa da, her iki tasarımın üst tablasının yuvarlak olması ve ayaklarında çapraz bağlantı kuşağının bulunması, tasarımları TÜRKPATENT nezdinde aynı kılmıştır.

3. Oyuncak Yazı Tahtası — Beş Ayrı Unsurun Aynı Olması Reddi Doğurdu

Oyuncak yazı tahtası tasarım karşılaştırması - beş unsurun örtüşmesi

Şekil 168-169: Oyuncak yazı tahtası — beş tasarımsal unsurun örtüşmesi yenilik kriterini ortadan kaldırdı

❌ TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı

Bu örnek, TÜRKPATENT’in karşılaştırmayı ne kadar ayrıntılı yaptığını gösterir. Dikdörtgen yazı alanı, çevresindeki yeşil-kavuniçi çerçeve, çerçevenin sol-alt tarafındaki üçgen/dairesel/kalp düğmeler, sağ taraftaki ipli kalem ve üstteki tutma sapı — bu beş unsurun birlikte aynı olması, iki ayrı üreticinin ürünü olsa da tasarımları aynı kategoriye sokmuştur.

4. Desen — “Dökülen Yapraklar” Detayı Yeniliği Kurtarmadı

Desen tasarım karşılaştırması - papatya ve müzik portesi deseni

Şekil 170-171: Desen — dökülen yaprak ve nota detayı küçük ayrıntı sayıldı, başvuru reddedildi

❌ TÜRKPATENT Tasarımlar Dairesi Başkanlığı

İki desen tasarımı da papatya, müzik portesi ve yatay çizgilerden oluşuyor. Başvuruya konu tasarımda dökülen papatya yaprakları ve farklı nota dizilimi gibi ufak farklılıklar bulunsa da, TÜRKPATENT bu farklılıkları küçük ayrıntı olarak değerlendirmiş ve başvuruyu reddetmiştir.

İtiraz Üzerine Kabul Edilen Örnekler: Sınır Nerede?

Aşağıdaki iki örnek, ilk aşamada Tasarımlar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedilmiş, ancak başvuru sahiplerinin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’na yaptığı itirazlar sonucunda YİDK tarafından tescil edilmiştir. Bu örnekler, “küçük ayrıntı” ile “belirgin farklılık” arasındaki sınırın nerede çizildiğini gösterir.

5. Koltuk — Kolçak Biçimi ve Çıta Döşemesi Belirgin Farklılık Sayıldı

Koltuk tasarım karşılaştırması - kolçak biçimi ve çıta döşemesi farkı

Şekil 172-173: Koltuk — kolçak biçimi, açı ve çıta döşemesi farkı YİDK tarafından belirgin farklılık sayıldı

✅ Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)

YİDK, her iki koltuk tasarımındaki kolçakların biçimlerini ve açılarını, oturma yerlerinin alın kısımlarını ve yaslanma yerlerindeki çıtaların bitişik veya ayrı döşenmesini birlikte değerlendirmiş ve bunları belirgin farklılıklar olarak kabul ederek tasarımı tescil etmiştir.

6. Avize — Jut Halat ve Görünür Ampul Duyu Tescili Kurtardı

Avize tasarım karşılaştırması - jut halat ve görünür ampul duyu

Şekil 174-175: Avize — jut halat detayı ve görünür ampul duyu YİDK tarafından belirgin farklılık sayıldı

✅ Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)

Ahşap uç kısımlarına jut bitkisinden halat sarılı olması ve ampul duylarının dışarıda, görünür durumda bulunması, YİDK tarafından önceki tasarımdan belirgin biçimde farklı olarak değerlendirilmiş ve tasarımın tesciline karar verilmiştir.

💡 Koltuk ve avize örnekleri ile kedi barınağı, sehpa, oyuncak yazı tahtası örnekleri arasındaki fark şudur: ilk aşamada reddedilen dört örnekte fark tek bir küçük detaya (delik, eğim, yükseklik, yaprak deseni) dayanıyordu. İtiraz üzerine kabul edilen örneklerde ise birden fazla unsurun (kolçak biçimi + açı + çıta döşemesi; jut halat + görünür duy) birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan kümülatif farklılık belirleyici olmuştur.

Yenilik Değerlendirmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar

Her Tasarım Ayrı Ayrı Kıyaslanır

TÜRKPATENT’in yenilik incelemesinde önemli bir usul kuralı vardır: birden fazla önceki tasarımın özellikleri birleştirilerek tek bir karşılaştırma yapılamaz; her bir önceki tasarım ayrı ayrı kıyaslanır. Bu kural Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Karen Millen Fashions vs Dunnes Stores kararına (C-345/13, 19.06.2014) dayanmaktadır.

Sadece Sunulan Görünüm Açısı Kıyaslanır

Başvuruda sadece ön perspektiften görünüm verilmişse, önceki tasarımların da yalnızca bu açıdan görünümüyle kıyaslama yapılır; önceki tasarımın diğer açılardan görünümleri dikkate alınmaz. Bu, görsel anlatımın neden bu kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterir — yetersiz görünüm sunmak hem koruma kapsamını hem de yenilik değerlendirmesini etkiler.

Bilinen Bir Tasarımı Farklı Ürüne Uygulamak Yeniliği Sağlamaz

Tasarımın uygulandığı ürünün adı veya sınıfı koruma kapsamını etkilemez (SMK m. 61/3). Bilinen bir tasarım farklı bir ürüne uygulanırsa yenilik kriteri sağlanmaz — örneğin bilinen bir oyuncak araba tasarımının yaş pastaya uygulanması, AB Adalet Divanı’nın Easy Sanitary Solutions vs Group Nivelles kararına (C-361/15 P, 21.09.2017) göre yenilik kriterini karşılamaz.

12 Aylık Hoşgörü Süresi: Kendi Paylaşımınız Aleyhinize Sayılmaz

Yenilik kriterinin en pratik istisnası hoşgörü süresidir (grace period). Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru veya rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi tarafından kamuya sunulmuşsa, bu açıklama tasarımın yeniliğini etkilemez (SMK m. 57/2).

Bu düzenlemenin amacı açıktır: tasarımcıya, tasarımını piyasada test etme ve ekonomik getirisini ölçme fırsatı vermek. Bir fuarda sergilenen, sosyal medyada paylaşılan veya kataloğa eklenen bir tasarım, paylaşım tarihinden itibaren 12 ay içinde başvuru yapılırsa yenilik kaybına uğramaz.

⚠️ Hoşgörü süresi yalnızca tasarımcının kendi paylaşımı için geçerlidir. Üçüncü bir kişi aynı veya benzer tasarımı bu 12 aylık süre içinde bağımsız olarak (kötü niyetli kopyalama olmadan) kamuya sunarsa, bu açıklama sizin başvurunuzun yeniliğini etkiler. En güvenli strateji, kamuya sunmadan önce başvuru yapmaktır.

Tasarımınızın yenilik kriterini karşılayıp karşılamadığına ilişkin ön araştırma için Av. Atakan AYLAR’dan destek alın.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Ön Değerlendirme İçin Arayın

Sıkça Sorulan Sorular

Tasarımım rengi dışında her şeyiyle aynı, tescil edilir mi?
Büyük olasılıkla hayır. TÜRKPATENT’in kılavuzunda açıkça belirtildiği üzere, renk farklılığı çoğu zaman küçük ayrıntı olarak değerlendirilir ve yenilik kriterini karşılamaz. Tasarımın asli unsurlarında (form, oran, yerleşim) fark olmadan sadece renk değişikliğiyle yapılan başvurular reddedilme riski taşır.
Tasarımımı fuarda sergiledim, hâlâ başvuru yapabilir miyim?
Evet, 12 aylık hoşgörü süresi içindeyseniz başvuru yapabilirsiniz (SMK m. 57/2). Ancak bu süre geçtikten sonra kendi paylaşımınız bile yeniliği ortadan kaldırır. En güvenli yol, kamuya sunmadan önce başvuru yapmaktır.
Tasarımım reddedildi, itiraz etmeye değer mi?
Bu yazıdaki koltuk ve avize örnekleri gösteriyor ki, ilk aşamada reddedilen başvurular itiraz üzerine tescil edilebiliyor. Özellikle birden fazla unsurda (form, oran, malzeme detayı, görünür parça) birlikte farklılık varsa, bu kümülatif farklılığı YİDK’ya somut biçimde sunan bir itiraz başarılı olabilir.
Aynı tasarımı farklı bir ürün için kullanırsam yenilik kazanır mı?
Hayır. SMK m. 61/3 uyarınca ürün adı ve sınıfı koruma kapsamını etkilemez; bilinen bir tasarımın farklı bir ürüne uygulanması yenilik kriterini karşılamaz.

Sonuç

Yenilik kriteri, görünüşte basit bir kural — “aynısı önceden kamuya sunulmamış olmalı” — gibi dursa da, uygulamada TÜRKPATENT’in “küçük ayrıntı” değerlendirmesi pek çok başvuruyu zorlu bir sınavdan geçirir. Yukarıdaki altı gerçek örnek gösteriyor ki, tek bir unsurdaki fark (bir delik, bir eğim, bir yaprak deseni) genellikle yetersizdir; birden fazla unsurun birlikte farklılaşması ise belirgin bir izlenim yaratabilir.

Başvuru öncesi kapsamlı bir ön araştırma yapmak, hangi unsurların asli ve hangilerinin küçük ayrıntı sayılacağını önceden tahmin etmek, hem ret riskini azaltır hem de gerekirse güçlü bir itiraz stratejisi kurmanızı sağlar.

Tasarım tescilinin temel kavramları için Endüstriyel Tasarım Tescili 2026 Rehberi‘ni, tasarım hakkının ihlal edilmesi durumunda izlenecek yol için Tasarım Hakkı İhlali: Hukuki Süreç ve Dava Rehberi 2026‘yı inceleyebilirsiniz. Tasarımınızın yenilik kriterini karşılayıp karşılamadığına ilişkin ön araştırma için Aylar Patent ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Görseller TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu 2026’dan alınmıştır. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.

Tasarım Hakkına Tecavüz Suçtur: Haksız Rekabet Boyutu

Tasarım Hakkına Tecavüz Suçtur — Özet

Tescilli bir tasarımın taklit edilerek üretilmesi ve satılması cezasız kalmıyor. 6769 sayılı SMK‘da tasarım hakkına tecavüze ilişkin müstakil bir ceza hükmü yok; ama bu fiil 6102 sayılı TTK kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturuyor.

TTK Madde 55/1 ve 62 — Haksız Rekabet

“Başkalarının iş ürünlerinden izinsiz yararlanmak, mallarını veya iş ürünlerini taklit etmek ve karışıklığa yol açacak biçimde tanıtım yapmak haksız rekabet fiilidir; bu fiillerden birini kasten işleyenler şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir.”

Uygulamada bu çoğu zaman gözden kaçıyor. Hak sahibi savcılığa şikâyette bulunduğunda, savcılık “SMK’da bu fiil suç olarak düzenlenmemiştir” diyerek dosyayı kapatabiliyor. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu yaklaşımı birden fazla kararında düzeltti: doğru soru “SMK’da suç var mı” değil, “aynı fiil TTK kapsamında haksız rekabet suçu oluşturuyor mu” sorusu.

📋 İçindekiler

Tasarım Hakkına Tecavüz Neden Suçtur?

Tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabet suçunu oluşturur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu‘nda tasarım hakkına tecavüze ilişkin müstakil bir ceza hükmü bulunmasa da, bu durum ihlalin cezasız kaldığı anlamına gelmiyor. Tescilli bir tasarımın taklit edilerek üretilmesi ve satılması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturur ve hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir. Yani tasarım taklidi cezası, çoğu kişinin sandığının tersine, mevcuttur — sadece kanun referansı farklıdır.

Bu gerçek uygulamada çoğu zaman gözden kaçıyor. Tasarımı taklit edilen hak sahibi, taklit ürün şikayeti için savcılığa başvurduğunda, savcılıklar “SMK’da bu fiil suç olarak düzenlenmemiştir, uyuşmazlık hukuki niteliktedir” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verebiliyor. Bu hatalı bir değerlendirme — çünkü aynı fiil başka bir kanun kapsamında suç oluşturuyor.

⚠️ Savcılığın yalnızca SMK’ya bakıp orada suç bulamaması, soruşturmanın sonu olmamalı. Aynı fiil TTK kapsamında ayrıca değerlendirilmeyi gerektiriyor.

TTK m. 55/1: Hangi Fiiller Haksız Rekabet Sayılır?

Tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabet suçunu vücuda getiriyor. TTK m. 55/1‘e göre başkalarının iş ürünlerinden izinsiz yararlanmak, mallarını veya iş ürünlerini taklit etmek ve karışıklığa yol açacak biçimde tanıtım yapmak haksız rekabet fiili sayılıyor; bu fiillerden birini kasten işleyenler TTK m. 62 uyarınca şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabiliyor.

Yani savcılığın bakması gereken soru “SMK’da suç var mı” değil, “aynı fiil TTK kapsamında haksız rekabet suçu oluşturuyor mu” sorusu. Bir tasarımın taklit edilerek üretilip satılması, tipik olarak TTK m. 55/1-(b) (taklit) ve (d) (karıştırılmaya yol açan tanıtım) bentlerine giriyor. Savcılığın bu değerlendirmeyi yapmadan dosyayı kapatması, eksik soruşturma anlamına geliyor.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin Güncel Kararları

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, savcılıkların bu hatalı uygulamasını birden fazla kararında düzeltti.

1. Bilirkişi Tespitine Rağmen Kapatılan Dosya

📋 Yargıtay 7. Ceza Dairesi — 2023/8776 E., 2024/10687 K. (03.12.2024)

Tescilli tasarımın taklit edilerek üretilip satıldığı bir şikâyette, savcılık başlangıçta uyuşmazlığı hukuki nitelikte görüp kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay, bilirkişi raporunda tasarımların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmasının, eylemin TTK kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturma ihtimaline işaret ettiğini; bu ihtimal değerlendirilmeden soruşturmanın kapatılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtti.

2. “SMK’da Suç Değil” Gerekçesiyle Kapatılan Dosya

📋 Yargıtay 7. Ceza Dairesi — 2023/13764 E., 2023/7045 K. (13.09.2023)

Tescilli tasarımların sosyal medya üzerinden taklit edilerek satışa sunulduğu bir dosyada savcılık, SMK m. 30’da tescilli tasarıma tecavüzün suç olarak düzenlenmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Yargıtay, noter tespit tutanağı ve sosyal medya delillerinin TTK kapsamında haksız rekabet suçu yönünden yeterince araştırılmadığını belirterek soruşturmanın genişletilmesi gerektiğine hükmetti.

İki kararın ortak noktası dikkat çekici: savcılıklar tek bir kanuna (SMK) bakıp orada suç bulamayınca dosyayı kapatıyor; oysa aynı fiil başka bir kanun (TTK) kapsamında değerlendirilmeyi gerektiriyor. Yargıtay, bu dar bakış açısını her iki kararda da açıkça eleştirdi.

Şikâyet Dilekçesi Hazırlarken Yapılması Gereken

Bu içtihat ışığında, tasarım hakkı ihlaline ilişkin bir ceza şikâyeti hazırlarken yalnızca SMK hükümlerine atıf yapmak yeterli değil. Dilekçenin TTK m. 55 ve m. 62‘ye açıkça dayandırılması, savcılığın “SMK’da suç yok” gerekçesiyle dosyayı kapatma ihtimalini önemli ölçüde azaltıyor.

Dosyaya konulacak deliller de sadece tasarımın benzerliğini değil, taklidin müşteri nezdinde karışıklığa yol açtığını ve haksız bir ticari avantaj sağladığını göstermeli. Bu, TTK m. 55/1’in unsurlarını doğrudan karşılıyor.

📄 Noter Tespit Tutanağı

İnternet veya sosyal medya üzerindeki taklit satışların zaman damgalı tespiti.

🔍 Bilirkişi Raporu

Tasarımların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun teknik tespiti.

📦 Ürün Karşılaştırması

Orijinal ve taklit ürünlerin yan yana fiziksel/görsel karşılaştırması.

🛒 E-Ticaret ve Sosyal Medya Kayıtları

Taklidin satışa sunulduğu platform, fiyat ve tanıtım içerikleri.

⚠️ Savcılıktan “SMK’da bu suç düzenlenmemiştir” gerekçesiyle takipsizlik kararı almışsanız, bu karar tek başına dosyanın sonu değildir. İtiraz dilekçesinde Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin yukarıdaki içtihadına dayanarak TTK m. 55 ve m. 62 kapsamında değerlendirme yapılmadığını vurgulamak, itirazın kabul edilme ihtimalini artırır.

Tasarım hakkı ihlaline uğradıysanız veya savcılıktan hatalı bir takipsizlik kararı aldıysanız, Av. Atakan AYLAR’dan destek alın.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Ön Değerlendirme İçin Arayın

Sıkça Sorulan Sorular

Tasarım hakkına tecavüz SMK’da suç olarak düzenlenmiş midir?
Hayır, 6769 sayılı SMK’da tasarım hakkına tecavüze ilişkin müstakil bir ceza hükmü bulunmamaktadır. Ancak bu, ihlalin cezasız kaldığı anlamına gelmez; aynı fiil 6102 sayılı TTK kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturabilir.
Savcılık “SMK’da suç yok” diyerek takipsizlik kararı verirse ne yapılmalı?
Bu karar tek başına dosyanın sonu değildir. İtiraz dilekçesinde Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin içtihadına dayanarak TTK m. 55 ve m. 62 kapsamında değerlendirme yapılmadığı vurgulanmalıdır; bu, itirazın kabul edilme ihtimalini artırır.
Tasarım taklidinde hangi deliller toplanmalıdır?
Noter tespit tutanağı, bilirkişi raporu, ürün karşılaştırması, sosyal medya ve e-ticaret kayıtları toplanmalıdır. Bu deliller sadece tasarımın benzerliğini değil, taklidin müşteri nezdinde karışıklığa yol açtığını ve haksız ticari avantaj sağladığını da göstermelidir.
Tasarım hakkına tecavüzde ceza ne kadardır?
TTK m. 62 uyarınca haksız rekabet fiilini kasten işleyenler, şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilir.

Sonuç

Tasarım hakkına tecavüz suçtur — ama bu suç SMK’da değil, TTK’da düzenlenmiştir. Tescilli bir tasarımın taklit edilerek üretilip satılması, taklit ve karıştırılma unsurları üzerinden TTK m. 55 ve m. 62 kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturur ve hapis veya adli para cezası doğurabilir. Tasarım tescili kopyalama suç mu sorusunun yanıtı bu yüzden net: evet, ama doğru kanun referansıyla ilerlemek gerekiyor. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin güncel kararları, savcılıkların salt SMK’ya bakarak verdiği takipsizlik kararlarının hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Tasarım ihlali davalarının hukuki ve cezai boyutu hakkında daha kapsamlı bilgi için Tasarım Hakkı İhlali: Hukuki Süreç ve Dava Rehberi 2026 yazımızı inceleyebilirsiniz. Şikâyet veya dava sürecinizde destek almak için Aylar Patent ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.

SMK 5/1-ç Maddesi Marka Reddi: Nedenleri, İtiraz Yolları

SMK 5/1-ç Maddesi Marka Reddi — Özet

SMK m. 5/1-ç, başvurusu yapılan markanın önceki bir markayla aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olması halinde uygulanan mutlak ret nedenidir.

6769 Sayılı SMK — Madde 5/1-ç (Tam Metin)

“Marka tescilinde mutlak ret nedenleri
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.”

Marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler, TÜRKPATENT ve Yargıtay tarafından farklı anlaşılmaktadır. Kurum ayırt edilemeyecek kadar benzerlikte çok katı bir tutum sergilerken Yargıtay daha esnek kararlar vermektedir.

Markanın SMK 5/1-ç gerekçesiyle reddi durumunda emsal Yargıtay kararları ile birlikte güçlü bir itiraz dilekçesi hazırlanmalıdır.

📋 İçindekiler

SMK 5/1-ç Maddesi Nedir? Markanız Neden Reddedildi?

SMK m. 5/1-ç, tescil başvurusu yapılan bir markanın, daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olması durumunda mutlak ret nedeni oluşturduğunu düzenler. Bu, marka hukukundaki en sık uygulanan ve en çok itiraza konu olan ret gerekçelerinden biridir.

TÜRKPATENT’ten “markanız 5/1-ç maddesi uyarınca reddedildi” bildirimi alan başvuru sahiplerinin çoğu, kendi markalarının önceki markadan görsel olarak farklı olduğunu düşünür — bir logo eklemiş, bir harf koymuş, farklı bir yazı tipi kullanmıştır. Bu sezgi çoğu zaman doğrudur; ama TÜRKPATENT’in 5/1-ç maddesini uyguladığı pratik, bu sezgiyle her zaman örtüşmez.

Bu rehberde, Kurumun “ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” incelemesinde nasıl bir yorum benimsediğini, Yargıtay’ın bu yorumu nasıl düzelttiğini ve markanız reddedildiğinde itiraz dilekçenizi nasıl güçlendirebileceğinizi gerçek kararlarla göstereceğiz.

Kanunun Aradığı Eşik: “Araştırma Gerektirmeyecek Kadar Açık Ayniyet”

SMK m. 5/1-ç — Uygulama Eşiği

SMK m. 5/1-ç maddesinin uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin, iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir. Bu eşik, kanunun bilinçli bir tercihidir: 5/1-ç maddesi yalnızca başvuru anında, derinlemesine bir karşılaştırma yapılmadan dahi açıkça görülebilen ayniyet durumları için tasarlanmıştır.

Markalar arasında belirli düzeyde bir benzerlik bulunması, hatta tüketicide bir bağlantı kurulma ihtimalinin doğması bile, tek başına 5/1-ç maddesinin uygulanması için yeterli değildir. Bu tür “orta düzey benzerlik” durumları, SMK m. 6/1 kapsamındaki nispi ret sebebi değerlendirmesine girer — ki bu, başvuru aşamasında değil, itiraz üzerine daha kapsamlı bir incelemeyi gerektirir.

💡 Pratik fark şudur: 5/1-ç maddesi “bu markalar tıpatıp aynı mı, yoksa ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzer mi?” sorusuna yanıt arar. Eğer yanıt “hayır, ama yine de benziyorlar” ise, doğru değerlendirme zemini 5/1-ç değil, m. 6/1’dir.

Eleştiri: Kurum’un Uygulaması Neden Çok Katı?

Bir avukat olarak yıllardır bu tür itiraz dosyalarıyla çalışırken gördüğüm örüntü şudur: TÜRKPATENT’in ilk inceleme aşamasındaki 5/1-ç değerlendirmesi, kanunun aradığı yüksek eşiği çoğu zaman karşılamıyor. Kurum, ortak bir kelime unsuru gördüğünde — markaların logosu, renk düzeni, ek harfleri ne kadar farklı olursa olsun — genellikle ayniyet tespiti yapma eğilimindedir.

Bu yaklaşımın sorunu açıktır: 5/1-ç maddesi “derin inceleme gerektirmeyecek kadar açık” bir ayniyeti aramaktadır; oysa Kurum’un pratikte yaptığı şey çoğu zaman tam da bu derin incelemenin kendisidir — sadece sonucu, başvuru sahibinin aleyhine ilk aşamada ve itiraz hakkı sınırlı biçimde veriliyor. Bu, hem başvuru sahipleri için öngörülemezlik yaratıyor hem de itiraz ve dava sürecini gereksiz yere uzatıyor.

⚠️ Bu katı yorumun bedelini ödeyen taraf nihai olarak başvuru sahibidir: aylarca süren itiraz süreci, dava masrafları ve bu süre boyunca markasını tescilsiz kullanmanın getirdiği hukuki risk. Aşağıdaki beş karar, Yargıtay’ın ve istinaf mahkemelerinin bu katı yorumu sistematik biçimde düzelttiğini gösteriyor — bu da Kurum’un ilk aşama değerlendirmesinin sorgulanması gerektiğine işaret ediyor.

Yargıtay’ın Düzeltici İçtihadı: 5 Gerçek Karar

Aşağıdaki beş karar, TÜRKPATENT’in (veya YİDK’in) 5/1-ç maddesi uyarınca verdiği ret kararlarının, Yargıtay ve istinaf mahkemeleri tarafından iptal edildiği gerçek dosyalardır. Her birinde ortak nokta aynıdır: Kurum ayniyet tespit etmiş, yargı ise markalar arasında 5/1-ç eşiğini aşan bir benzerlik bulunmadığına hükmetmiştir.

1. Rota Hidrolik Kararı: Şekil Unsuru Asgari Ayırt Edicilik Katar

Rota Hidrolik marka karşılaştırması - R logolu başvuru ve pusula logolu redde mesnet marka

Başvuru konusu marka (solda, R logolu Rota Hidrolik) ve redde mesnet marka (sağda, pusula logolu Rota Hidrolik)

📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2024/6557 E., 2025/4048 K. (04.06.2025)

TÜRKPATENT YİDK, “Rota Hidrolik” kelime unsurunu ortak içeren iki markanın ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğuna karar vererek yeni başvuruyu reddetmiştir. Yargıtay bu kararı onayan istinaf kararını incelemiş ve markaların kelime unsuru aynı olsa da şekil unsurlarının belirgin şekilde farklılaştığını, bu farkın markalara asgari düzeyde ayırt edicilik kattığını tespit etmiştir. Tüketicide bir bağlantı kurulma ihtimali doğsa dahi bunun SMK m. 6/1 kapsamında nispi ret sebebi olabileceğini, markalar arasındaki benzerlik düzeyinin SMK m. 5/1-ç anlamında mutlak ret gerekçesini karşılamadığını belirterek Kurum kararının iptaline hükmetmiştir.

2. Adamo Kararı: Logo ve Ek Kelime Ayniyeti Kaldırır

Adamo marka karşılaştırması - A logolu Adamo Cafe başvurusu ve yalın ADAMO kelime markası

Başvuru konusu marka (solda, A logolu “Adamo Cafe”) ve redde mesnet marka (sağda, yalın “ADAMO” kelime markası)

📋 Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi — 2023/1298 E., 2025/1539 K. (11.09.2025)

Mahkeme, SMK m. 5/1-ç maddesinin uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiğini vurgulamıştır. “CAFE + şekil” ibareli başvuru ile redde mesnet markanın şekil unsuru ve “cafe” ibaresinden kaynaklanan farkın ilk bakışta göze çarptığını belirterek, başvuru markasının redde mesnet marka ile aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunun söylenemeyeceğine hükmetmiş ve markanın yayımlanmasına karar vermiştir.

3. Genesis Kararı: Özgün Kompozisyon Ayniyeti Önler

Genesis marka karşılaştırması - kanat logolu Genesis başvurusu ve yalın serif GENESİS kelime markası

Başvuru konusu marka (solda, kanat logolu Genesis) ve redde mesnet marka (sağda, yalın serif “GENESİS” kelime markası)

📋 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — 2021/932 E., 2022/1588 K. (24.11.2022)

Özel Daire, redde mesnet markanın asıl unsuru olan ibarenin başvuru markasına birebir aktarıldığını, şekil unsuru belirgin olsa da markaya ayırt edici karakteri kelime unsurunun verdiğini belirterek ayniyet tespiti yapmıştı. Hukuk Genel Kurulu ise başvuru markasında kullanılan ibarelerin özgün bir kompozisyon oluşturacak şekilde bir araya getirildiğini, bu kullanılış biçiminin başvuru markasını redde mesnet markadan ayniyeti ortadan kaldıracak düzeyde farklılaştırdığını, bu farklılığın hedef kullanıcı kitlesi nezdinde fark edilebilir nitelikte olduğunu tespit ederek markalar arasında ayniyet ölçüsünde bir benzerlik bulunmadığına karar vermiştir.

✅ Bu karar özellikle önemlidir, çünkü Hukuk Genel Kurulu kararıdır — Yargıtay’ın en yüksek içtihat birleştirme organının kararı. Ortak kelime unsuru birebir aynı olsa bile, logonun ve kompozisyonun markaya kattığı özgün karakterin ayniyeti ortadan kaldırabileceğini netleştirmektedir.

4. Aura Kararı: Görsel Unsurlardaki Farklılık Belirleyicidir

Aura marka karşılaştırması - Arapça yazılı çember logolu başvuru ve teal renkli AURA markası

Başvuru konusu marka (solda, Arapça yazılı çember + AURA) ve redde mesnet marka (sağda, teal/lacivert renkli AURA)

📋 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — 2024/5703 E., 2025/3613 K. (22.05.2025)

Mahkeme, başvuru kapsamında reddolunan hizmetlerin bir kısmı için taraf markalarının aynı veya aynı tür hizmetleri kapsadığını, ancak markalar arasında bütünsel algılar ve özellikle görsel unsurlar açısından oluşan farklılığın, işaretlerin 5/1-ç maddesi kapsamında aranılan kriterler çerçevesinde değerlendirilmesinin önüne geçtiğini belirtmiştir. İşaretlerin aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduklarından bahsedilemeyeceğine hükmetmiştir.

5. Artı 1 Kararı: Yazım Biçimi ve Logo Farkı Yeterlidir

Artı 1 marka karşılaştırması - alışveriş arabası logolu Artı 1 Süpermarket ve sade yazılı arti1 markası

Başvuru konusu marka (solda, alışveriş arabası logolu “Artı 1 Süpermarket”) ve redde mesnet marka (sağda, sade yazılı “arti1”)

📋 Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi — 2023/1363 E., 2025/1853 K. (10.10.2025)

Mahkeme, marka başvurusunun SMK m. 5/1-ç maddesi uyarınca mutlak sebeple reddi için markalara konu işaretlerin ya tamamen aynı ya da ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde yüksek benzerliğe sahip olması gerektiğini vurgulamıştır. Redde gerekçe markalar ile dava konusu marka arasında görsel ve ek unsurlar açısından mevcut farklılığın, işaretlerin 5/1-ç maddesi kapsamında aranılan kriterler çerçevesinde değerlendirilmesinin önüne geçtiğini belirterek, işaretlerin aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduklarından bahsedilemeyeceğine karar vermiştir.

Bu Beş Karardan Çıkan Ortak İlkeler

Yukarıdaki kararları tek tek incelediğinizde, Yargıtay ve istinaf mahkemelerinin tutarlı biçimde vurguladığı birkaç ilke ortaya çıkıyor:

  • 1
    Şekil/logo unsuru her zaman “göz ardı edilebilir süsleme” değildir — markaya asgari düzeyde de olsa ayırt edicilik katabilir (Rota Hidrolik)
  • 2
    Ek bir kelime veya ibare (örneğin “cafe”, “süpermarket”) ilk bakışta göze çarpan bir fark yaratıyorsa, ayniyet değerlendirmesini değiştirir (Adamo)
  • 3
    Ortak kelime unsuru birebir aynı olsa bile, bu unsurun özgün bir kompozisyon içinde kullanılması ayniyeti ortadan kaldırabilir (Genesis)
  • 4
    Renk, biçim ve genel görsel algıdaki farklılıklar, kelime benzerliğinden bağımsız olarak değerlendirmeyi etkiler (Aura)
  • 5
    Yazım biçimi, büyük/küçük harf kullanımı ve logo varlığı, “ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde yüksek benzerlik” eşiğini düşürebilir (Artı 1)

✅ Tüm kararların ortak vurgusu: 5/1-ç maddesi istisnai ve dar yorumlanması gereken bir hükümdür. Markanız arasında “bir bağlantı kurulma ihtimali” olması, otomatik olarak 5/1-ç kapsamına girdiği anlamına gelmez — bu, daha kapsamlı bir incelemeyi gerektiren m. 6/1 nispi ret sebebi alanına girer.

Markanız Reddedildiğinde: İtiraz Dilekçenizi Nasıl Güçlendirirsiniz?

SMK 5/1-ç maddesi uyarınca ret kararı aldıysanız, itiraz dilekçenizde aşağıdaki unsurları sistemli biçimde ele almanız, itirazın kabul edilme ihtimalini önemli ölçüde artırır.

👁️ 1. Görsel (Vizüel) Karşılaştırma

Markanızdaki ek harf, logo, renk veya kompozisyon unsurlarının redde mesnet markada bulunmadığını somut biçimde gösterin. İki markayı yan yana görsel olarak karşılaştıran bir tablo, kararı veren uzmanın işini kolaylaştırır.

🔊 2. İşitsel (Fonetik) Karşılaştırma

Markanız telaffuz edildiğinde redde mesnet markadan farklı bir ses uyumu, hece sayısı veya vurgu yaratıyorsa, bunu açıkça belirtin. Ek bir ön ses veya harf, kulakta farklı bir tını oluşturabilir.

💭 3. Kavramsal (Anlamsal) Karşılaştırma

Markanızdaki ek unsurun, tüketici nezdinde farklı bir aidiyet, alt marka algısı veya anlamsal çağrışım yarattığını gösterin. Bu, özellikle markanızın bir coğrafi isim veya yaygın kelimeyle ilişkili olduğu durumlarda önemlidir.

⚖️ 4. İçtihat Desteği

Yukarıdaki beş karardan durumunuza en yakın olanı (veya birden fazlasını) itiraz dilekçenize ekleyin. Kurum’un kendi içtihadıyla çelişen bir ret kararı verdiğini somut emsallerle göstermek, itirazın gücünü artırır.

💡 İtiraz dilekçesi hazırlarken kullanılabilecek pratik bir yöntem: markanız ile redde mesnet markayı görsel, işitsel, kavramsal ve içtihat uyumu olmak üzere dört başlıkta karşılaştıran bir tablo hazırlamak. Bu, Kurumun değerlendirmesini yapılandırılmış ve somut bir çerçeveye oturtur.

SMK 5/1-ç maddesi gerekçesiyle ret kararı aldıysanız, itiraz dilekçenizi güçlendirmek için Av. Atakan AYLAR’dan destek alın.

📞 0541 723 85 52 — Ücretsiz Ön Değerlendirme İçin Arayın

Sıkça Sorulan Sorular

Markamda redde mesnet markanın kelimesi birebir geçiyor, kesin reddedilir mi?
Hayır, otomatik olarak değil. Genesis kararı gibi emsaller gösteriyor ki, ortak kelime unsuru birebir aynı olsa bile, bu unsurun özgün bir kompozisyon, logo veya ek unsurla birlikte kullanılması ayniyeti ortadan kaldırabilir. Değerlendirme bütünsel yapılır, sadece kelime unsuruna bakılmaz.
5/1-ç maddesinden ret aldım, itiraz etmeye değer mi?
Bu rehberdeki beş karar, Kurum’un ilk aşama 5/1-ç değerlendirmesinin yargı tarafından sıklıkla düzeltildiğini gösteriyor. Markanızda logo, ek kelime, renk veya kompozisyon farkı varsa itiraz etmeye değer bir zemin olabilir; durumunuzu bu beş emsalle karşılaştırmanız faydalı olur.
5/1-ç ile 6/1 maddesi arasındaki fark nedir?
5/1-ç, markaların aynı veya derin inceleme gerektirmeyecek kadar açık biçimde ayırt edilemez olduğu durumlar için mutlak ret nedenidir ve başvuru aşamasında resen uygulanır. 6/1 ise daha düşük yoğunluktaki benzerlik ve karıştırılma ihtimali durumları için nispi ret nedenidir ve üçüncü kişilerin itirazı üzerine değerlendirilir. Yargıtay kararları, Kurum’un çoğu zaman 6/1 kapsamına giren durumları hatalı biçimde 5/1-ç olarak değerlendirdiğini göstermektedir.
İtiraz reddedilirse hangi yollar kalır?
YİDK’in itirazınızı da reddetmesi halinde, bu karara karşı Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde dava açabilirsiniz. Yukarıdaki kararların büyük kısmı zaten bu dava sürecinin sonunda elde edilmiştir — yani YİDK ret kararının dava yoluyla iptal ettirilmesi sık görülen ve başarı şansı olan bir yoldur.

Sonuç

SMK m. 5/1-ç maddesi, kanunun lafzında dar ve istisnai bir mutlak ret nedeni olarak tasarlanmıştır: yalnızca markaların aynı veya derin inceleme gerektirmeyecek kadar açık biçimde ayırt edilemez olduğu durumlar için. Ancak TÜRKPATENT’in ilk aşama uygulamasında bu eşik sıklıkla daha düşük tutulmakta, ortak bir kelime unsuru görüldüğünde logodaki, renkteki veya kompozisyondaki farklar yeterince ağırlık görmemektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan istinaf mahkemelerine kadar yargı içtihadı, bu katı yorumu sistematik biçimde düzeltmektedir. Markanız 5/1-ç maddesi gerekçesiyle reddedildiyse, bu beş karar size hem hukuki dayanak hem de moral destek sağlayabilir: Kurum’un ilk değerlendirmesi son söz değildir, ve görsel/işitsel/kavramsal farklılıklarınızı doğru biçimde ortaya koyduğunuzda itirazınızın kabul edilme ihtimali güçlüdür.

Marka tescil sürecinin genel işleyişi ve itiraz yolları hakkında daha fazla bilgi almak veya ret kararınıza karşı itiraz dilekçenizi hazırlatmak için Aylar Patent ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

Marka Vekili ve Avukat Atakan AYLAR

✅ Avukat Marka VekiliAv. Atakan AYLAR
Marka Vekilliği Sicil No: 2890
Avukatlık Sicil No: 40239 Ankara Barosu
✅ İletişim0541 723 85 52
✅ Mailbilgi@aylarpatent.com

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Spesifik durumunuz için lütfen uzman görüşü alınız.